30 Mayıs 2013 Perşembe

Okudum Bitti #20 Vurgun


Kitap Adı : Vurgun
Yazar : Lauren Kate
Yayınevi : Epsilon
Baskı : 2012

Sonunda aldım okudum ve bir seriyi daha bitirdim.
Sanırım geçen yazdı başladım bu seriye.
Düşmüş meleklere dair okuduğum ilk serim oldu, belki başka serilere de başlarım bu seri sayesinde.
Serilerin diğer kitap yorumlarını yazın eve gittiğimde yapacağım inşallah, kitaplar hep Adana'da.

Son kitabımızda Luce ve Daniel için geri sayım başladı.
Meleklerin nereye düştüğünü ve asıl olarak bu düşüşe neyin sebep olduğunu bulmaları gerekiyor.
Zaman kısıtlı, ipuçları nerede bilinmiyor ama tüm melekler ve şeytanlar düşüşü tekrar yaşamamak adına birlik oluyorlar.
3 gruba ayrılan ekip onları düşüşün olduğu yere götürecek ipuçlarını bulmak için yola koyuluyorlar.
Ama sırf yolculukları bile bir çok tehlike ile dolu.
Onları durdurmak isteyen sadece Lucifer değil, Kadimler, Terazi melekleri gibi bir çok engelleyici var.
Ama Luce, Daniel ve diğerleri kolay kolay pes edecek değiller.

Savaşlar, yapılan anlaşmalar, ittifaklar, kayıplar...
Luce gerçeği öğrenene ve laneti ortadan kaldırana dek daha fazlası da olacak.
Hikayenin sonu bizim coğrafyamıza kadar uzanıyor.

Aşk aslında nedir, nerde başlar nerde biter?
Ne zaman bağlılıkken ne zaman bağımlılık haline dönüşür?
Aşk nelere göğüs gerebilir?
Seven sevdiği için neleri göze alabilir?

Bu kitap ile Luce ile Daniel ve bir 3. kişi arasındaki aşk, sevgi açıklığa kavuşuyor.
Hikayenin sonu benim için gerçekten çarpıcı ve heyecan verici oldu.
Hiç beklemediğim bir son yaşadım gerçekten.
Ama sonuna kadar memnun olduğum bir sondu.

Düşmüş melekleri sevdiyseniz bu seriyi de seveceksiniz.

28 Mayıs 2013 Salı

Cilt Bakımım


Bugün size elimdeki ürünlerle uyguladığım cilt bakımımdan bahsedeceğim.
Kullandığım ürünler aşağıda fotoğraftaki ürünlerden oluşuyor.

Şimdilik bu ürünleri kullanıyorum, tabi bitip de başka ürüne geçince değişiyor.

Bu iki ürün direkt temizlik amaçlı kullandıklarım.

L'oreal Perfect Clean Köpük Jel : Sabah akşam yüzümü temizleme amaçlı kullanıyorum.
Yumuşacık yapması ile gönlümde taht kurdu özellikle.
Oriflame Optimals Clarifying Scrub : Haftada 2 kez yüzümü arındırma amaçlı kullanıyorum.
Kullandıktan sonra yüzüm gıcır gıcır oluyor kesinlikle.

Maskelerim.

Oriflame Optimals Oxygen Boost Yüz Maskesi : Haftada 1 kez yüzüme nem ve oksijen için ek takviye amaçlı kullanıyorum. Yıkama gereği duymadan kullandığım bir maske bu. 
Natura Therapy Volkanik Kil Maskesi : Özellikle cilt tonunu dengelemek, gerginleştirmek ve gözenekleri sıkılaştırmak için haftada 1 kez uyguluyorum. Kuruduktan sonra ılık suyla temizliyorum.


Oriflame Optimals Ferahlatıcı Tonik : Her yıkamanın ardından bu toniği kullanıyorum. Verdiği ferahlık hissi ve rahatlatması hoşuma gidiyor.
Oriflame Oxygen Boost Yüz Kremi : Sabah akşam kullandığım bu krem cildimin oksijen ve nem ihtiyacını günlük olarak karşılıyor. Ve yumuşacık yapıyor yüzümü.
La Roche Posay 50+ Faktörlü Güneş Kremi : Dışarı çıkmadan önce ve özellikle güneşli günlerde dışarıdayken bu güneş kremini kullanıyorum. Güneş kremlerini pek sevmediğim için çok da yorum yapabileceğim bir ürün değil.

Bu aralar uyguladığım cilt bakımım işte bu şekilde.

26 Mayıs 2013 Pazar

Okudum Bitti #19 Gölgesizlerin Tutkulu Dansı


Kitap Adı : Gölgesizlerin Tutkulu Dansı 
Yazar : Tess Gerritsen
Yayınevi : Martı
Baskı : 2013

Bir Tess Sultan kitabını daha bitirdim.
Şaşırtıcı ve bildiğimiz Tess Sultan kitaplarından farklı bir tarzda yazılmış bir kitaptı.
Polisiye bir tutam, aşk ve macera yüksek dozdaydı bu kitapta.

Bir eve aynı anda birbirinden habersiz 2 hırsızın girme ihtimali sizce ne kadardır?
Bence çok düşük bir ihtimaldir ama bu kitapta olayların başlaması için o düşük ihtimal gerçekleşiyor işte.
Yakalanmaktan son anda kurtulan bu iki hırsızın kaderleri sadece o gece kesişmekle kalmayacak.
Kader çizgileri pek bir samimi ilerleyecek.

Bir tarafta hayatını kurtarmak için hırsızlık yapan bir kadın diğer tarafta arkadaşına yardım etmek için hırsızlığa kalkışan bir İngiliz soylusu.
Burada çok güzel iki soru akla geliyor.
Acaba arkadaşlar her zaman iyiliğimizi mi düşünür?
Ya da ufak bir kaçamak sizi ölümle burun buruna getirebilir mi?

Jordan ve Clea başlarına sardıkları belaları çözmeye çalışırken kendilerini çıkmazların içine sürüklüyorlar.
Gönülleri de aşka doğru sürükleniyor.
Clea hayatta kalmak için her yolu denerken Jordan, Clea ile hayatını tehlikeye atıyor.
Clea ise tek başına ilerlemek için olmadık yöntemlere başvuruyor.
İşin içine Interpol, İngiliz istihbaratı gibi güçler girince olaylar pek bir karışıyor.

Ortada kalan iki gönül ise kendi yolunu karanlıkta bulmaya çalışıyor.

Farklı bir Tess Sultan kitabı işte.
Ama sayfaları ardı ardına çevirtecek kadar heyecanlı ve merak uyandırıcı.
Tess severlere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.

24 Mayıs 2013 Cuma

Isana Hair İpek Özlü Saç Kürü


Saç maskesi kullanmaya son bir iki ayda başlamış olsamda sevdim maske olayını.
İlk kullandığım saç maskesi Isana Hair markasının ipek özlü çabuk kırılan ve matlaşmış saçlar için olan bu maskesi.

150 ml lik sıkmalı tüpte satılan bu maske hafif bir pembe renge sahip.
Haftada 2 kez saçlara uygulanıyor ve 3-5 dk beklettikten sonra iyice durulanıyor saçlar.
O durulama anında saçlardaki yumuşaklık özellikle çok hoşuma gidiyor benim.
Saçların banyodan sonra daha kolay açılmasını sağlıyor.

İçeriği bu şekilde ürünün.

Kullanmaya başladığımdan beri yumuşaklık ve parlaklık vermesi memnun etti beni.
 Kırılmayı diğer işlemlerimle birlikte azalttığını söyleyebilirim.
4-5 tl gibi bir fiyata almıştım ve uzun süre dayanacak gibi görünüyor.
Fiyat performans açısından da memnunum.
Bittiğinde başka maskeler de denerim ama sonuçta ilk saç maskem bu ürün.
Yeniliklere açık olayım biraz.

Kullanmak isterseniz tavsiye ederim.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Oriflame Oxygen Boost Yüz Maskesi

Merhabalar
Bugün size cildimin nem ihtiyacı için kullandığım maskeyi anlatacağım.
Oriflame Optimals Oxygen Boost serisine ait olan bu maske cildin nem ve oksijen ihtiyacını yoğun bir şekilde karşılamaya yarıyor.
Oxygen Boost formülü ve kahverengi algler içeren bu maske diğer özelliklerinin yanında cildi çevresel kirlenmelere karşı da koruyor.

75 ml lik sıkmalı tüpte geliyor maskemiz.

Maske hafif bir mavi ile beyaz arası renge sahip ve ferah bir kokusu var.
Yoğun kokmuyor ama kokuyu da mutlaka alıyorsunuz.


Temizlenmiş yüze kalın bir tabaka halinde sürdükten sürüyorsunuz ve 10 dk kadar bekliyorsunuz.
Ardından ped, pamuk vs. yardımı ile ciltte arta kalan fazla kısmı temizliyorsunuz.
Yüzünü maskeden sonra yıkayarak kullananlar da var.
Ama ben yıkamamayı tercih ediyorum.

Bu maskeyi haftada bir kez uyguluyorum ben.
İsteğe göre 2-3 kez de uygulanabilir.
Maskeyi sürdükten sonraki ilk dakikalarda hafif olmak üzere yanma ve batma hissediyorum.
Ama ardından geçiyor bunlar.
Süre dolup fazlalığı aldıktan sonra cildim ferahlamış gibi oluyor.
Sanki hava alırcasına bir his oluşuyor.
Bir süre sonra cildimin yumuşacık ipek gibi olması da cabası.
Cildi bir miktar aydınlattığını da söyleyebilirim.

Tavsiye edebileceğim bir maske kendisi.
Normal satış fiyatı 13 tl civarı.


20 Mayıs 2013 Pazartesi

Okudum Bitti #18 Kimseye Güvenme


Bir ülkede başkanlık seçimi ya da bir yönetici seçimi her zaman içinde pis olayları barındırır benim kanaatimce.
Bu kitapta böyle bir konuyu ele alıyor.


Kitap Adı : Kimseye Güvenme
Yazar : Gregg Hurwitz
Yayınevi : Epsilon
Baskı : 2011

Kitap fuarından indirimli aldığım bir kitaptı Kimseye Güvenme.
Kitabın arka kapak yazısı daha açıklayıcı olduğu için onu vereceğim size.

Nick Horrigan son yirmi yıldır sakin ve güvenli bir hayat sürmektedir, fakat dairesine ansızın giren özel timle birlikte kendini bir helikopterin içinde bulur. Bir terörist ele geçirdiği nükleer enerji santralini patlatma tehdidinde bulunmaktadır.
Ve teröristin konuşmak istediği tek kişi Nick'tir.

Yüz yüze geldiklerinde adam ona yirmi yıl önce hayatını paramparça eden olayın ardındaki gerçeği anlatacağına dair söz verir.

Nick on yedi yaşındayken korkunç bir hata yapmıştır. Üvey babasının hayatına mal olan, annesinin hayatını tehlikeye atan ve yıllarca saklanmak zorunda kalmasına neden olan bir hata.
Nükleer santralde keşfettiği şey ise Nick'e sadece iki seçenek sunar: Tekrar kaçmaya başlamak ya da savaşmak ve sonunda bunca yıl boyunca tutsağı olduğu sırları ortaya çıkarmak.
Nick geçmişin bastırılmış korkuları ve şimdinin öldürücü entrikalarıyla boğuşarak pek çok yalan ve düzenbazlığı ortaya çıkarırken, kendini ve neredeyse sevdiği herkesi tehlike altında bulur.

Ona bu ölümcül labirentte yol gösteren tek şey, babasının ölürken söylediği son sözlerdir:
Kimseye güvenme.

Evet yorumuma gelirsek güzel bir macera romanıydı.
Pis işler diye bahsettiğim şeyin hangi boyutlara ulaşabileceğini gösteren bir roman.
Sürükleyici ve işin altından ne çıkacak diye merak ediyorsunuz.
Hızlı okunuyor, rahat ilerliyor.

Macera romanı sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.




19 Mayıs 2013 Pazar

Oriflame Feed Up Ayak Arındırıcısı

Oriflame'in en sevdiğim ürünlerinden biri ayak arındırıcılarıdır sanırım.
Bugün size onlardan birini anlatacağım.
İçeriğinde adaçayı ve tatlı badem yağı var.


Vaadleri "Adaçayının yatıştırıcı özellikleri ve besleyici, nemlendirici tatlı badem yağı bir araya gelerek ayaklarınızı ölü deri hücrelerinden arındırırken aynı zamanda sert deriyi yumuşatarak etkili bir bakım sunuyolar."

Ürün 75 ml lik sıkılması çok kolay olan bir tüpte geliyor.

İçindeki patiküller ayağınızdaki ölü deriyi rahatlıkla soyabilecek büyüklük ve sertlikte.
Benim ayaklarımda arada oluşan deri soyulmasına rahatsızlık vermeden ve soymaya yardımcı olarak ayaklarımı yumuşacık yapıyor.
Hafif naneli bir kokusu var.

İçerik listesi şu şekilde : 
aqua, glycerin, propylene glycol, pumice, acrylates copolymer, sodium laureth sulfate, coco-glucoside, prunus amygdalus dulcis shell powder, cocamidopropyl betaine, glycol distearate, phenoxyethanol, imidazolidinyl urea, menthol, laureth-4, sodium hydroxide, prunus amygdalus dulcis oil, parfum, methylparaben, disodium edta, salvia officinalis leaf extract, propylparaben, limonene, ethylparaben, linalool, formic acid, potassium sorbate, sodium benzoate

Bu üründen ben gayet memnunum.
Her banyoda kullanıyorum ama tahriş de yapmıyor.

Oriflame yeniden indirime soktuğunda alabilirim.
İndirimli satış fiyatı 6,90 tl.

Tavsiye edeceğim bir ürün.

17 Mayıs 2013 Cuma

Okudum Bitti #17 Soluksuz Kalan Kasaba


Bugünlerde kitap alma hızım okuma hızımı aşıyor.
Sebebi de kitap aldığım yerlerde yapılan indirimler.
Kendimi tutamıyorum hele ki istediğim kitapları indirimde görünce.

Bugün anlatacağım kitabı fuarda aldım, geçen ay okudum ama yorumu bu zamana kaldı.


Kitap Adı : Soluksuz Kalan Kasaba
Yazar : Kenneth J. Harvey
Yayınevi : Sonsuz Kitap
Baskı : 2012

Adındaki gibi soluksuz bırakan bir kitap olmadı ne yazık ki benim için.
Büyüdüğü balıkçı kasabasına kızı ile tatil yapmaya giden Joseph bir süre sonra kendini tuhaf olayların içinde buluyor.
Kızı Robin resim yapmayı çok seven ve buna yeteneği olan küçük bir kız.
Bu kasabaya geldikten bir süre sonra kaybolan küçük bir kızın hayaletini görmeye başlıyor.
Arkadaş olduğu bu hayalet kız onu bir süre sonra istemediği şeyleri yapmaya zorluyor ve hayatını tehlikeye atıyor.
Bunun yanında Joseph'in kaldığı evin yanındaki evde yaşayan dul kadın ise Joseph'in ilgisini çekmeye başlıyor.
Aslında hiç bir şey göründüğü kadar masum değil.
Kasabada insanlar öfke krizleri geçirmeye başlıyor, ardından ise nefes alma sıkıntıları baş gösteriyor.
Bunların son adımı ise nefessiz kalıp ölmek.
Kasabada git gide artan bu tuhaf ölümler sonucu ordu ve hükumet duruma el koyuyor.
Orduda bir kişinin aklına gelen ihtimal ise korkutucu.
Olayların bu ihtimal çerçevesinde ilerlemesi ise seçenekleri kısıtlıyor çünkü başkaları buna inanmıyor.

Sonu ise beklentileri karşılayamayacak kadar sıradan biten bu kitabı bitirmek için epey uğraşmam gerekti.
Olaylar sürekli aynı şekilde olup bittiği, heyecanlandıracak bir şey olmadığı ve sonu tahmin edilebilir olduğu için sıkıldığım bir kitaptı.
Bazen sanki ben bunu okudum daha önceki sayfalarda gibi bir his uyandırdı bende.
Pek tavsiye edebileceğim bir kitap değil doğrusu.


15 Mayıs 2013 Çarşamba

L'oreal Paris Perfect Clean Köpük Jel


Bugün size bir kaç haftadır kullandığım L'oreal'in köpük jelini anlatacağım.
Kendisi şimdilik en sevdiğim yüz temizleme ürünü haline geldi.

Ortasında kocaman görünümlü, vantuzlu bir cleanped'i var bu ürünün.

Arkasına kadar geçen bir delik tasarımı ile cleanped ürüne eklenmiş.
Bu tasarım ürünün milim bazında hacminin daha az olmasına neden olmuyor zannımca.

Bir sürü minik dişleri ve yumuşak yapısı ile ürünün yüzünüzde güzelce köpürmesini sağlıyor.

Alt kısmının bu tasarımı ise dilerseniz iki parmak arasında yüze uygulamayı kolaylaştırıyor.
Onun dışında tutmada rahatlık sağlıyor.

Vantuzu ile evde fayansa tutturabilirsiniz dilerseniz.
Ama ben yurtta olduğum için hep ikisi bir arada, deliğe takılı taşıyorum.

Kullanım şekli arkasında tarif ediliyor.

Gelelim benim gözlemlerime.
Ürünü kullanırken yüzümde bir ferahlama hissediyorum.
Sanki cildiniz hava alıyor gibi.
Bunun dışında çok hoşuma giden bir yumuşatma etkisi var ki cildim diğer kullandığım ürünlerle birlikte iyice ipek gibi oluyor.
Köpürmesi için uğraşmanıza gerek kalmıyor cleanped sayesinde de.
Su ile temizlerken çok zorluk çıkarmıyor.

Temizlik görevini bana göre gayet iyi yerine getiriyor bu ürün.

Tavsiye eder miyim kesinlikle.

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Avon Kuru Saç Uçlarını Onarıcı Serumu


Saçlarımı kestirdiğimi daha önceden söylemiştim.
Kırıklarımın gitmesi sayesinde bu ürünün ne kadar işe yaradığını daha rahat gözlemleyebildim nihayet.
Zaten kırık olan saç uçlarına uyguladığımda pek de bir değişiklik göremiyordum.

Avon'un üzerine çok konuşulmuş bu serumu 30 ml lik pompalı bir şişede geliyor.
Yapısının yoğun olması tüm saça yetmesine engel değil kesinlikle.
Elinize bir pompa sıktığınızda da yeterli olabiliyor.
Ben kaç aydır kullanıyorum yarısını ancak geçtim 2 güne bir uyguladığımı düşünürsek.

Kuru saç uçlarını onardığı söyleniyor ama dediğim gibi zaten kırık olan saçı düzeltmek bence mümkün değil.
Sadece tekrar kırılmasını önleyebilirsiniz.
Elektriklenmeyi kontrol altına alıyor evet.
Bunların yanında yumuşaklık, parlaklık ve harika bir koku yönü var.

İçeriği bu şekilde.

Kırık önleme konusunda saçlarımı kurutma makinasıyla kurutmamın dışında maşa ve düzleştiriciye maruz bırakmadığımı göz önüne alırsak yardımcı olduğu söylenebilir.
Yine de mucize beklememek lazım.
Ben en çok elektriklenmeye iyi gelmesi ve kokusunu seviyorum ama.
Bitince argan yağlı olanını denemeyi düşünüyorum.

9 Mayıs 2013 Perşembe

Okudum Bitti #16 Miras-Ruhlar Dehlizi


Ah ah bir seriyi daha tamamladım.
Lise 2.sınıfta başlamıştım miras serisine.
Eragon filmini izleyip kitapları olduğunu öğrenmem ile kitapçının yolunu tutmuş, ilk iki kitap olan Eragon ile Eldest'i büyük bir heyecan ile almıştım.
İki kitabı bitirmek sancılı bir bekleyişe neden olmuştu. 
3. Kitap Brisingr ben lise sondayken elime geçti. 
Her biri ayrı güzellerdi, böyle bir dünya ile tanışmak çok güzeldi.
Sonunda son kitap da çıktı ve aldım, okudum, şimdi yorum vakti.
Bu kitabı çok sevdim ve yorumun içinde spoil vermeden nasıl yazacağım bilmiyorum.
Ama kendimi tutmaya çalışacağım.


Kitap Adı : Miras - Ruhlar Dehlizi
Yazar : Christopher Paolini
Yayınevi : Altın Kitaplar
Baskı : 2012

Eragon İmparator'a karşı giriştiği savaşta Varden, Surda, cüceler, elfler, urgallardan oluşan orduya ile Uru'baen'a ilerlemektedir.
Son savaş hiç birine benzemeyecektir.
Her ırktan gelen canlılar tek bir kişiye Galbatorix'e karşı birleşmiştir.
Ama Galbatorix oturup bekleyecek bir insan olmadığını zaten göstermiştir.
Kendi emelleri uğruna süvarileri ve ejderhaları yok olmanın eşiğine getiren ve yüz yıldan fazla süredir sarayında güç toplayan bu adama karşı herkesin gücü yeterli gelecek midir?
Eragon, Saphira'nın yumurtasını bulup süvari olduğu ilk zamanlardaki gibi değildir.
Çok yol kat etmiş, çok savaş ve ölüm görmüştür.
Kendisini bekleyen nice maceralardan ve tehlikelerden ise habersizdir henüz.
Son savaş, son yıkım, son ölüm...
Her şeyin bir sonu vardır ve bu son yaklaşmaktadır.
Arya'ya karşı duyguları ile baş etmeye de çalışan Eragon verilmesi çok zor kararlar verecektir.
Değişmez denilen insanlar değişecek, imkansız denilenler olacak, ümit yok olmaya yüz tutmuşken yeniden canlanacaktır.
Başkaları uğruna kendini feda edecek kadar  fedakar ve yürekli canlılar ortaya çıkacaktır.
Şeytana tapanlar ile baş edilecektir.

Sonunda kederle dolduğum bir kitap oldu benim için.
Böyle biteceği aklıma gelmezdi.
Bazı şeylerin olacağını bilirsiniz ama bazılarını tahmin edemezsiniz.
İşte böyle bir kitaptı.
Kalın, kütük gibi ağır ama elimden düşmeyen bir kitaptı.

Bazı konular muallakta kaldı, merakımız giderilmedi.
Sanki devamı gelecekmiş gibi hissettirdi yazar.
Eragon, Saphira sizi çok özleyeceğim.

Yazımı yazarın deyişiyle bitirmek istiyorum.
" Se onr sverdar sitja hvass."

Alın okuyun bu seriyi pişman olmazsınız.


8 Mayıs 2013 Çarşamba

Oriflame Oxygen Boost Krem


Ben normalde her gün yüzüne krem kullanan bir insan değildim bu kremden önce.
Oriflame'in bu kremini aldığımda denemekten zarar gelmez deyip kullanmaya başladım.
Düzenli olarak her gün kullanmasam bile etkisini göstermeye başlamıştı.
Her gün kullanınca sonuç benim için ayrıca güzel hale geldi.

Şimdi kremimiz Oxygen Boost yani oksijen içerikli bir krem.
Cildin oksijen ihtiyacını karşılamayı, berrak, sağlıklı, aydınlık bir cilt elde etmeyi vaat ediyor size.

İçeriğinde kahverengi deniz yosunu konsantresi, Aqua-Boost kompleks ve E vitamini mevcut.
Bu deniz yosunu konsantresi cildin oksijen tüketimini canlandırmaya ve nefes alışına yardımcı oluyor.
E vitamini antioksidan özelliği ile UV ışınlarının neden olduğu serbest radikallerin zararlarına karşı korumayı sağlıyor.


Sabah-akşam kullandığım bu kremin şu aralar 1/4 i kaldı. Fotoğraf daha öncesinin.
Bu krem sayesinde cildim yumuşacık oluyor.
Sanki daha aydınlık görünüyor.
Nefes alıp almadığı konusunda tam emin değilim ama kremin verdiği his hoşuma gidiyor.
Ciltte emilimi çok hızlı olmasa da yeterince hızlı bana göre.
Cildimde yağlanma yapmadı ya da sivilce gibi etkileri olmadı.

Oriflame şimdi bu kremi gündüz ve gece kremi olarak ayrı ayrı satışa sundu. Mayıs kataloğunda 24,90 tl satış fiyatı her birinin.
Denemenizi tavsiye ederim.

5 Mayıs 2013 Pazar

Okudum Bitti #15 Tek Tadımlık Hayat



Kitap Adı : Tek Tadımlık Hayat
Yazar : Lee Lipsenthal
Yayınevi : Martı
Baskı : 2013

Hayatınızın bildiğiniz ve yakın bir tarihte sona ereceğini öğrenseniz ne yapardınız?
Peki kanser olduğunuzu öğrendiğinizde?

Kanser çağımızın en yaygın hastalıklarından biri haline geldi.
Korunmak için bin bir türlü yöntemden bahsediliyor.
Peki ya bunların hepsi gerçekten yeterli mi?

Dr. Lee, hastalarına sağlıklı yaşam, ömrü uzatacak yöntemler,egzersizler vs. den bahsederken bunların büyük bir kısmını da kendi yaşamında uygulayan bir insandır. 
Her şey sağlıklı ilerlerken bir gün ufacık bir lokmanın ortaya çıkardığı kanser hayatını huzura meyledecek şekilde değiştirecektir. Evet huzura çünkü Dr. Lee'nin bir planı vardır.

İnsan kaçınılmaz olanı engelleyemez sadece erteleyebilir. Ölümü isyan ile karşılamakla dinginlik ile karşılamak arasındaki farkı öğrenmek isterseniz bu kitabı alın.
Adım adım ölüme ilerleyen bir insanın zihnini ve ruhunu bedenini ele geçiren düşmana karşı nasıl ayakta tuttuğunu göreceksiniz.
Hayat herkese tek seferlik verilir. Ölümden dönmeniz sadece kaçınılmaz olanı geciktirir.
Ölüm sizi bulmadan hayatınıza huzur getirmeye ne dersiniz?
Ölümden korkmak yerine huzurla ölüme yürümek daha doğru olmaz mı?

Sanırım çok konuştum. Alın okuyun. Pişman olacağınızı sanmam.


3 Mayıs 2013 Cuma

Sinema Zamanı #4 SES


Sonunda film izlemek için vakit buldum ve yine bir yerli yapım olan SES'i izledim.


Selma Ergeç ve Mehmet Günsür'ün baş rollerini oynadığı bu film tam bir gerilim filmi.
Derya(Selma Ergeç)'nın onu uykularından sıçratarak uyandıran kabusları ve bir anda duymaya başladığı gaipten gelen sesler ile hayatı yokuş aşağı sürüklenmeye başlar.
Annesinin evlenmesi yönündeki konuşmaları ve Onur(Mehmet Günsür)'un çevresinde olması işleri daha da zora sokacaktır.
Derya'nın duyduğu ses onu istemediği şeyleri yapmaya zorlamaktadır. Çocukluk arkadaşı ve patronu olan Onur'a içten içe beslediği duyguları da suistimal etmeye başlayacak olan ses Derya'yı geri dönüşü çok güç bir yola sokacaktır.
Çevresindeki her şeyin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını öğrenmek Derya'nın iç hesaplaşmasında onu sona sürükleyecektir.
"Her iyinin içinde bir kötülük, her kötünün içinde bir iyilik vardır." sözü bu filme kalıp gibi oturuyor.
İnsan kendinden nereye kadar kaçabilir ki?
Sesleri dinlemek doğru mu yanlış mı?
İnsanın korkularının temelinde yatanlar nedir aslında?
Bu filmi izleyip siz karar verin derim.


Bir de performansları değerlendirirsek Selma Ergeç bence çok iyiydi. Ben tvden uzak olduğum için dizilerdeki oyunculuğunu bilmiyorum. Ama bu filmde ben sevdim.
Mehmet Günsür için ise şöyle diyebilirim, biraz eğreti durmuş bu rol. Sanki zoraki oynamış gibiydi.
Diğer filmlerine nazaran yavan kaldı oyunculuğu bana göre.

Psikolojik gerilim seviyorsanız izleyin bu filmi.



2 Mayıs 2013 Perşembe

Volkanik Kil Maskesi


Bugün size Tahtakale taraflarından aldığım bir kil maskesinden bahsedeceğim.
Bu maskeyi mümkün olduğunca haftada bir kullanmaya çalışıyorum.
Satıcının anlattıklarına güvenip almıştım, en azından şimdiye dek zararını görmedim.


 Hem yüz bakım maskesi hem de peeling görevi gören bu volkanik kil maskesi kabında yazan faydaları şu şekilde.
Hangilerini deneyimledin derseniz, rahatlatması, ferahlık vermesi, sıkılaştırması benim deneyimlediklerim oldu.

 Bu maskeyi yüzüme sürüp 10 dk bekleyince yüzünüzü inanılmaz gerebiliyor.
Mimikler o sırada sıfır.
Kuruduğu için mimiklerinizi kullanmak istediğinizde biraz gerginlikten dolayı canınız yanabiliyor.
Yüzümde maske varken arkadaşlarımın güldürmesi sonucu yaşadım o acıyı.

 Bu maskenin sevmediğim bir diğer yanı ise temizlenmesinin epey uğraştırması.
Suda çözüp yüzümü temizlemesi bir yerden sonra bıktırıyor.

Ama temizledikten sonra oluşan yumuşaklık hepsine değiyor.
Yüzüm gerçekten yumuşacık oluyor ve bu hissi seviyorum.
Ne kadara hangi dükkandan aldığımı ise hatırlamıyorum.
Bir daha gitsem o dükkanı bulabilir miyim kaybolmadan o konuda da şüpheliyim doğrusu.
Bitmesi epey uzun süreceği için sıkıntı yok şu an yeniden alma konusunda.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...