31 Mart 2013 Pazar

Okudum Bitti #9 Gölge ve Kemik


Bu kitabın yazısı nedense bir türlü yazılamadı tarafımdan.
Oysaki çok severek okumuştum.


Kitap Adı : Gölge ve Kemik
Yazar : Leigh Bardıgo
Yayınevi : Martı
Baskı : 2013

Hikayemiz aşağıda haritası görülen bir coğrafyada geçiyor. 
Ana karakterimiz ve aslında tüm olayların etrafında döndüğü kişi Alina adında bir kızımız.
Alina savaş zamanı yetim kalmış ve arkadaşı Malyen ile büyümüştür.

İnsanların kast sistemi gibi sınıflara ayrıldığı bir yerde Grisha adı verilen ve özel güçlere sahip kişiler küçük çocukları bazı sınavlardan geçirerek onların özel güçlerinin olup olmadığını öğrenmeye çalışmaktadır.
Alina ve Malyen bu sınavlarda özel bir güç sergileyememişlerdir ama gerçek aslında hiç öyle değildir.
Alina güçleriniz bastırmayı tercih etmiştir ta ki güçleri kendiliğinden ortaya çıkana dek.

Bu özel güçler Alina'yı bambaşka bir hayata sürükler.
Kral ve Karanlıklar Efendisi Alina'yı yanlarına alır ve özel eğitimlerden geçmesini sağlarlar.
Bu Alina için hiç kolay olmayacaktır, ayrıca Malyen'den de uzak kalacaktır.
Malyen'e yazdığı mektuplarına karşılık alamaz ve ümidini keser.

Bu sırada Karanlıklar Efendisi Alina'nın aklını başından almaya çalışır.
Karanlıklar Efendisi'ne göre Alina topraklarındaki kötü ve karanlık güçten kurtulmanın tek yoludur.
Alina'nın güçlerini en iyi duruma getirmek için aranan özel bir canlı ve onu arayan ekipte bulunan Malyen ile tekrar karşılaşan Alina kendine söz geçirmekte zorlanacaktır.

Yeni hayatının yalanlar üzerine kurulu olduğunu öğrendiğinde ise her şey daha tehlikeli bir hal alacaktır.


Bu kitapla ilgili daha ne anlatabilirim bilmiyorum.
Anlatacak şey çok ama spoil olmasından korkuyorum.
O yüzden mümkün olan en kısa sürede alın okuyun derim.

Yeni bir fantastik dünya olan bu kitabın tadı damağımda kaldı.
Serinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

"Karanlıklar Efendisi biraz daha yakınıma geldi, sadece benim anlayabileceğim bir sesle, 'Kim olduğunu bildiğini hiç sanmıyorum,' dedi.


Bitirdiklerim #1


Mart ayının son gününde herkese kocaman bir merhaba :)
Bir aydır bitirmek için kendimce uğraştığım ve sonunda yazısını yazabildiğim Bitirdiklerim'e hoşgeldiniz.
Bloglarda en sevdiğim yazılardan biridir biten ürünlerin yazıları.
Sonunda bana da nasip oldu.


Evet eskiden bitip atmadığım yeni bitmiş tüm ürünlerimi koydum fotoğrafa.
Başlayalım.

Farmasi Islak Havlu : Yurtta herhangi bir şeyi silmek için kullandığım klasik ıslak havlulardan. Kokusunu ilk başta seviyordum ama sonradan bir tuhaf oldu. Bittiğine sevindim. Almam tekrar.

Deep Fresh Makyaj Temizleme Mendili : Uzun süredir kullandığım bir markaydı. İyi temizliyor ama maskarayı temizlerken kirpiklerimi döküyordu. Göz makyajı temizleyicisine geçtim bu yüzden. Tekrar almam artık.

Oriflame Feed Up Aromatic Summer Ayak Arındırıcısı : Severek kullandım.Yazısı burada. Yerine yine Oriflame'den başka bir arındırıcı aldım.

Sensodyne Tam Koruma + Beyazlatıcı : Sensodyne'i seviyorum. Tadı, etkisi, ferahlığı tam bana göre. Elimde başka bir diş macununa başladım onlardan sonra tekrar alacağım kesinlikle.

Oriflame Üzümlü Soyulabilen Yüz Maskesi : Bu maskeyi bitireli uzun süre oldu. Üzümlü, antioksidan etkili, soyulabilen bir maskeydi. Soyma işlemi özellikle zevkliydi. Sonrasında da yüzüm yumuşacık oluyordu. Satıştan kalktı ne yazık ki.

Oriflame Optimals Köpüren Yüz Temizle Jeli : İlk şişesini severek bitirdim. Ayrıntılı yazısı burada. Araya başka temizleyiciler koyacağım. Sonra tekrar buna dönerim ama.

Avon Slip Into : Kalem parfüm şeklinde almıştım. İyi ki öyle yapmışım. Açıkçası pek bana göre bir koku değildi. Tekrar kullanmam.

Persmant : Koltukaltı terlemesi ve kokuya karşı cildiye doktorundan aldığım bir jel bu. Terlemeye pek etkisi olmasa da koku konusunda epey yardımcı oluyor bana. Bittikçe yenisine geçiyorum.

Palmolive Sıvı Sabun : Aslında bu şişe de hem Palmolive'in hem de Selen'in sıvı sabunlarını kullandım. İkisi de güzeldi. Şimdi Katı sabuna geçtim. Daha sonra tekrar alabilirim.

Bioblas Saç Kremi : En sevdiklerimden bu saç kremi. Ayrıntılı yazısı burada. Elimdeki diğer kremler bittikten sonra tekrar alabilirim.

Nascita Disk Pamuk Ped : Sıradan ve ilk denediğim marka pamuk ped kendisi. Daha iyisini buldum tekrar almam.

Epey ürün bitirmişim darısı diğer ürünlere.

29 Mart 2013 Cuma

Optimals Netleştirici Arındırıcı

Merhabalar,
Başlığın tuhaf durduğuna eminim ama Türkçesi bu şekilde ürünümüzün.
Oriflame'in Optimals serisinden olan bu arındırıcı bana cilt bakım setimde gelmişti yine.

75 ml lik bir tüpte gelen bu arındırıcının en belirgin özelliği çok minik partiküllere sahip olması sanırım.
Yüzünüze uygularken her ne kadar minik olsa da kesinlikle partikülleri hissediyorsunuz.
Fazla bastırmadan nazikçe uygulamak en iyisi bu bakımdan.

Yukarıda arka kısım yazısı ve içindekiler bulunmaktadır.
Bu arındırıcıyı uyguladığımda yüzümün gerçekten iyice arındığını hissediyorum.
Çünkü sonrasında yüzümde ekstradan bir nefes alma, rahatlama gözlüyorum.
Bunun yanında cildimi biraz kurutuyor ama toniği sürdüğümde yanma olmaksızın nemleniyor cildim tekrar.
Netleştirme konusunda ne diyeceğimi bilmiyorum yalnız.
Netleştirmeden kastını çözemedim de.

Ben haftada iki kez uyguluyorum ve bana yetiyor.
Bendekinin tüm cilt tipleri için uygun olduğunu göz önüne alırsak başka cilt tipine sahip biri de memnun kalabilir.
Ben tavsiye ederim.


28 Mart 2013 Perşembe

Optimals Ferahlatıcı Tonik

Cilt bakımı için kullandığım ve çok sevdiğim toniğime merhaba deyin.
Oriflame'in Optimals serisinden olan Ferahlatıcı Tonik bana yine kayıt kampanyamdan gelmişti.
Normalde tonik kullanan bir insan değildim ama bu tonik ile düzenli kullanmaya başladım.

Toniğimiz 200 ml lik bir şişede geliyor.
Şeffaf ve akışkan bir yapıda.
Optimals serisinin en sevdiğim özelliklerinden biri olan harika kokusu benim en sevdiğim özelliklerinden.
Kullandığınızda cilde iyi geliyor ve rahatlatıyor.
Benim kullandığım kuru / hassas ciltler için olan bu ürün herhangi bir tahrişe neden olmuyor.


Arka kısım yazısı ve içindekiler yukarıda görüldüğü gibi.
Bu tonikten de ikinciyi almıştım.
Benim çok sevdiğim ve tavsiye edeceğim bir tonik kendisi.
Sanırım söyleyebileceklerim bu kadar.
Hoşçakalın :)

27 Mart 2013 Çarşamba

Optimals Köpüren Yüz Temizleme Jeli

Bugün size bir kaç aydır kullandığım yüz temizleme jelimi anlatacağım.
Oriflame'in Köpüren Yüz Temizleme Jeli bana yeni kayıt olduğumda kampanyadan gelmişti.
Ben de denemenin bir zararı olmaz dedim ve kullanmaya başladım.
Bana gelen tüm cilt tiplerine uygun olanı.

Görüldüğü gibi 200 ml lik bir şişede gelen bu ürünün en sevdiğim yanı kokusu oldu.
Ağır olmayan çok hoş bir kokuya sahip.
Süt gibi beyaz ama kıvamlı bir jel.
Elime bir miktar alıp köpürtüyorum ve yüzüme uyguluyorum.
Durularken yüzü iyice yıkamak gerekiyor.
Temizleme işlemini bence gayet iyi yapıyor.


Ürünün arkasındaki yazısı ve içindekiler yukarıda görüldüğü gibi.
Ben beğendiğim için ikinci bir şişe daha almıştım.
Ayrıca Optimals serisinin diğer ürünleri de olduğu için daha etkili olduğunu düşünüyorum.
Tavsiye edebileceğim bir ürün bu bakımdan.
Fiyatı değişmekle birlikte belli dönemlerde katalogda indirime giriyor.

21 Mart 2013 Perşembe

Kajal Eye Liner

Merhaba, bugün bildiğimiz siyah kajaldan farklı olan gümüş renkli bir kajalı anlatacağım.
Oriflame 17082 Silver River kodlu kajal eyeliner.
Ben bu kajal eyelinerı göz içine beyaz göz kalemi niyetine almıştım.

Ürün yeşil tonlu bir kapta geliyor ve ağırlık bakımından hafif bir ürün.
Kabın alt kısmında leopar deseni mevcut.

 Açtığımızda görüldüğü gibi alta doğru kalınlaşan bir tasarımı var.

 Kajalların en büyük özelliği sürülürken 90 dereceye yakın bir açıyla değil de mümkün olduğunca yatay bir şekilde sürülüyor olması.
Sürdüğünüzde gümüş renkli, parıltılı bir renk elde ediyorsunuz.
Aydınlık göstermek için bence birebir.

Kalıcılık bakımından orta karar bir eyeliner.
Sürümü kolay ve rengini şeffaf bir şekilde veriyor.
Yumuşak bir dokusu var.
Benim kullanım amacıma uygun bir ürün kendisi.

2,5 grlık bu kajalı ben 3,90 tl lik bir fiyata almıştım.
Ürün ile kıyaslayınca epey uygundu alış fiyatım.

Bence alınıp kullanılabilir bir ürün.
Ben tavsiye ederim.


18 Mart 2013 Pazartesi

Pamuk Gibi Bir Ten - Excipial Hidro


Bu yazımda size banyodan sonra kullandığım ve tenimi yumuşacık yapan bir üründen bahsedeceğim.

Excipial Hidro.

Bu ürün ile Roaccutane tedavim sırasında tanışmıştım.
Ama o sıralar pek de önemsememiştim.
Bu sene itibariyle ise kendisi en sevdiğim kremlerden biri haline geldi.

Daha çok yağlı ciltler için olan bu krem, su içinde yağ emülsiyonundan oluşuyor.
Yapısı akışkan kıvamda.
Cildinize sürdüğünüzde hemen emiliyor ve pamuk gibi yumuşacık yapıyor.
Yağ oranı az olduğu için vıcık vıcık bir his bırakmıyor ayrıca.
Her banyodan sonra kullanıyorum ve cildimin ihtiyacı olan nemi karşıladığını düşünüyorum.
Hafif bir kokusu var. Parfümlü değil ama bu koku.

Denemek isterseniz alıp kullanabilirsiniz.

Eczanelerden temin edebiliyorsunuz.
200 ml lik bir ürün ve uzun süre gidiyor.
Fiyatını ise ne yazık ki hatırlamıyorum.

16 Mart 2013 Cumartesi

Sinema Zamanı #1 - Muhteşem Yaratıklar

Merhabalar, hafta sonunuz nasıl geçiyor?
Bugün size bir kaç gün önce izlediğim bir sinema filmini anlatacağım.

Muhteşem Yaratıklar

Aslında tam bir sinema sevdalısıyım sadece bu sene pek müsait olamıyorum gitmek için.
Bu filme gitmeyi istiyordum zaten, fırsatını bulunca da kaçırmadım
Daha önce fragmanını izlemiştim hoşuma gitmişti.
Kitabı var aynı isimli ama ben okumadım.
Genellikle kitabını okuyup sonra filme giderim bu kez bir istisna oldu.

Konusuna gelecek olursak;
Ethan Wate yaşadığın kasabadan kurtulmak isteyen bir lise öğrencisidir. Aylardır rüyalarında yüzünü tam göremediği bir genç kıza ulaşmaya çalışırken yıldırım çarpmaları ile ölmektedir. Tabi uykusuzluk da cabası.
Okulun ilk günü okula yeni gelen ve Lena Duchannes isimli gizemli kıza aşık olur.
Lena, Ethan'ı kendinden uzak tutmaya çalışır ama o da aşka karşı koyamaz.
Fakat Lena'nın özel güçleri vardır ve bu ikisini de tehlikeye sokar.
Aydınlık taraf ile Karanlık taraf.
Lena ikisinden birini seçecektir.
Çünkü lanet işlemektedir.
Bu sırada ortaya çıkan kuzeni, annesi ve onu korumaya çalışan dayısı ile her şey iyice karışır.
Lena ve Ethan arasındaki aşk her fedakarlığa göğüs gerebilecek midir?

Bazı yerlerde duygulandım ama çoğunlukla acaba ne olacak diyerek izledim.
Film genel olarak fantastik anlamda beni tatmin etti.
İşin içinde Jeremy Irons  olunca daha çok hoşuma gitti.

15 Mart 2013 Cuma

Okudum Bitti #8 Bahçemde Yeşeren Umutlar


Kitap Adı : Bahçemde Yeşeren Umutlar
Yazar : Debbie Macomber
Yayınevi: Martı
Baskı : 2012

Bahçemde Yeşeren Umutlar yazarın ilk iki kitabından farklı olduğu için bağımsız olarak yorumlamamın sorun olmayacağını düşündüm. Debbie Macomber yine kalemini konuşturmuş ve yüreğimize dokunmanın yolunu bulmuş.

Ana karakterimiz Susannah Nelson iki çocuğu ve kocası ile mutlu bir hayat geçiren, öğretmenlik yapan bir evlattır. Ortadan kaybolan eski aşkı Jake’i rüyalarında görmeye başlaması ve üstüne annesi Vivian ile ilgili aldığı haberler sonucu çocukluğunu geçirdiği kasabaya gitmeye karar verir. Kasabada ise onu hiç ummadığı şeyler beklemektedir.

Susannah’ın ölmüş babasını gördüğünü iddaa eden annesi ile ilgili ne yapacağına karar vermeli ve bunu annesine kabul ettirmeyi başarmalıdır. Jake’i bulmayı ise kafasına koymuştur. Bu konuda arkadaşı Carolyn ona yardımcı olacaktır. Yine de her şey evde bulacakları ve kızı Chrissie’nin aniden anneannesinin evine çıkagelmesi ile çok farklı yönlere kayacaktır.  Evde aniden ortaya çıkan notlar, kaybolan eşyalar Susannah’ı korkutmaya yetecektir.

Bu arada Carolyn nereden geldiği bilinmeyen gizemli bir adam ile yıllar sonra aşkı tadacaktır. Chrissie ise kendini bulma çabası içinde yanlış kararlar verecektir.

Susannah’ın nefret ettiği babası, ölen ağabeyi, kayıp eski aşkı ve şimdiki hayatı ile ilgili keşfedeceği sırlar, öğreneceği sarsıcı gerçekler karşısında yaşayacaklarını okumanızı tavsiye ederim.

13 Mart 2013 Çarşamba

Makyaj ile Kitap Arası Bir Dünya

Bugün size makyaj ile kitap arası bir dünyadan bahsedeceğim.
Makyaj ile kitap ne alaka diyebilirsiniz ama anlatınca anlayacağınıza eminim.

Şimdi düşünün:
Elinizde bir sürü çeşit ve sayıda makyaj ürününüz var.
Bir alışveriş merkezine gittiğinizde kozmetik satan bir yerin önünden geçerken oranın gözle görülmeyen ama inanılmaz bir etkisi olan çekim alanına kapılıyorsunuz.
İçeri giriyorsunuz ve stantlara bakarken gözleriniz sizde olmayan ürünlere takılıyor.
Bazıları gözlerinizi o kadar kamaştırıyor ki gönlünüz onlarda kalıyor.
O sırada mümkünse alıyorsunuz, yok eğer mümkün değilse orada gönlünüzü bırakarak çıkıyorsunuz.
Tabi o ürünler "Alınacaklar" listesine ekleniyor.

Bunu kitap tutkunları için uyarlayalım bir de:
Okuduğunuz kitaplar kitaplıklarınıza sığmıyor.
Elinizde okunmak için sırasını bekleyen de bir sürü kitabınız var.
Yine alışveriş merkezine gittiğinizde kitapçıların önünden geçiyorsunuz.
O sırada yine o görünmeyen ve yine inanılmaz bir etkisi olan çekim alanına kapılıyorsunuz.
İçeri giriyorsunuz ve kitap rafları arasında gezinmeye başlıyorsunuz.
Bazı kitaplar sizi sizden alıyor ilk görüşte.
Mümkünse alıyorsunuz ama alamazsanız da bu kez kitaplar için olan "Alacaklar" listenize ekleniyor.

Aslında birbirine çok benzeyen iki durum söz konusu anlaşılacağı gibi.
Duygular o kadar benzer ki sadece odak noktaları farklı.
Bu iki durumu da yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim ki ikisi de harika hissettiriyor.
Özellikle "Alacaklar" listenizdekiler artık sizin olduğunda.

Anlatmak istediğim dünya işte böyle bir şey.
Düşünün bakalım size de böyle hissettiren neler var hayatta?

Okudum Bitti #7 Kutsal Resim


Kitap Adı : Kutsal Resim
Yazar : Osman Aysu
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2012

Bu kitaptaki herkes benim için ana karakterler kadar öneme sahipti aslında.

Olaylar asırlar önce Ta’if yakınlarında çizilen üç resimle başlıyor. Günümüzde İstanbul ile devam ediyor. İstanbul’da sanat atölyesinde ortak olan ressamlar Yalçın, Pelin ve Alp’e bir gün bir yabancı ilginç bir teklifle geliyor. İşin odağındaki isim Yalçın, yapılan teklife verdiği cevap ile tüm olayları başlatan pimi çekiyor.
Birken iki olan yabancılar yeri geldiğinde gözlerini kan bürümüş insanlara dönüşecek hale geliyorlar. Bu yabancılar aynı şeyin peşinde ama farklı amaçlarla. Ortada dönen paralar dudak uçuklatan cinsten.

Kendisine aşık Yalçın ve Alp arasında kalan Pelin, karar vermeyi başaramazken yaşanan olaylar onu seçime zorluyor. Ortaklardan birinin yaptığı bir hata ise olayları etkilemeye yetiyor artıyor bile.

Bu kitabı başından sonuna kadar büyük bir hevesle okudum. Bana çok iyi geldi. Osman Aysu’nun okuduğum ilk kitabı olan Kutsal Resim, son olmayacağını anlamamı sağladı. Tavsiye edebileceğim güzel bir kitap. 

Tender Care Vanilya ve Çikolata


Tender Care'ler nam-ı diğer kuş yuvaları...
Oriflame'in en sevdiğim ürünleri resmen.
İlk tanışmamız Roaccutane tedavim sırasında çöle dönen dudaklarıma ablamın vanilyalısını vermesi ile oldu.
Ama o nasıl bir vanilyadır, resmen dudaklarımı yiyesim geliyor sürünce.

Şimdi ayrıntısına gelirsek ufacık 15 ml lik bir ürün ama ben bitiremiyorum bunları.
Sürdükçe bereketleniyor mübarek.
Kokusu gayet yoğun, kıvamı balm kıvamında.
Sürünce hemen emilmiyor sanırım tek dezavantajı da bu.

Vanilyalısı anlattığım gibi harika kokuyor.

Çikolatalıyı da meraktan ben almıştım.
Bunun da harika bir çikolata kokusu var. 

Ürün dudak, el, dirsek, göz kenarı gibi çeşitli uygulama alanlarına sahip.
Sertleşen deriye birebir.
Çok güzel bir nemlendirme ve yumuşatması var.

Fiyatı da 6,90 indirimli haliyle.
Tavsiye eder miyim şiddetle evet.



12 Mart 2013 Salı

Feet Up Aromatic Summer Foot Scrub

Artık ayak bakımı konusuna girmenin vakti geldi.
Ben öyle ayaklarıma çok bakan biri değilim ki üşümesi konusunda pek çekmem de ayaklarımdan Allah'a şükür.
Ama yaz kış ayaklarım üşür, Adana sıcağında bile üşür.

Oriflame'den bu ürünü geçen yaz tatile çıkmadan önce almıştım.
Deniz, kum, güneş üçlüsü belki zarar verir diye, iyi ki almışım.
Kullanmaya başladığımdan beri ayaklarım yumuşacık oldu, sertleşme problemi de olmuyor.

Ürün 75 ml lik bir ambalajda satılıyor. Turuncu yaz rengi niyetine olsa gerek.


Yapısı hafif akışkan partiküllü bir halde.
Resimde tanecikleri görebilirsiniz.
Bu tanecikler sayesinde ayağın pürüzlerini alıyor.
Kullanırken köpürüyor ve azıcık mentollü bir kokusu var.


Ayağı rahatlatıyor bir yandan, bu üşüme yanında bazen olan yanmalara da iyi geliyor. 
Her banyoda kullandığım bir ürün.
Ne kadara aldığımı hatırlamıyorum.
Ve kesinlikle tavsiye ederim Oriflame ayak bakımı konusunda bence gayet iyi.

11 Mart 2013 Pazartesi

Okudum Bitti #6 Ölüm Adası

Normalde bu yazımda Tehlikeli'yi yazmam gerekiyordu ama Sevimli Küçük Yalancılar serisinin olduğu için vazgeçtim.
Sonra anlatmamam gerekenleri anlatırım mazallah.
O yüzden Ölüm Adası ile devam ediyorum.


Kitap Adı : Ölüm Adası 
Yazar : Engin Eryıldız 
Yayınevi : Arunas
Baskı : 2012

Bu kitap yazarın okuduğum ikinci kitabı ve ilk kitaptakine benzer bir etki bıraktı benim üzerimde.
Ana karakterimizden biri doktor Ergün Çetinoğlu. Kendisi ünlü ve işinde çok iyi bir cerrah. Aynı zamanda denize tutkun bir adam. Bir gün arkadaşının ailesi ve kendi eşiyle Ege Denizi’nde tekne ile tatil yapmaya karar verirler. Başlarına gelebileceklerden haberleri yoktur oysa.

Diğer ana karakterimiz ise Eira Flogard, İsveç Güvenlik Teşkilatı’nda görevlidir. Görev amaçlı olarak Yunanistan’a gönderilir. Yunanistan, Eira için büyük bir hayatta kalma sınavı olacaktır.

3 devletin ortaklığında yürütülen gizli bir proje sonlanıyor ama etkileri hala devam ediyor. Bu etkilere neden olan sırlar ise ölümüne korunmaya çalışılıyor. İnsan zekası ve hırslarının ne kadar tehlikeli olabileceğinin kurgusal anlamda kanıtlandığı bir kitap.

Bu kitapla ilgili daha fazla ayrıntı verirsem spoile girer. O yüzden alın okuyun derim. Bilim kurgu ve macera seviyorsanız bence bu kitabı da seversiniz. Sayfaları ne olacağının merakı ile hemen okumak isteyeceksiniz. Kitabım sonu ise tam bir sürpriz oluyor. Ve ben denize girerken bir daha düşüneceğim bu kitaptan sonra. 

10 Mart 2013 Pazar

8 Mart Alışverişi

8 Mart için indirimlerini o kadar bekledim ama günün alışverişini de bir sorunla açtım.
Watsons'a gittiğimde stant görevlisinin yanlış yönlendirmesi nedeniyle alışverişim içime oturdu resmen.
Neyse şu üç günde alacaklarımı aldım, stoğumu yaptım, uzun süre boyunca alışveriş yapmamak üzere kendime söz verdim.
Sadece eksik kalanları başka yerlerden alacağım o kadar :)

Gratis alışverişim ile başlayalım.

Ben Gratis alışverişimi Üsküdar'da yaptım ve iyi ki oradan yapmışım.
Oranın görevlileri daha nazikti.
Ve ben almasam da The Balm ürünleri tam takım stantında mevcuttu. 
Alayım diye baktım ama vazgeçtim nedense.

Benri Gül Kokulu Islak El Bezi : 1,20 tl.
Hobby Islak Havlu : 2,00 tl. 
Niye iki tane farklı marka aldım bilmiyorum. Sanırım o an çeşit olsun diye düşündüm.
Lionesse Epilasyon Aleti : Yüzüm için deneyeceğim belki kullanmasını beceririm de iple almakla uğraşmam. 2,00 tl.
Benri Kağıt Sabun : Kurtarıcı oluyor kimi yerde. Yedek aldım. 1,20 tl.
Robyem Seyahat Seti : Ben şampuan, duş jeli gibi şeyleri böyle küçük şişelere koyup kullanmayı daha çok seviyorum. 2,85 tl.
Benri Makyaj Düzeltme Çubuğu : Kullanışlı oluyorlar. 1,20 tl.
Benri Disk Pedler : Yedek aldım. 1,20 tl.


 Rossmann ve Migros alışverişim.
Yine Üsküdar Rossmann'a gittim ve normalde başka yerlerde biten Essence 3,50tl kampanyasını burada buldum.
Üstelik 2 alana oje hediyeydi.
Pantene Doğal Sentez : Bu şampuanı daha önce kullanıp çok beğendiğim için tekrar aldım. 6,99 tl.
Essence Göz Farı 56 numara : 3,49 tl.
Essence Home Sweet Home Göz Farı 01 numara : 3,49 tl.
Essence Colour & Go Oje 113 Do You Speak Love : Hediye oldu.
Vaseline Yulaf Özlü Krem : 2,75 tl. Bunu da Migros'tan aldım.


 Ve son olarak Watsons alışverişim.
Loreal Prefect Clean Köpük Jel : Bunu merak ettim, elimdeki bitince kullanmak üzere yedek olarak aldım. 12,50 tl.
Loreal Makyaj Temizleyici : İkinciye %50 için aldım. 6,25 tl 'ye geldi.
Colgate Optik Beyaz Diş Fırçası 2'li : Yedek aldım. 9,68 tl.
Watsons Aseton : 1,99 tl.
Down Under Sıvı Saç Kremi : Yedek aldım. 10,25 tl.
Watsons Sakura Seyahat Kiti : Kokusu hoşuma gitti, sevimli geldiler gözüme. 4,99 tl.



7 Mart 2013 Perşembe

Bioblas Saç Kremi Repair Effect

Merhaba, daha önce bahsettiğim gibi Bioblas'ı ve ürünlerini seviyorum.
Saçlarım da seviyor malum.
Bu yazımda yine bir Bioblas ürünü anlatacağım. 
Saç dökülmesine karşı durulanmayan saç kremlerinden repair effect olanı bugünkü konumuz.
Kendisini, durulanmayan saç kremi ararken keşfetmiştim.
Güzel bir keşif yapmışım, fotoğraftan anlaşılacağı gibi epey de kullandım.



 Nasıl etki ettiğini aşağıdaki yazılardan anlayabilirsiniz. 
Serum katkılı olması ve saç köklerine uygulanabilmesi bence önemli bir avantaj.
Malum bu tarz kremler saç köklerinden uzak tutulmalı genelde.


Kullanmaya başladığımdan beri saçlarımın iyileştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. 
Tabi şampuanın ortaklığı da söz konusu burada.
Kolay tarama benim için önemlidir. 
Kırıklarımın ve dökülmemin çoğu saçlarımı açamamamdan kaynaklanıyor.
Bu sorunlara çözüm oluyor kendisi.

Olumsuz yanları elektriklenme sorununa çözüm olmaması ve kokusu.
Hala elektrikleniyor hala kabarıyor saçlarım.
Kokusu ise normal de güzel ama bana hitap eden bir koku değil.

200 ml lik pompalı şişesi ile kullanım kolaylığı sağlıyor.
Fiyatı yaklaşık olarak 12 tl civarındaydı diye hatırlıyorum.

Tavsiye ediyorum kesinlikle, en azından bir kez şans verilir bu kreme.

Avon Care Silicone Glove El Kremi

Avon Care Silicone Glove El Kremi şu an kullandığım ve sevdiğim bir el kremi.
Silikonlu olarak tabir edilmiş, eldiven gibi sardığı söyleniyor bu kremin.
Bence koruyor da ellerimi.
Geçen seneki kış kurumuş, çatlamış ellerime iyi gelsin diye almıştım.
İyi ki almışım.

Ellerimdeki çatlaklar gitti, nemlendirdi ellerimi. 
Yazın pek krem kullanmadığım için bitmedi bu kışa kaldı.

Kıvamı benim sevdiğim gibi yoğun. Ben öyle vıcık cıcık kremleri pek sevmem de.

Sürümü ve verdiği his hoşuma gidiyor.
Ayrıca yağlandırma oranı çok düşük.
Kolaylıkla emiliyor.
Rahatsız etmiyor ellerde yapış yapış kalma yanı olmadığı için.

100 ml lik ve ne kadara aldığımı hatırlamıyorum.
Az kaldı bu kış biter yani :)

Tavsiye eder miyim ederim neden olmasın.

6 Mart 2013 Çarşamba

Oriflame Wonder Lash Eye Enhancer Maskara (Yeşil)

Evet bir renkli maskara yazısıyla daha karşınızdayım.
 Bu seferki maskaramız nefti yeşili.
Oriflame Wonder Lash Eye Enhancer Maskara serisinin Pearly Green 23818 kodlu bu ürününü daha önce bahsettiğim moru ile birlikte almıştım.
Şimdi bu ürünün kabı Oriflame maskara kabı klasiklerinden ve parıltılı koyu bir yeşil renkte.

Fırçası plastik malzemeden, bir yanı uzun bir yanı kısa yapıda tasarlanmış.

Önce uzun tarafı sonra kısa tarafı kullanıyorsunuz. 
Böylece önce uzunluk sonra dolgunluk sağladığını öğrendim.

Kirpiklerimdeki duruşlarına gelirsek;
1.Kat sonucu yeşil rengini vermeye ve kirpiklerimi uzatmaya başladı.

2.Kat ile renk daha da ortaya çıktı. 
Uzunluk devam. 
Sadece yapıştırmalar da başladı.



3.Kat ile rengi tam ortaya çıkıyor.
Dolgunluk en iyi seviyeye geliyor. 
Uzunluk da yerli yerinde duruyor.

Ama 3. kat ile birlikte kirpiklerimdeki yapışma arttı.
Ayrıca topaklanmalar da iyice belirginleşti.

Dökülme yapmadı benim gördüğüm kadarıyla. 
Ve yeterli sürede kirpiklerde kalıyor.
Yeşilini tam tutturmak için 2 kat şart bu maskarada.

8 ml lik bir maskara ve alırken fiyatı 4,90 tl idi.
Yeşili cart olmadığı ve tatlı durduğu için ben tavsiye ederim bu maskarayı.

Avon Ruj Instant Mocha

İşte aşk yaşadığım rujlarımdan biri.
Bu rujun rengini, dudağımda duruşunu, bıraktığı hissi çok seviyorum.
Saten sınıfında Instant Mocha 94655 kodlu bu ruju sıcak satıştan almıştım.

Kabı görüldüğü gibi Avon'un klasik ruj kaplarından. 
Siyah ve metal yapıya sahip.

Miktarı göründüğü kadar.
Tutuşunda bir ağırlık fark ediliyor ayrıca.

Rengini nasıl tarif etsem bilemedim. Gül kurusu ile toz pembe arasında sanki.
Sürülüşü zahmetsiz, kadifemsi bir his bırakıyor dudakta.
Rengini tam veriyor kolayca.
Kalıcılığı harika. En iyilerden biri kullandığım rujlar arasında.
Tek kusuru kokusu olsa gerek. Ama onu da ben umursamıyorum diğer özelliklerinin yanında.
Normal satış fiyatı 20,50 tl.
Ben sıcak satışta 7 tl gibi bir fiyata almıştım diye hatırlıyorum.

Tavsiye eder miyim kesinlikle.



5 Mart 2013 Salı

Bioblas Şampuan

Merhabalar, bu yazımda size benim ve saçlarımın en sevdiği şampuan olan Bioblas'ın yavaş uzayan saçlara özel olanını tanıtacağım.
Yaklaşık 2 sene önce başlayan Bioblas maceram devam ediyor. 
Saçları çok dökülen, cılız saçlara sahip biri olarak Bioblas'ı saçlarım ve ben çok seviyoruz.
Başka şampuanlar da denedim ama tilki misali yine dönüp dolaşıp bu seriye dönüyorum.
Daha önce yıpranmış ve yağlı saçlar için olanlarını denemiştim.
Bu sefer hem dökülmeye hem yavaş uzamaya derman oluyor kendisi.
Vaatleri aşağıdaki gibi.


İlk baştaki yazdıklarımdan anlaşılacağı gibi çok seviyorum Bioblas'ı.
Saç dökülmeme iyi geliyor. 
Şimdi uzatma konusunda da işe yaradığını düşünüyorum. 
Saçlarımın kestirdiğime oranla uzadığını söylüyorlar. 
Ama Bioblas ile ama kendiliğinden orasını bilemeyeceğim. Sonuçta uzuyor.
Artık her yerde satılıyor ve 10 tl gibi bir fiyata. Bence değer.
Zaten bereketli bir şampuan.

Beğenmediğim yanları ise rengi ki yeşilimsi bir rengi var.
Ve kokusu. Ben kokusunu sevemedim gitti.
Fakat saçlarım için katlanıyorum.
Bir de bu şampuanın üstüne benim saçlarım mutlaka saç kremi istiyor yoksa açmam çok zor oluyor.

Bu şampuan serisi ile ilgili unutulmaması gereken en önemli şey ise en az 6 ay kullanmak gerektiği.
6 ay ile sonuçlar oturuyor. Bir ay kullandım işe yaramadı olmaz yani.

Bitince yenisini alırım. Ve tavsiye ederim.

4 Mart 2013 Pazartesi

Her Şeyin Başı Sağlık #1

Gelin bugün size farklı bir konudan bahsedeyim. Sağlığın kıymetini hatırlamış olalım.
Ben bu sene tam da 14 Şubat'ta bir ameliyat geçirdim. Nedeni ise sağ yumurtalığımda oluşan çikolata kistiydi.
En başına gidersek yazın adet zamanımda aşırı sancılanma nedeni ile hastaneye kaldırıldım. Çekilen USG de o sıralar 4,5 cm olan bir kist ortaya çıktı. Doktorum kan testleri ile birlikte bu kistin hormon testlerini de yaptı ve yüksek olduğunu söyledi. Ameliyat yolu uzaktan uzaktan görünmüş oldu bana. 
Doktorum bulunduğu kurumda imkanların yeterli olmadığını, eğitim ve araştırma hastanesine gitmemin daha iyi olacağını söyleyerek bizi başka yere yönlendirdi.
Gittiğimiz eğitim ve araştırma hastanesinde ise bana bakan asistanlar yine ameliyat dedi. Tabi bu bize yetmedi ve aynı yerde doçent olan bir kadın doğum doktoruna göründük bu sefer.
Bu kez yeni doktorum kistin çikolata kisti olduğunu ama tekrarlayabileceği için almak yerine doğum kontrol hapı ile büyümesini durdurmanın daha mantıklı olduğunu anlattı bize. Biz de kabul ettik. 
Ağustos 7 de başladığım doğum kontrol hapını Şubat 13 e kadar kullandım.
Ablamın bir arkadaşına laf arasında durumumu anlattığımda bize yeni bir doktor önerdi. Kendi yeğenindeki yumurtalık kanserini tedavi eden bu doktorumuza ulaşmak kolay olmadı. Saatlerce ameliyattan çıkmasını bekledik 2 kez. Ama sonunda görüşüp derdimizi anlattık. 
Yeniden USG çeken doktorumun kistin ilaç tedavisine rağmen 5,5 cm'i geçtiğini ve acilen alınması gerektiğini söylemesi ile kendimi ameliyat için hazırlanırken buldum.
Üstelik ameliyatta yumurtalığımın alınma riski ortaya çıkmıştı. Düşünün daha 21 yaşındayım.
En sonunda ameliyata girdim, laparoskopik ameliyat oldum(kapalı ameliyat ama genel anestezi altında) ve doktorum ameliyatın gayet başarılı geçtiğini alınan kistin 6 cm(!) olduğunu söyledi. İlaç kullandık bu kadar büyüdü, kullanmasak ne olurdu kim bilir...
Şimdi dikişlerimin kendiliğinden düşmesini bekleyerek iyileşmeye devam ediyorum.
Ama doktorumun çok önemli bir uyarısı kulağıma küpe oldu.
***6 ayda bir doktora gidip kontrollerimi yaptıracağım. Bu kadar büyük bir kist bende tahminen 16 yaşlarında oluşmaya başlamıştır doktorun dediğine göre.

Ve işin komik tarafı doktor bana  bir an önce evlen, çocuk doğur dedi. Ancak o zaman risk ortadan kalkarmış.
Tabi şimdilik bunu yapamayacağım için dünyada, çikolata kisti tedavisindeki en önemli ilacı yazdı. Maalesef devlet ödemiyor ve 110 tl lik bir fiyatı var. En az 3 ay da kullanmak zorundayım. 

Uff ne uzun yazmışım. Buraya kadar okuduysanız yüreğinize sağlık. 
Lütfen siz siz olun 6 ayda bir mutlaka kontrollerinizi yaptırın.
Sağlıcakla kalın :)


3 Mart 2013 Pazar

Alışveriş Yaptım #1

Adana'dan yeni geldim, 2 gündür eşya yerleştirip dolap düzenliyorum. 
Çok yoruldum, üstüme fenalık basınca da o kadar işin arasında rahatlamak için kendimi Marmara Park'a attım.

Watsons, Gratis, Rossmann üçlüsünü gezdim. Sonunda Rossmann'da karar kıldım.
Bunları alıp çıktım :)


Lilibe 70li Kozmetik Sopa : Bunlar kulak temizleme çöpüne benzeyen ama daha çok makyaj düzeltmek için kullanılan (Google Translate tabiriyle) sopalar. Uzun süredir arıyordum, bulunca hemen aldım. 1,99 tl.

Lilibe 60lı Pamuk Pedler : Biri Aloe Vera içerikli, diğeri mikrofiber dokulu. Bu markanınkini ilk defa deneyeceğim. Kısmet bu işler. Tanesi 1,49 tl.

Listerine Ağız Bakım Ürünü : Denemek istiyordum bunu o yüzden küçük boyunu aldım. 2,90 tl.

Isana Hair İpek Özlü Saç Bakım Kürü : Çabuk kırılan saçlara iyi geldiği yazıyor üzerinde. Denemek için aldım. 4,95 tl.

Nivea Çift Etkili Göz Makyajı Temizleyici : Makyaj temizleme mendilleri kirpiklerimin dökülmesine neden oluyor temizlerken. O yüzden böyle bir ürün istiyordum. Görevli bayanın iknaları ve ürünün indirimi sonucu aldım. 12,90 tl.

Kullandıkça yorumlarını da yapacağım ürünlerin.

Ve son olarak Koton' girdiğimde takı kısmında gözüme çarpan ve hoşuma giden küpeleri de ekledim fotoğrafa. 3,99 tl.


2 Mart 2013 Cumartesi

Okudum Bitti #5 Ruhundaki Zehirle Yüzleş


Tess'im her türlü özel  ilgiyi hak ediyor.

Kitap Adı : Ruhundaki Zehirle Yüzleş
Yazar : Tess Gerritsen
Yayınevi : Martı
Basım : 2012

Tess Sultan bağımsız kitaplarımda da Rizzoli&Isles serisinde olduğu kadar döktürüyor. Seviyorum ben bu yazarı şaka maka piyasada bulamadıklarım hariç Türkiye’de çıkan kitaplarının hepsini okudum. Eve gittiğim zamanlarda yorumlarını da göreceksiniz. 

Gelelim ana karakterlerimize. İlk şahsımız Kat Novak. Kendi halinde, boşanmış bir adli tabip. Bir gün masasına bir vaka geliyor. Aşırı dozdan öldüğü sanılan bir kadın. Kat otopsiyi yapıyor ama ters giden şeyler var. Üstelik maktulün elimde bir kibrit kutusu, kutunun içinde de bir telefon numarası. Numarayı arıyorlar bir adam çıkıyor ve ikinci ana karakterimiz burada sahneye çıkıyor.

Adam Quantrell, bölgede ünlü bir ilaç şirketi olan Cyrus’un sahibi. Yakışıklı ve cezbedici bir erkek. Bu adam için nedense uyuşturucudan ölen kadınlar önemli.

Kat ile Adam bir anda kendilerini aynı yolun yolcusu olarak buluyorlar. Kat, Adam'ın neden uyuşturucudan ölen kadınlarla ilgilendiğini öğreniyor. İlerleme kaydettikçe önlerine yeni sorunlar çıkıyor. Başları beladan kurtulmuyor. Hayatlarını bile tehlikeye atıyorlar. Sonuç ise onları hiç ummadıkları bir yola götürüyor. Güvenli görünen kişiler bile tehlikeli olabiliyor.

Bu kitap kesinlikle okunmalı.
Polisiye seviyorsanız hemen bir Tess kitabı alın ve tadını çıkarın :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...