30 Nisan 2013 Salı

Kitap Alışverişi Yaptım (Yine) - Kiler


Kiler'de arada sırada kitaplar inanılmaz indirime girer. 
O dönemi yakalayabilirseniz ne mutlu size.
Ben yakaladım ve bir sürü kitap aldım yine.
Ama ne yapayım %50 indirim vardı hem de indirimi olan fiyatlar üzerinden dahi.

Gelin bakalım yine neler almışım :)
Yeni Başlangıçlar Mevsimi, Bir Dilekle Başladı Her Şey ve Kırık Kalpler Tamircisi kitaplarını etiket fiyatı yani 17 tl üzerinden %50 indirimle aldım.


Geri kalan tüm kitaplar ise sarı etiket üzerinden %50 indirimli idi.
Yeni Başlangıçlar Mevsimi 8,5 tl
Bir Dilekle Başladı Her Şey 8,5 tl
Kutsal Mezarın Günahkar Misafiri 4 tl
Kırık Kalpler Tamircisi 8,5 tl
Sonsuz Arzuya Uyanış 5 tl
Dokuz Günlük Kraliçe 2,5 tl
Kutsanmış Kan 4 tl
Geçmişin Kanı 2,5 tl 

Bazı fiyatlar komik değil mi?
Bir sürü kitap aldım ama pişman değilim.
Küçük Mucizeler Dükkanı serimi de tamamladım ayrıca.


28 Nisan 2013 Pazar

Biri STOK Dedi Sanki


Bu aralar başımda kavak yelleri esiyor sanırım.
Kendimi hiç bir işe tam anlamıyla veremiyorum.
Bu yazımın fotoğraflarını daha önceden çekip hazırlamama rağmen yazısını yazmak bir türlü nasip olmamıştı.
Kısmet bugüneymiş.

Bloggerlar arasında stok ile ilgili bir mim'in dolaştığını görmüşsünüzdür.
Ben ise mim'lenir miyim diye bekleyemedim ve kendi stoğumu göstermeye karar verdim.
Fotoğrafları çekmemin üstünden yaklaşık 2 hafta geçti.
Bir iki ürünü kullanmaya başladım o yüzden, ama olsun.

Öncelikle toplu bir hatıra fotoğrafı diyelim :)
Biliyorum çoklar. 
Bende sabırla bunlara sıra gelmesini bekliyorum ve o sırada alışveriş adına kendimi tutmaya çalışıyorum.

Gelelim grup fotoğraflarına.
Önce duş jelleri.
Benim duş jellerini çok sevdiğim gayet net bir şekilde anlaşılıyordur.
İndirimde bulduğumda alıp koyuyorum.
Hobby'nin Orkideli olanını küçük boyunda denemiştim ve inanın kaç ay büyüğünü aradım.
Ve sonunda bulunca da aldım. Kokusuna bayılıyorum çünkü.

 Bir sonraki grubumuz parfümler.
Çeşit çeşit parfüm alsam da genelde birini bitirip yenisine geçmeye çalışıyorum.
Tabi özel zamanlarda daha çok sevdiklerimi tercih ediyorum.

 Bu grup Kadınlar Günü'nde alınıp stoklanmış kısım.
Benri ürünlerinden oluşuyor.
Sıralarını bekliyorlar.

Saç Bakım Grubu.
Hepsi de durulanmayan saç kremleri.
Oriflame'in olanı gece bakımı için kullanılıyor.
Ama düzenli kullanmaya geçmedim henüz, o yüzden stokta.

 Cilt Bakımı Grubu
Oriflame'in ürünlerini kullanıyorum, bunlar ikinci kez alınanları.
Loreal'in yüz yıkama jeline başladım.
Onun yazısı yakında blogda olacak.

 Makyaj Grubu
Alınmış ama açılmamış maskaralar, farlar, makyaj temizleyici ve makyaj temizleme mendilleri.
Farlara özellikle hiç dokunmadım bile.
Kendimi iyi tutuyorum doğrusu.

Ve son grup.
Diş fırçası, diş macunu, vaseline krem, seyahat kiti ve el kremi.
El kremini kullanmaya başladım ama.

Benim stoğum işte böyle.
Stoğunu göstermek isteyen varsa mim olarak kabul edebilir.
Sizde ne hazineler yatıyor merak ediyorum.

26 Nisan 2013 Cuma

Kitap Alışverişi Yaptım - Hepsiburada.com


Tuhaf bir hafta geçirdim.
Her gün bloga girdim, diğer blogları ziyaret ettim ama kendi bloguma yazı yazamadım.
Kitlenip kalıyordum sanki.
Ama bu tuhaf dönemi atlatıyorum olmalı ki tekrar yazmaya başlayabildim.
Bu süre içinde blogu ziyaret etmiş ama yeni yazı görememiş herkesten özür dilerim.

İlk yazım bir alışveriş yazısı.
Kitap alışverişi.
Bu kitapları hepsiburada.com'dan bir iki hafta önce aldım.
Bazılarını okudum hatta.
Yazısını ise ancak yazabiliyorum, kısmet işte.

8 kitaptan oluşan bu alışverişim aslında 2 parçadan oluşuyor.
Ortadaki Kalpsiz ve Mucizeler Dükkanına Dönüş ikinci postada alınmış kitaplar.
Diğerleri ilk alışverişimde alındılar.



Miras - Ruhlar Dehlizi 19,60 tl
Yalnız Gözlerin İçin 16,62 tl
Kalpsiz 10,95 tl 
Mucizeler Dükkanına Dönüş 12,42 tl
Gölgesizlerin Tutkulu Dansı 9,62 tl
Vurgun 13,00 tl
Tek Tadımlık Hayat 9,76 tl
Vampir Günlükleri Avcılar Vol.1 - Fantom 12,60 tl

Vurgun, Tek Tadımlık Hayat ve Vampir Günlükleri'nin kitaplarını okudum bile.
Şimdi ise Miras'ı okuyorum.

Kozmetik ve bakımdan kıstım ama bu kez de kitaplara gitti tüm paralar.
Kitaplar iyi, güzel geldi ama tek bir sıkıntı oldu. 
O da Yalnız Gözlerin İçin'in kapağı nasıl olduysa kesilmişti.
Geri yollamaya üşendim onu da öyle bağrıma bastım.
İşte bir yazının sonuna daha geldik.
Okuduysanız ne mutlu bana.
İyi geceler...



23 Nisan 2013 Salı

Bir Gün Bir Çılgınlık Edip...


Vizelerimi bitirdim, hafta sonu tatilimi yapıp stresimi de attım.
Bunun yanında bir çılgınlık yaptım.
Saçlarımı kestirdim.

Beni bu çılgınlığa sürükleyen bir kaç neden vardı.
Öncelikle saçlarımın uçları kırılmaktan bitap düşmüştü.
Ayrıca sürekli bir dolaşmalar, kurumalar sonucunda da yolunmalar...
Bunun yanında saçlarıma kullandığım serum ve maskenin faydası var mı yok mu anlayamıyordum.

İyice kafam bozulunca da girdim kuaföre.
 Uçlarından alın, aman kat atmayın şeklinde tarifimi yaptım.
Sonuç ise yaklaşık 4-5 parmak kısalmış saçlar ve düz bir kesim oldu.
Beklediğimden fazla kısaldı (omuz hizası) ama kırıklar gittiği için razı oldum.
Kökü bende, uzar yine diye kabullendim.

İstanbul'da kuaföre gitmeyi sevmediğimden dolayı genellikle saç işlemlerimi Adana'ya bırakıyorum.
İstanbul'da kuaförlerden uzak durmamın temel nedeni ise Adana'ya göre fiyatların yaklaşık 2- 3 misli fark etmesi.
Örnek vermek gerekirse Adana'da 5 tl olan bir saç kesimi İstanbul'da genel olarak 20 tl,
kaş + bıyık işlemi  3tl bilemediniz 5 tl iken İstanbul'da 10 tl civarı devam ediyor.
Diğer işlemlerde de bu fiyat farkı devam ediyor.

Kaşlarımı tek güvendiğim kuaför hariç ince iş aldırınca yolunmuş tavuğa çevirdiklerinden burada mümkün mertebe ben düzenlemekle yetiniyorum.
Bu kulağa tuhaf gelebilir ama benimki gibi dağınık kaşlarınız varsa bir yerden sonra bıkıyorsunuz doğru kuaförü aramaktan ve saçma sapan alınmış kaşlarla dolaşmaktan.
Doğal, kalın kaş modasına uyduğumu düşünerek kendimi avutuyorum bende.
Bıyık da ise kendi işimi rahatlıkla görebiliyorum.

Valla içimi döktüm resmen. 
Buraya kadar dayanıp okuduysanız yüreğinize sağlık.
İyi bir hafta geçirmenizi dilerim.


21 Nisan 2013 Pazar

Okudum Bitti # 14 LİMOS


Kitap, Kitap, Kitap...
Kendimi tutamıyorum sürekli alıyorum ve okuyorum.
Yeni bir kitap daha, yine fuardan alınmış, okunmuş ve ancak yorumlanmış.


Kitap Adı : Mahşerin Dört Atlısı - LİMOS
Yazar : Larissa Ione
Yayınevi : Arunas
Baskı : 2012

İlk kitabı Ares'ten sonra hemen Limos'u da okudum. 
Hatta bir de aksiyon yaşadım bu kitapla ilgili.
Alışveriş merkezinde unuttum elimdeydi, aradım taradım.
Hayırsever biri danışmaya bırakmış da bulabildim.

Dikkat spoil içerir.

Konusuna gelirsek, Limos yani dört atlının tek dişi olan üyesi bir parti sırasında bir erkek tarafından öpülür.
Arik, onu öpen erkek, yer altından gelenler tarafından cehenneme götürülür.
Nedeni ise Limos'un aslında Karanlık Lord ile nişanlı olmasıdır ve başkası ona dokunmamalıdır.
Limos'un bekaret kemeri ise ancak kocası tarafından çıkarılabilir.

Arik cehennemde geçirdiği süre boyunca türlü işkenceler görür ama Limos'un adını vermez.
Bu sayede Limos zorla gelin olma durumundan kurtulur.
Limos, Arik'i kurtardığında ise işler iyice karışır. 
Arik hayal ile gerçeği ayıramamaktadır.

Limos içten içe Arik'e aşık olur ama belli etmez.
Bu arada Limos'un çok kötü bir huyu vardır, yalan söylemek.
Tüm hayatı yalanlar üzerine kuruludur demek yanlış olmaz hatta.

Arik ile Limos arasındaki tutku elle tutulur hale gelmiştir artık.
Ama bekaret kemeri işi bozmaktadır.

Her şeyin bir çözümü olacaktır ama yolunu bulmak lazım sadece.

Salgın ise kıyameti getirmek için son hız çalışmaktadır.
Thanatos'a kuracağı tuzak hem başlangıç hem son olacaktır.

Mitoloji severler okuyun bence.




19 Nisan 2013 Cuma

Sinema Zamanı #3 Kehanet

Bugün size bir de bir kaç kez izlediğim ve izlemekten bıkmadığım bir filmi tanıtacağım.

Kehanet


İşin içinde Nicolas Cage var, üstüne bir de kıyamet filmi olunca favorilerime girmeye hak kazandı bu film.

Hikayesine gelecek olursak, 1959 yılında bir ilkokulda 50 yıl sonra açılmak üzere zaman kapsülüne Lucinda isimli bir öğrencinin sayılardan oluşan bir mektubu koymasıyla başlıyor.
Kapsül olması gerektiği gibi 50 yıl sonra açılıyor ve mektubu Kaleb alıyor.
Kaleb'ın babası John MIT'de profesör olarak çalışan birisi.
Bir akşam mektuptaki sayıların anlamını çözmek için uğraşmaya başladığında kendini korkunç bir gerçekle yüz yüze buluyor.
Rakamların her birinin tarihteki kitlesel bir felaket ile eşleşmesi ve mektubun sonunun EE şeklinde bitmesi ile zamana karşı bir yarış başlıyor.
Aynı zamanda kimliği belirsiz bir takım kişilerin Kaleb'ın etrafında dolaşması John'un endişelerini arttırıyor.
EE'nin anlamı ve son tarih ile ilgili gerçeği çözemeye çalışırken öğrenecekleri John'u ve çevresini şoka uğratıyor.

Filmin sonunda ortaya çıkanlar ve konunun bilimsel bir gerçekten yola çıkarak hazırlanmış olması özellikle ilgimi çekti ve hoşuma gitti.
Felaket filmlerini seven biri iseniz kaçırmamanız gereken bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

"İnsan ne görmek isterse onu görür."

Okudum Bitti # 13 Pamuk Prenses ve Avcı


Kitaplar konusunda kendimi dizginleyemiyorum.
Bugün anlatacağım kitabın filmi çıktı. 
Filmine gitmedim ama kitabı gördüğümde aldım ve okudum.
Oysaki Charlize Theron çok sevdiğim oyunculardan biridir.
Bu kadın hiç mi yaşlanmaz ya...


Kitap Adı : Pamuk Prenses ve Avcı
Yazar : Lily Blake
Yayınevi : Martı
Baskı : 2012

Dikkat spoil içerir.

Her şey Kral Magnus'un savaş sırasında genç ve güzel Ravenna ile karşılaşması ile başlıyor.
Kral Ravenna'nın güzelliğine hayran oluyor ve kaderleri evlilik ile birleşiyor.
Ne var ki Ravenna düğün gecesi kralı öldürerek krallığı ele geçiriyor.
Bu sırada küçüçük bir kız olan Pamuk Prenses'in yaşamasına izin veriyor ama demir parmaklıklar arkasında.

Aradan yıllar geçiyor Pamuk Prenses büyüyor ve Ravenna'nın onun güzelliğine ve ruhuna sahip olmayı amaçladığı gün kaçmayı başarıyor.
Ravenna ise peşine avcımız Erik'i takıyor.
Erik ise bu işi tek bir nedenle kabul ediyor.
Ölen eşinin geri getirilmesi karşılığında.

Erik Pamuk Prenses'i bulduğu gün hayatını bağışlıyor ancak peşlerinde Ravenna'nın kardeşi Finn var.
Ormandaki kovalamacalar sonucunda Erik, karısının ölümü ile ilgili önemli bir gerçeği öğreniyor ve yapacağı şey ile Ravenna'yı çok daha kızgın ve kötü biri haline getiriyor.
Bundan sonrası kaçış ve daha fazla ölüm.

Cüceler, Dük Hammond ve oğlu, Erik ve ona inanan daha niceleri ile Pamuk Prenses kendini bir savaşın içinde buluyor.

Kitabın en sevdiğim bölümü zehirli elmayı yiyen ve ölüm uykusuna yatan Pamuk Prenses'in hiç beklemediğimiz birinin öpmesi sonucu uyanmasıydı.
Kim olduğunu merak ediyorsanız okumalısınız kitabı ya da filmi izleyin. Tercih size kalmış.

Basit, bazı yerlerde mantık hataları olan bir kitaptı.
Filmden yapılan uyarlama bu bozulmalara neden oldu sanırım.
Kafa dağıtmak için okunabilecek bir kitap.


15 Nisan 2013 Pazartesi

Golden Rose Cat Walk Maskara


Bir maskara yazısı ile daha karşınızdayım.
Bu maskarayı uygun fiyatı ve merakım dolayısıyla almıştım.
Uzun süredir kullanıyorum ve yorumlayabilirim artık.

Golden Rose Cat Walk maskara turuncu kabı ile dikkat çekiyor öncelikle.


Maskaranın vaatleri koyu siyah efekti ve hacim.
Fırçası plastik yapılı ve DNA şeklinde bir yapıya sahip.
Uç kısımda kısalan plastik yapı kısa kirpikleri de yakalamaya yarıyor.


Düzgün bir fotoğraf çekemediğim için koyamadım ne yazık ki.
Benim görüşlerime gelirsek maskara hacim işlemini gayet güzel yerine getiriyor.
Kirpiklerimi dolgun gösterme konusunda başarılı oluyor.
Yalnız uzatma konusunda hiç bir katkısı yok diyebilirim.
Siyahlık efekti işlevini de yerine getiriyor bu maskara.

Bunların dışında bana göre, biraz hızlı kurudu.
Bu aralar ilk kattan sonra ikinci katı sürerken kirpiklerimi azıcık çekiştirme gibi bir huy da edindi.
Azıcık da dökülme yapıyor. Özellikle gözümün içine içine kaçıyor.

Ben genellikle bu maskarayı uzatma etkisi olan başka maskaralar ile birlikte kullanıyorum.
Böylece uzunluk ve hacim ihtiyacım karşılanmış oluyor.

Demem o ki ilk kullanmaya başladığım sıralar daha çok seviyordum ama şimdi biraz aramız açıldı.
Bitsin de kurtulsam diye kullanıyorum.

Fiyatı 5,90 tl.

14 Nisan 2013 Pazar

Alışveriş Yaptım #3


Aslında bu alışveriştekilerin bir kısmı önceden alındı ama hepsini yazmak şimdiye kısmetmiş.
Alışverişin geneli Oriflame'den bu ay aldıklarımdan oluşuyor.


Oriflame Feet Up Advanced Topuk Çatlaklarını Onarıcı Krem : Bu kremi anneme aldım. Kendisi memnun kalmış, yedekliyoruz. 9,90 tl.
Oriflame Feet Up Advanced Antiperspirant Ayak Spreyi : Ayaklardaki terlemeye ve kokuya iyi geldiği söyleniyor. Denemek için aldım. 11,90 tl.
Mor Ayıcık : Yeğenim için aldığım ufak bir hediye.
Avon Advance Techniques Nemlendirici Durulanmayan Saç Kremi : IQ yapısı ile saçların özellikle kuru yerlerine etki ediyormuş. Merak edip aldım. 6-7 tl civarı bir şeydi.
Signal White Now : Küçük boyunu deneme amaçlı aldım. 2 tl.
Oriflame Dancing Lady : Kutlama davetiyesi ile aldım.
Oriflame Mirage Daydream : Oriflame'in yeni çıkardığı parfümü. İlk izlenimim iyiydi. 24,90 tl.
Oriflame Beauty Far Fırçası : Hediye geldi.
Avon Far Fırçası : Far fırçası istiyordum, onun için aldım. 3,90 tl.

Şimdilik bu kadar alışverişlerim.
Stoklarım iyice dolduğu için alışverişlere uzun bir ara vermeyi düşünüyorum.
Ama kısmet :)

Okudum Bitti # 12 ARES


Yeni bir kitapla daha karşınızdayım.
Bu kitabı İstanbul Kitap Fuarı'ndan almıştım.
Sonunda okundu ve yorumuna geldi sıra.


Kitap Adı : Mahşerin Dört Atlısı - ARES
Yazar : Larissa Ione
Yayınevi : Arunas 
Baskı : 2012

Mahşerin Dört Atlısı'nın hikayesini hiç duydunuz mu?
Rivayete göre Mahşerin Dört Atlısı kıyametin gelişinde rol oynayacaktır.
Kitapta bu rivayet üzerine kurulmuş.

Mahşerin Dört Atlısı'nın her birine ait özel mühürleri ve bu mühürleri taşıyan agimortusları vardır.
Bu mühürler kırıldıkça atlılar dönüşecekleri isimlerini alırlar ve kıyametin gelişinde etkili olurlar.
Ares = Savaş, Reseph = Salgın, Thanatos = Ölüm, Limos = Kıtlık.
Yani dönüşen her bir atlı dünyaya kendi isminin kötülüğünü yayar.

Kitap Reseph'in mührünün kırılıp Salgın'a dönüşmesi ile başlıyor.
Salgın tüm dünyaya salgın hastalıklar yayarak ölümlerin, kaosun artmasına neden olmaktadır.
Kardeşleri olan diğer üç atlı ise onu durdurmak için savaşmaktadır.
Ares kendi agimortusundaki mühürün kırılmasını engellemek isterken insan olan Cara devreye girer.
Ah Cara başına gelecekleri bilse kaçardı herhalde.

Bu cümle SPOİL olabilir emin değilim :) Cara'nın Ares'e aşık olması, Ares'in Cara'yı şiddetle arzulaması, güçlü bir erkek ve çaresiz bir kadın.

Felaketler ortasında filizlenen bir aşk ve +18 sahneler içeren bir kitap.
Serinin ilk kitabı olması dolayısıyla ilkini okumadan ikinciye geçmeyin.

Mitolojik kitaplar seviyorsanız okuyun derim.
Fiyatı da 12 TL.


11 Nisan 2013 Perşembe

Gliss Satin Relax Sıvı Saç Kremi

Yeni bir günde herkese merhaba...
Bugün size Bioblas'ımın bitmesi sonucu kullandığım başka bir saç kremimi tanıtacağım.
Gliss saç kremlerini duymayan kalmamıştır.
Ben de yıllardır envai çeşidini kullanmış biri olarak bir çok çeşidinden memnun kalmışımdır.
Bu kez kabaran saçlarıma asi ve zor şekillenen saçlar için olan çeşidini aldım.

Anti-Frizz etkisi yaptığı söylenen ve saten kompleksli bu krem pembe renkli.

Arka yazısında eletriklenmeyi ve kabarmayı önleyecek şekilde yatıştırma etkisinden bahsedilmiş.

Saçlarımdaki etkisine gelirsek, kurutma makinamı doğru ayarda çalıştırdığımda ve bu ürünü kullandığımda saçlarımın kabarmadığı kesin olarak onaylanmıştır tarafımdan.
İncecik saçlarımın bonus olmak yerine fön çekilmiş gibi durması karşılaştırma yapmanızı sağlayabilir.
Etki bakımından memnun kaldığım bir ürün oldu.
Banyodan sonra saçlarıma sıktığımda kolay tarama faydası da bir artı.
Elde yapış yapış olmaması ve saçımı ağırlaştırıp kafama yapıştırmaması da ayrı bir güzel.

Tek sevmediğim yanı ise kokusu.
Bana ağır gelen sonradan hafifleyen ama saçınızda sonraki banyoya kadar kalan bir koku.
Koku tarifini yapamam ama almaya gittiğinizde koklarsanız anlarsınız.
Ağır koku sevmeyenler aman uzak dursun.

Tekrar alır mıyım pek sanmıyorum.
Diğer çeşitlerini tercih ederim.

Bundan sonra elimde bu alışverişimde merak edip aldığım Down Under Argan Yağlı Saç Kremini kullanacağım.


8 Nisan 2013 Pazartesi

Okudum Bitti # 11 Zaman Haritası



Kitap Adı : Zaman Haritası
Yazar : Felix J. Palma
Yayınevi : Koridor
Baskı : 2012

Bu kitap üç adet bölümden oluşuyor. Bu bölümlerde anlatılan hikayeler sonunda ortak bir payda da toplanarak sonuçlanıyor.
Hikayeler 1800ler Londra'sında vuku buluyor.

İlk hikayemizde Andrew Harrington adlı bir genç ölen sevgilisinin acısına dayanamayarak intihar etmeye karar veriyor. Sevgilisinin fahişe iken kaldığı pansiyona gidiyor ve tam intihar edecekken kuzeni tarafından durduruluyor. Kuzeninin Andrew'u kurtarmak için öne sürdüğü gerekçe ile tüm olaylar başlamış oluyor.

İkinci hikayede ise genç bir İngiliz bayanının içinde bulunduğu devirden kurtulma isteği ve ulaşılamaz görülen aşkını okuyorsunuz. O zamanlarda bazı konulardaki geleneksel anlayış ile zamanımız arasındaki fark gözler önüne seriliyor. Ve bir delikanlının sevgi ya da dürtüleri uğruna yapabilecekleri şaşırtıcı gelebilir size.

Son hikayede ise sıra dışı bir cinayet ile başlayan kovalamaca hiç düşünmeyeceğiniz yerlere gidiyor. Hayal ile gerçek arasındaki çizgi fulu bir hal alıyor. Sahtekarlıklar, gerçekler tek tek ortaya dökülüyor. 

Zamanda yolculuğa inanır mısınız? Üç hikayenin temeli zaman kavramı ve yazar H. G. Wells  etrafında şekilleniyor. Kitabın sonu ise şaşırtıcı bir şekilde bitiyor. 

Kitap bilim kurgu adına gayet iyi kurgulanmıştı, tek sıkıntı bazı yerlerin çok karışık olmasıydı. Konuyu kaçırdığım yerler oldu doğrusu. Bazı kısımlarda ise kitap ilerlememek konusunda benimle inatlaştı sanki.
Sabırla devam edilmesi gerek yine de.
Hikayede anlatılan şeyleri kafamda canlandırmak çok zevkliydi. Ayrıca H. G. Wells'in kitaplarını da merak etmemi sağladı bu kitap.

Bilim kurgunun bu halini okumak isteyenler için tavsiye ederim ama sabırsız, tez canlı biri iseniz uzak durun derim. 



7 Nisan 2013 Pazar

Bir Vize Dönemi Macerası


8 Nisan itibariyle vize dönemim başlayacaktır.
Tabi perşembeden beri ders çalışıyorum mühendis olmak kolay değil :)

İki haftalık sürenin ilk haftası için yayınlar hazırlandı, planlama tarih ve saatlerinde karşınızda olacaklar.
İkinci hafta için ayarlamalar sürüyor.
Vize bitimine kadar yorum atarsanız fırsat buldukça geri döneceğim.
Yalnız özellikle ikinci haftam çok yoğun olacak.
Geri dönüşlerim sarkabilir, affedin.

Görüşmek üzere hepinize iyi haftalar diliyorum :)


5 Nisan 2013 Cuma

Sinema Zamanı # 2 Romantik Komedi 2


Sinemaya gitmeye pek vakit bulamıyorum ama vizelerden önce moral depolamak gerek.
Moralimin bozuk olduğu bir günde gittim bu filme.
Ve çıktığımda kendime gelmiştim nihayet.

İşte filmimiz : Romantik Komedi 2

İlk filmini de severek ve gülerek izlemiştim bu filminde de aynı etkiyi elde ettim.
Konusuna gelirsek, Esra, Mert ile evlilik planları yaparken Yiğit arkadaşını evlilikten vazgeçirmek için uğraşmaktadır. Aynı zamanda Didem, sevgilisi Cem'in kendisine evlilik teklifi etmesi için her yolu denemiştir. Ama teklif hala gelmemiştir.
Bunda Yiğit'in erkek arkadaşlarını evlilikten uzaklaştırma çabaları büyük rol oynar.
Yiğit, Mert'i evlenmeden önce bekarlığa veda partisine götürmek için erkekleri yalan söylemek durumunda bırakır.
Kıskançlık damarı tutmuş olan Didem'in yalanı fark etmesiyle cümbür cemaat kendilerini Antalya'da bulurlar.

Filmin güldürme kapasitesi bana göre epey yüksekti.
Espriler güzeldi, aşklar güzeldi.
Oyuncuların performansları kötü değildi.

Gülmek için gidip izlenebilecek, moral depolanabilecek bir film.
Vaktiniz olduğunda bir bakın derim.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Okudum Bitti # 10 ŞEY


Kitap Adı : Şey
Yazar :  J.A. Konrath
Yayınevi : Arunas
Baskı : 2012

Dikkat spoil içerir.

Bu isimli (The Thing) bir film izlemiştim ve hoşuma gitmişti. İstanbul Kitap Fuarı'nda görevliye konusunu sorduğumda benzer demişti ve almıştım.
Sonunda sırası geldi okundu, bitti ve yorumunun yapılma vakti geldi.

Kitapta olaylar 1906 Roosevelt zamanında ne olduğu bilinmeyen bir Şey'in bulunmasıyla başlıyor. Şey çünkü tanımlanması mümkün değil o zamanın şartlarıyla. Günümüzde Andrew Dannison (Andy) ile devam ediyor.

Ana karakterimiz Andy, dil yeteneği olağanüstü gelişmiş ki bu konuda okurken cidden kıskanmıştım onu, bir çevirmen. Hükümet tarafından özel bir projede görevlendirilmek üzere çağrılıyor hatta zorla alıkonuyor.
Yapmasını istedikleri görev Şey ile temas kurması. Tabi Andy'nin Şey'i görmesi hatta onu beslenirken görmesi onun için arkasına bakmadan kaçması için yeterli oluyor ama merakına yenik düşüyor ve görevi kabul ediyor. Ah Andy ne yaptın sen demedim değil hani.

Andy çok uzun bir aradan sonra uyanmış bu Şey ile iletişim kurmaya çalışırken katıldığı operasyonel birlik ve proje üssüne uyum sağlamaya da çalışıyor.

Operasyonel birlikte veteriner, doktor, asker, haham, papaz, genetik bilimci gibi kişiler mevcut. Bu kişilerin her birinin ayrı bir hikayesi var ve bu hikayelerin hiç biri iyi değil aslında. Yapılan hatalar ve tercihler onları bu üsse sürüklemiş bir nevi.
Her hatanın bir bedeli vardır ama hikaye ilerledikçe bence bu bedel biraz fazla dediğim yerler çok oldu.

Şey'e de bir işim koyuyorlar Bub. Bub bana sevimli birini hatırlatacakken Şey'den sonra fikrim tamamen değişti ne yalan söyleyeyim.

Bub konuşmaya başladığında sevinen birlik başlarına gelecekleri bilseler nasıl hissederlerdi acaba?
Bub insanları kullanmayı öyle bir başarıyor ki kirli geçmişlerinden kurtulduklarını düşünen herkes geçmişin ayaklarına dolanacağından habersiz.

Kitabın sonuna doğru ortaya çıkan aksiyon ve korku yüklü sahneler, bazen midemi kaldırmadı değil. 
Hele en sonunda olan olay şok etkisi yarattı bende.

Bu kitabı okumak psikolojinize göre yürek isteyebilir bende uyarması. Tavsiye eder miyim ederim. Her şeyine rağmen sevdiğim bir kitap oldu çünkü.
Hakkıyla yorumlamak için biraz spoile girdim sanırım. Bu yüzden de affola.

" Titanyum çubukları Andy'nin önünde dikiliverince farklı dillerde en çok sevdiği küfürlerle lanet okumaya başladı. "

" Korkuyorsun. Elbette korkuyorsun. Bub'ı gören herkes korkar. Doğar doğmaz korkmamız öğretildi. Eğer Samuel Butler'ın söylediklerini aktaracak olursam, hikayeyi Şeytan'ın gözünden okumadık hiç, çünkü kitapları herp Tanrı yazdı. "



2 Nisan 2013 Salı

Nivea Çift Etkili Göz Makyaj Temizleyicisi


Nisan ayının ilk gününden merhabalar.
Bugün size bu alışverişimde aldığım ve yaklaşık bir aydır kullandığım için artık yazısını yazabileceğimi düşündüğüm Nivea'nın Çift Etkili Göz Makyaj Temizleyicisi'ni anlatacağım.
Biliyorum bir çok blogger arkadaş yazdı ama benim ilk kullandığım göz makyaj temizleyicisi bu.
O yüzden yeni yazıyorum.
Bu ürünü almamın sebebi dün Bitirdiklerim yazısında belirttiğim Deep Fresh makyaj temizleme mendillerinin kirpiklerimi dökmesi üzerine arayışlarımdı.

Gelelim ürünümüze.
 Görüldüğü gibi çift bazlı bir ürün kendisi.
Çalkaladıktan sonra bekletmeden pamuk pede almanız gerekiyor.
125 ml lik bir temizleyici.

Arkasındaki yazı görüldüğü gibi.
Benim deneyimlerime gelirsek;
İlk kullanmaya başladığımda bir iki gün boyunca gözlerimi temizlerken yanma ve kızarıklığa neden oldu.
Gözlerim ağlamışım gibi bir süre şişti ve geri indi.
Sanırım ilk defa böyle bir ürün kullanmamdan kaynaklanıyordu.

Sonraki günlerde bu etkiler tamamen kayboldu.
Aldığım yerdeki görevliye durumu anlattığımda görevli de epey şaşırdı bu duruma.
Şimdi rahatlıkla kullanıyorum.
O yan etkilerin hiç biri yok.
Makyajı temizledikten sonra hafif bir yağlı his bırakıyor ancak ben normalde de üstüne hemen yüzümü yıkadığım için sorun olmuyor.
Memnunum kendisinden ve elimdekiler bittikten sonra alabilirim tabi daha iyisini bulmazsam.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...