28 Şubat 2013 Perşembe

Okudum Bitti #4 Yüzleşme


Kitap Adı : Yüzleşme
Yazar : Juliette Fay
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2011

Arka Kapak Yazısı 
Dana Stellgartenın boşanmasının üzerinden bir yıl geçmiş ve işler gittikçe zorlaşmıştır. Yedi yaşındaki oğlu, babasının yokluğuyla öfkeli ve huysuz bir çocuğa dönüşmüştür. Kızı Morgan'ın daha on iki yaşında olmasına rağmen bulimik olduğunu öğrenmiş ve popüler kızlarla arkadaşlık kurmaya çabalarken çok baskı altına girdiğini fark etmiştir. Yeğeni Alder, on altı yaş sorunlarıyla hayatlarının ortasına tam manasıyla dalmış ve onlarla kalmak istemektedir. Genç kızlığa yeni yeni adım atan Alder, eskiden olduğu gibi mutlu ve neşeli değildir.
Diş doktorunun ofisinde beklenmedik arkadaşlıklar kuran Dana, kadim dostunu kaybeder; hatta ilginç ve farklı olduğunu düşündüğü bir adamla çıkmaya başlar.
Bütün bu inişli çıkışlı sürecin yanı sıra, eski kocası iş yerinde yaşadığı sıkıntılar yüzünden, ödediği çocuk nafakasını azaltmak durumunda kalır.

Yaşamının büyük bir kısmında çoğu kabahati hoşgörüyle görmezden gelen Dana, bekâr bir annenin anlayışla birlikte keskin bir sorumluluk duygusuna sahip olması gerektiğini de öğrenmiştir artık.
Ailenin anlamına, büyüyüp olgunlaşmada çocuk, genç ya da orta yaşlı bir anne olmanın ne kadar önemsiz olduğuna dair enfes ve düşündürücü bir hikâye...


Bu kitabın arka kapak yazısı bence yeterli açıklayıcılığa sahip. Benim izlenimlerime gelirsek okunabilir ama fazla bir beklenti içine girmemek gerekir. Sıradan olarak tanımlayabileceğim bir kitap. Daha heyecanlı ve sürükleyici kitapları sevenler için biraz durağan gelebilir. Ama duygular olarak bakılınca sevenleri de olabilir. 

27 Şubat 2013 Çarşamba

Okudum Bitti #3 Kız Kardeşin Hediyesi


Kitap Adı : Kız Kardeşin Hediyesi
Yazar : Giselle Green
Yayınevi : Optimum Kitap
Baskı : 2012

Ana karakterlerimizden ilki Scarlet. Kendisi özgür ruhlu, eğlenmeyi seven, idealist bir botanikçi. Amazon ormanlarında tohum toplamakla meşgul. Noelde eve gelmeye karar veriyor. Başına gelecekleri bilse Amazonlarda kalmayı tercih ederdi bence.

Diğer ana karakterimiz ise Holie. Sessiz, sakin, iş kadını ve bebeği olmayan bir eş. Çocuk sahibi olmayı takıntı haline getirmiş ve bu uğurda her şeyi yapmayı kafasına koymuş. Kardeşi ise tek umududur. Ama umudu kabusu olabilir her an. İnsanlardan bir şey isterken, hele bu denli önemliyse, tekrar düşünün derim.

Scarlet'in ablası için yaptıklarının çok önemli bir sebebi vardır. Bu sebep ikisinin geçmişine dayanmakta ve geleceğini şekillendirmektedir aslında.

Bu kitap için çok fazla yorum yapmak istemiyorum çünkü olaylar bana çok ters geldi okurken. Bu kadarı da fazla artık dediğim yerler oldu. Sonunu ise tatmin edici bulmadım. Seveni olabilir ama bana göre değildi bu kitap. Merak edenler için diyeceğim en önemli şey gerçekten de ahlaki açıdan çok karmaşık bir konu. İnsanları, okurken bir ikilem içinde bırakıyor. Son sözüm ise Allah düşmanımın başına vermesin böyle bir ikilemi.

Maybelline The Colossal Volum Express maskara

Maybelline maskaralarından ilk denediğim The Colossal Volum Express maskara. 
Satışını yapan görevli bayana dolgun gösteren ve uzatan bir maskara istiyorum deyince ilk önerdiği bu maskara oldu.
Bu maskaranın dış görünüşü hoşuma gitmişti alırken.
Fırçasının kıl yapıda olması önemli bir artı oldu benim için.



1. Kat uygulaması aşağıdaki gibi.


Benim ufacık, kısacık olan kirpiklerimi uzatmasına uzattı. 
Ama benim istediğim uzunluk bu değil orası ayrı.
Verdiği dolgunluk da kısmen tatmin edici oldu.
İlk katta topaklanma yapmayan bir maskara.

2.Kat uygulaması da görüldüğü gibi.


2.Kat ile birlikte kirpiklerimi yapıştırmaya başladı ne yazık ki.
Ve topaklanmalar baş gösterdi.
Yine de ben 2 katlı haliyle kullanıyorum.
Ya da başka maskara ile 2. katını uyguluyorum.
Kalıcılığını sevdim. Akşama kadar gayet güzel dayanıyor.
En sevmediğim yanı ise kum gibi siyah taneciklerin dökülmesi maskaradan. Gözümün içine içine giriyorlar. Yüzüme dökülüyorlar. Sonra uğraş Allah dur.

Fiyatına gelirsek indirimden 10 tl ye aldım.
Son olarak tekrar alır mıyım diye sorarsak, başka maskarayı denemeyi tercih ederim öncelikle.

Oriflame Giordani Gold Jewel Ruj - Pink Secret

Giordani Gold Jewel serisinin bu ruju bana Oriflame satış temsilcisi olduğumda hediye olarak gelmişti.
Daha pembe bir ruj bekliyordum ama gelen ruj daha çok pembe-nude tonları arasında bir renkte çıktı.
Kabı biraz ağır normal rujlara göre. Bunun sebebi ise kabının yapıldığı metalik malzeme. 
Altın ışıltısı ile çekici hale getirilmiş bu seri.


Bu rujun en sevdiğim yanı dokusu oldu.
İçinde nemlendirici varmış gibi ve biraz da parlak bir ruj.
Yumuşak, ipeksi bir yapısı var ve dudaklara bakım yapıyor.
Benim beklentilerimi karşılıyor bu bakımdan.


 Kalıcılık olarak çok da başarılı değil ama. 
Bir de dikkatli sürülmediğinde ruj kabına temas ederek sıyrılabiliyor.
Fiyatı 23 tl. Dönem dönem ise indirime girmekte bu rujlar.


26 Şubat 2013 Salı

Okudum Bitti #2 Müjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmet Han



Kitap Adı: Müjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmet Han
Yazar: Mustafa Şahin
Yayınevi: Çınaraltı
Baskı: 2012

Fatih Sultan Mehmet’in hayatını her yönü ile anlatan tarihi bir kitaptı. Doğumundan ölümüne kadar yaşadıkları, karşılaştıkları, özellikleri gerekli olabilecek her şey vardı bu kitapta. Yazarın anlatış biçimi beni tarihin o dönemlerine taşımak için yeterli oldu.

Özellikle İstanbul’un Fethi tek kelimeyle muhteşemdi. İstanbul ile ilgili ne kadar az bilgim olduğunu bir kez daha fark etmiş oldum. Ben tarihi konuları seven bir insan olduğumdan benim için biçilmiş kaftandı. Bir de Fatih’in 21 yaşında bu kadar şeyi yapmış olması, benim kendimi sorgulamama neden oldu. Çünkü ben de 21 yaşındayım. Farkındalık yaratan bir kitap oldu benim için anlayacağınız.

Kitaptaki bir olay ise özellikle dikkatimi çekti.
Fatih, perişan halde huzuruna çıkarılan keşişe sorar:
“Orada ne arıyorsun, seni oraya kim hapsetti?” Keşiş:
“Kuşatma hazırlığınız esnasında imparator, beni çağırtıp İstanbul’u Türklerin alıp alamayacağını bildirmem için remil atmamı söyledi. Remilde İstanbul’un elinize geçeceğini söylemem üzerine, imparator kızarak beni buraya hapsetti.” Bunun üzerine Fatih:
“İstanbul’un bizim elimizden çıkıp çıkmayacağına dair de remil atabilir misiniz?” deyince keşiş remil atar ve şöyle söyler:
“İstanbul, sizin elinizden harp ve darp ile çıkmayacak. Ancak öyle bir zaman gelecek ki elinizdeki emlak ve arazi azalacak, bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak. “
Fatih ellerini semaya kaldırır:
“Fethettiğim yerleri ecnebilere satanlar, Allah’ın gazabına uğrasınlar.” Diye beddua eder.

Bu kitap için de sözüm bu kadar. Tavsiye eder miyim evet. Bir de bu kitabı okuduktan sonra Fetih 1453 filmini izlerseniz değmeyin keyfinize :)

Roaccutane Tedavisi


Roaccutane tedavisi çoğu insanın kulağına korkutucu gelir. Bunun doğruluğu kişiye göre değişmektedir. Bu tedaviye üniversite 1.sınıfta başlamıştım. Benim için öyle ahım şahım zor değildi ama cefasını çektim. Ama gülü seven dikenine de katlanacak ne yapalım.

Şimdi kısaca tedaviyi ve yaşadığım olumsuzlukları anlatayım ondan sonra cefanın sonundaki sefayı söyleyeyim.

Öncelikle bu tedaviyi alabilmeniz için kan testleri yapılıyor. Kan değerlerinizde var olabilecek olumsuzluklar bu tedaviyi almanıza engel teşkil edebiliyor. Kan değerleriniz normal ise tedaviye başlanırken imza alınıyor sizden(18 yaşından küçükseniz ailenizden). Genellikle her ay olmak suretiyle bu kan testi ve imza işlemi tekrarlanıyor. İlacın bazı kan değerlerine yan etkisi olabiliyor bu da aylık kontrolü zorunlu kılıyor.

İlaç kilo ile orantılı dozajda veriliyor. Benim o dönem kilom 45’ti(hala öyle aslında) ve bana aylık 20mg başlandı. Bazı dönemler 30mg’a çıkarıldı. Toplam dozu tamamlayana dek bu böyle sürüyor. Benimki bu yüzden 10 ay civarı sürmüştü.



Tedavi bitene dek bazı besinlerden uzak kalabiliyorsunuz ama benim buna uyduğum pek de söylenemez J Günlük temizlik rutininizi doktorun verdiği ürünlere göre yapıyorsunuz. Bu cildinizin tahriş olmaması için özellikle önemli.

Bu tedavi sürecinde hastalar ikiye ayrılıyor. Benim gibi hafif sivilceler ile atlatanlar ya da yaraya dönen ağır sivilcelerle atlatanlar. Ağır sivilceden kastım yüzünüzde büyük sivilceler, yaralar oluşabiliyor ama bu doğal bir şeymiş tedavide. Bunların yanında cildinizde aşırı bir kuruma oluyor ki dudaklar ve burun içleri bundan nasibini fazlasıyla alıyor. Benimkiler kanıyordu mesela. Bu hassasiyeti azaltmak için de önerilen krem, lip balmları kullanabilirsiniz.

Sırt, bel ağrıları gibi etkileri var. Evet ben de yaşadım ama dayanılmayacak kadar kötü değildi benimkiler.

Bir de hamilelik olayı var. Bu tedaviyi alıyorsanız kesinlikle hamile kalmamanız gerekiyor tedavi süresince. Yoksa bebekte deformasyonlar meydana geliyor.

Ve gelelim en önemli iki şeye. Başladıktan sonra tedaviyi doktor aksini demediği sürece kesinlikle bırakmayın emeklerinize yazık olur. Mutlaka dozu tamamlamaya çalışın. Bir de sivilce, akne ya da neyden müzdaripseniz ellerinizle sıkmayın, kaşımayın, yolmayın. İzi kalıyor. Bir de bu izlerle uğraşmak zorunda kalırsınız.

Ayrıca bu tedavi garantili değil. Benim sivilcem çok nadir çıkıyor önceden bahsettiğim gibi ama bazı arkadaşlarda sivilceler tekrar eski haliyle geri gelmiş.
Demek ki bünyeden bünyeye değişiyor. O yüzden tedaviye karar verirken iyi düşünün. Ve gerçekten buna ihtiyacınız yoksa bu yola girmeyin.

Aklıma gelenler şimdilik bu kadar. Konu ile ilgili sorularınız olursa elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.


Dikkat : Resim internetten alıntıdır.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Okudum Bitti #1



Kitap Adı : Evrenin Ötesi
Yazar : Beth Revis
Basım : 2011
Yayınevi : Olimpos


Evrenin Ötesi bu sene okuduğum ilk kitap oldu. Carrefour’dan ikinci kitabı ile birlikte tanesi 6.90 TL’ye aldığım bir kitap. Çıkalı uzun süre oldu ama kısmet işte. Aslında merak ettiğim bir kitaptı. Yazarın olayları kurguladığı ortam benim hem hoşuma gitti hem de biraz klostrofobik bir hisse neden oldu.

Ana karakterlerimizden biri olan Amy, ailesinin uzay projesinde görevli olarak 300 sene dondurulup, bir uzay gemisine koyulup, fırlatılması karşısında onlarla gitmeyi kabul ediyor. Donduruluyor dondurulmasına ama 50 sene erken uyanıyor. Olaylarda burada başlıyor işte.

Diğer ana karakterimiz Çırak (ismi bana Tess’imi hatırlatıyor) ise bu uzay gemisinde Amy’nin uyandığı dönemde yaşayan ve geleceğin Godspeed uzay gemisi yöneticisi Bilge olacak olan arkadaşımız. Onun dönüm noktası ise Amy ve diğer dondurulmuşların bulunduğu odayı öğrenmesi oluyor.

Amy, uyandı ama Godspeed hiç ona göre bir yer değil. Herkes birbirine benziyor. Halk kuzu gibi sessiz, sakin ve farklılıkları tehlikeli gören insanlar. Dünya yaşamına dair bilgileri yok. Bizim normal hatta yetenekli tabir ettiğimiz insanlar ise akıl hastası gibi görülüyor. Üstüne üstük demir yığını bir gemiden başka gidilebilecek hiçbir yer yok. Ve asıl tehlike diğer donmuş insanları öldürmeye çalışan bir katil var.

Bilge Godspeed’ de düzen isteyen, neredeyse diktatör bir yönetici. Farklılıklardan hiç hoşlanmıyor. Tabi Amy zavallım, onun gözünde tehlikeli bir hal alıyor yaptıkları ile.

Çırak Amy’ye ailesi konusunda yardım etmeye çalışırken Bilge ile ilgili bazı gerçekleri keşfetmeye başlıyor. Cinayetleri çözme işi hiç ummadıkları gerçekleri ortaya çıkarıyor.
Doğru ve gerçek olan şeyler aslında ne kadar doğru ne kadar gerçek? Bu kitabı okurken çok farklı olaylar sizi bekliyor.

“ Gökyüzünün ne kadar önemli olduğunu onu kaybedene dek hiç düşünmemiştim.”
“ Tam o anda, bu gemideki en önemli gerçeği fark ettim.
   Burada kaçacak hiçbir yer yok."


Kitap Adı : Bir Milyon Güneş
Yazar : Beth Revis
Basım : 2012
Yayınevi : Olimpos

(Dikkat spoiller içerir.)

İlk kitapta Amy ve Çırak  Bilge’nin sırrını öğrenmiş, katili yakalamış, Phydus’u keşfetmişlerdi. Godspeed artık Phydus ile yönetilmiyordur. İnsanlar kendileri olma imkanını kazanmışlardır. Ama farklılığın olduğu yerde anlaşmazlıklar ve kargaşa da vardır. Ve bunlar Godspeed’i kaosa sürüklemektedir.

İsyanlar, grevler başlamıştır. Çırak yönetimde boşlukları değerlendiren isyancılara karşı çalışırken gemi ile ilgili çok önemli bir sırrı daha öğrenir. Bu sır Salgın’a kadar uzanmaktadır.
Amy ise Orion’dan kendisine kalan ipuçlarını takip ederek bu sırra neden olan gerçekleri adım adım takip etmeye başlar. Bu sırada başına gelecek korkunç olaylar ile de baş etmelidir. Ölümler ise devam etmektedir. Bu sefer nedenleri de suçluları da farklıdır.

Çırak’ın gemiyi kontrol altına almaya çalışırken yaşadıkları, onu yönetici olma konusunda yeterli olup olmadığını düşünmeye iter.

Artık kimse güvende değildir. Hiç kimse, güvenilecek insan değildir. Alışkanlıklar insanlara çok farklı şeyler yaptırabilir. Gerçekleri ise herkesin kaldırması mümkün değildir. Seçim vakti yaklaşmaktadır.

" Çırak gözlerime bakarak, 'Neden?' diye sordu."


Bence kitapların ikisi de gayet güzeldi. Serinin son kitabını büyük bir merakla bekliyorum ki ikinci kitap tam yerinde bitti. Okunmalarını ısrarla tavsiye etmekteyim.
*Görüntü kalitesi için kusura bakmayın. Telefon ile çekmek zorunda kaldım.








Cilt Bakımı


Bayanlar için en önemli mevzulardan biri cilt bakımıdır. Ufak bir sivilce günümüzü felakete çevirmek için yeterli olabilir. Siyah noktalar ve çiller ise kimisine göre göz zevkini bozan sorunlardır. Öncelikle cilt bakımı ile ilgili kullandığım, aldığı ürünleri tanıtmadan önce bahsetmek istediğim bence önemli olan bir konu mevcut.

2 yıl öncesine kadar sivilce, akne, yağ bezeleri derdinden müzdarip biri olarak kullanmadığım krem, yöntem kalmamıştı neredeyse. Doktorların uyguladığı tedaviler ya yetmiyordu ya da benim sabrım eksik kalıyordu. En uzun süreli krem tedavime yaklaşık 3 ay katlanabilmiştim. Tabi ben bırakınca tüm dertler de geri gelmişti. Üstelik benim sivilcelerim sadece yüzüm ile sınırlı değildi. Sırt, kol, saç, bacak gibi bölgelerimde bile sivilce çıkıyor ve canımı yakıyorlardı. Sivilce olmasa kırmızı kabarıklıklar oluyordu. Artık derdimi siz düşünün. Üniversiteye başladım, baktım olmuyor. En yakın arkadaşımın daha önce gördüğü tedaviyi denemeye karar verdim.

Roaccutane tedavisi. Bu tedavi ile ilgili ayrıntılı bilgiyi de vereceğim. Ama sonucuna gelirsek bendeki tüm dertler, sorunlar tarihin tozlu sayfaları arasında yerini almış bulunuyor. Aşırı yağlı cildim şimdi karmaya hatta biraz da kuruya döndü. Biraz da hassaslaştı. Şimdilik arada(ardı ardına birkaç gün cips yemediğim sürece) tek tük çıkanlar dışında sivilcem çıkmıyor. Aylarca sivilcesiz gezmenin rahatlığını siz düşünün. 

Benim fikrimce kullandığım ürünleri ve bendeki etkilerini buna göre yorumlamak daha doğru olacaktır. O yüzden bu yazıyı yazma gereği duydum.  

24 Şubat 2013 Pazar

Okuduklarım

Okuduklarım diye bir yazı yazmamım nedeni, bloğumu açmadan önce 2013’ün başından beri okuduğum kitapların bir listesini yayınlamak istemem.  Önce bu kitapların yorumlarını yapacağım. Ardından diğer kitapların yorumlarına geçeceğim.

Listemize gelirsek;
  1. Evrenin Ötesi - Beth Revis
  2. Bir Milyon Güneş - Beth Revis
  3. Müjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmet Han – Mustafa Şahin
  4. Kız Kardeşimin Hediyesi - Giselle Green
  5. Yüzleşme - Juliette Fay
  6. Ruhundaki Zehirle Yüzleş - Tess Gerritsen
  7. Tehlikeli - Sara Shepard
  8. Ölüm Adası - Engin Eryıldız
  9. Kutsal Resim - Osman Aysu
  10. Bahçemde Yeşeren Umutlar - Debbie Macomber
  11. Gölge ve Kemik - Leigh Bardugo




Kitap Tutkum



Kendimi tanımlarken kullanmaktan tereddüt duymayacağım en önemli özelliklerimden biri kitap kurdu/tutkunu olmamdır. Farklı türlerde kitapları okumayı seviyorum ama tabi ki benimde en sevdiklerim var. Polisiye, bilim-kurgu ve fantastik kitaplarım bendeki yeri her zaman başkadır.

Fantastik ile ciddi anlamda Harry Potter serisi ile tanışmıştım. İlk okuduğum kitabının Ateş Kadehi olması ise benim için bir tabuyu yıkmamı sağlamıştı. Kalın kitap da biter. Bu seriye ilkokul 4’te başladığımı düşünürsek o zamanlar o kalınlık benim için muazzamdı. Ne kadar sürede bittiğini ise hatırlamıyorum çünkü kitabın yarısında taşınarak yaşadığımız şehri değiştirmiştik. Ama kitap kesinlikle bende izler bırakarak okunmuştu. Seriyi büyük bir hevesle en baştan tekrar okudum tabi.


Polisiyeye Maxime Chattam Kara Büyü ve Tess Gerritsen Cerrah kitapları ile merak saldım. Şimdi sıkı bir Tess Gerritsen hayranıyım. İstanbul Kitap Fuarı’nda söyleşisine gittim, yaklaşık iki buçuk saat bekleyerek kitap imzalattım ve kendisiyle tanışma imkanını yakaladım. Rizzoli & Isles serisi olsun, bağımsız kitapları olsun bayılıyorum Tess’in kitaplarına.



Bilim-kurguya nasıl bulaştım bende hatırlamıyorum. Fakat sevdiğim kesin. Bunların dışında tarih kitaplarını da okuyorum, bilimsel araştırmaları da okuyorum, kişisel gelişimleri de okuyorum. Bundan sonra okuduğum kitapları ve yorumlarını da mümkün mertebe bloğumda paylaşacağım. Umarım yorumlarım faydalı olur. 

Hoşgeldik

Hoşgeldik çünkü ben bloggerların arasına katılıyorum siz de benim dünyama.
Sonunda blogumu açıp dünyaya, gücümün yettiğince düşüncelerimi duyuracağım.
Bundan sonrası ise Cem Karaca'nın dediği gibi "Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete. " Hadi hayırlısı :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...