8 Haziran 2014 Pazar

Keith - Bu Bir Film Yorumudur


Merhabalar,
Bu aralar tezim, finallerim, mezuniyetim derken epey uzak kaldım.
Finallerim başladığı için de içimde film, dizi izleme hevesi canlandı.
Ne zaman sıkıntıya girsem böyle film ya da dizilere sarıyorum sınav zamanı zaten.
Şimdi size anlatacağım filmi de bugün izledim ve yorumunu yazmam gerek diye düşündüm.
Varın siz düşünün beni nasıl etkilediğini.

Evet filmimizin adı Keith.
Sitelerdeki tanıtım yazısı inanın çok  farklı geldi filmin içeriğine göre bana.
O yüzden direkt kendi tanıtımımı yapacağım.

Başrolleri Jesse McCartney (Keith) ve Elisabeth Harnois (Natalie) oynuyor.
Filmimizde Natalie liseyi bitirip ailesinin istediği Duke üniversitesine girebilmek için notlarını yüksek tutmaya çalışan, aynı zamanda burs kazanabilmek için delice tenis oynayan, güzel, etrafı arkadaşları ile dolu bir kız.
Keith ise Natalie ile kimya dersine giren, ne yapacağı belli olmayan, çatlak, gizemli ve yalnız bir oğlan.

Bu ikilinin kader çizgisi kimya laboratuvarında eşleşmeleri ile kesişiyor.
Natalie, Keith'in zor bir eş olacağını daha ilk dakikadan anlıyor ama değiştiremediği için de katlanıyor.
Keith'in ise amaçları çoooook farklı.

Natalie, bir yandan tenis maçlarını kazanmak için pratikler yapıyor, bir yandan okula transfer olmuş Güney Amerikalı çocuğu baştan çıkarmaya çalışıyor, bir yandan ise tuhaflığı sınır tanımayan Keith ile baş etmeye çalışıyor.
Keith'in Natalie'den istediği tuhaf işler ise işi iyice karıştırıyor.

Gelelim detaylı yoruma.
Buralar spoilsiz yani sanırım :)
Bu kadar umursamaz olan bir insanın hayatında mutlaka bir dönüm noktası vardır.
Natalie ve ben, Keith'in dönüm noktasını öğrendiğimizde kalbimizden vurulduk, başımız döndü.
Ve ben haaaayyyyyııııırrrrr yaaaaa!!!!!! çığlıkları attım.
Çünkü bu konu benim en hassas olduğum konulardan biridir.

Bir insanın ise sizin hayatınızı ne kadar değiştirebileceğine inanamazsınız.
Hayatı sorgulamak çoğu bakımından aklımıza bile gelmez ama ben Keith'in yerine kendimi defalarca koydum.
Ne yapardım, ne kadarına cesaret ederdim, nasıl birine dönüşürdüm?
Natalie bile oldum bu filmde.

Bazı bölümler kopuk kopuk olmasına rağmen müzikleri ve olayların ilginçleşmesi ile merak uyandıran bir film oldu diyebilirim.
Kurgu bazı kısımlarda yetersizdi ama çok da profesyonel bir şey beklemiyordum.
Ve o sonu yok mu Aman Allah'ım dedim.

Boş vakit buldunuz zaman bir izleyin, belki siz de benim kadar etkilenirsiniz.
Ve hayata yeni bir pencereden bakarsınız.
Evet bu kadar ve kendinize iyi bakın.
Sevdiğim bir söz ile bitirmek istiyorum.

"Her yeni günü tek bir taneymişçesine karşıla ve ondan bir şaheser yarat."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...