31 Ağustos 2014 Pazar

Nivea Duşta Vücut Kremi - Kakao Keyfi

Merhabalar,
Sıcakların hala hüküm sürdüğü yaz mevsiminde işin içine bir de Adana faktörü girince cildimi nemlendirmenin nasıl işkence haline geldiğini anlatamam size.
Normal nemlendiriciler ile uğraşmak  yerine duşta vücut kremi tek çözüm oluyor bu işkenceye.
Nivea'nın bu yaz çıkardığı kakao keyfi ise bugünün konuğu.

Kakao kokusu belli miktarda çok güzeldir ama ağır olunca sevmem ben.
Sanırım benim gibi düşünenler var ki Nivea da kokusu hafif bir ürün ortaya çıkarmış :) 

Çoğunuzun bildiği gibi bu ürünün kullanış şekli şöyle:
Banyonuzu yapıyorsunuz. Kurulanmadan ıslak vücudunuza kremi sürüyorsunuz. Daha sonra kremi durulayıp kurulanarak banyodan çıkıyorsunuz.
Bunu niye anlattım çünkü bazı yazılarda gördüm. 
Ne yazık ki duş jeli gibi sabunlanma amaçlı kullanıp memnun kalmayanlar olmuş.
aman ürünün kullanımına dikkat.
Yanlış kullanırsanız en iyi üründen bile soğuyabilirsiniz.


Kremin yapısı yeterince kıvamlıca, akıp gitmiyor.
Şişesi değişmiş gibi geldi bana sanki.
Üst kısım daha yumuşak bir maddeden ve rahatlıkla sıkılabiliyor.
Kakao kokusu çok hafif ve rahatsız etmiyor.
Banyodan sonra fazla da kalmadan geçiyor kokusu.
Verdiği yumuşaklık kışa göre yazın daha etkili oluyor.

Özellikle yaz sıcağının 40 dereceleri rahatlıkla geçtiği Adana gibi illerde krem sürme işkenceye dönüşmüşken yazın kullanmak adına çok iyi bir ürün kendisi.

İçeriğini daha yakından görün diye aşağıya ekliyorum.

Evet bugünkü yazımda burada son buluyor.
Kedinize iyi bakın.

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Okudum Bitti #44 İkna


Merhabalar,
Kitap okumayı sevenlerin büyük bir kısmı hayatında en azından bir kez Jane Austen'ı duymuştur.
Ya da en azından Aşk ve Gurur kitabını :)
Jane Austen ile ben de Aşk ve Gurur kitabı sayesinde tanışmıştım ve bir günde okumuştum.
İlk kitabın üzerinden yıllar geçmiş olsa da bu kez başka bir Jane Austen kitabını okumak istedim.
Kitap Adı : İkna
Yazar : Jane Austen
Yayınevi : Lacivert Yayıncılık
Baskı : 2009

İkna kitabını açıkçası büyük beklentiler ile almıştım elime.
Aşk ve Gurur'daki o heyecanı ve aşkı bu kitapta da bulabilirim sanmıştım.
Ama yanıldığımı çok geçmeden anladım.

Bu kitapta baş karakterimiz olan Anne, çok ahım şahım güzelliği olmayan, ablası ve babası arasında biraz sindirilmiş ve sesi çok çıkmayan bir İngiliz soylusu.
Babasının maddi durumunun git gide bozulması nedeniyle asıl yaşadıkları evi kiraya verip başka yere taşınmak zorunda kalan bu üçlüde Anne yeni evi olacak Bath'e gidene dek bir çok yere gitme durumunda kalıyor.

Gittiği her yerde aslında yumuşak başlılığı, fedakarlığı ve zekası ile öne çıksa da kendi isteklerini sürekli geri plana atması beni biraz sinir etti doğrusu.
Bir de eskilerde kalmış bir aşkın tekrar eteklerine yapışması ile biraz daha saflaşıyor arkadaşımız.

Aile içinde ona karşı takınılan tutum bana göre;
"Tamam Anne, iyisin güzelsin de sen bizim isteklerimi karşıladığın sürece bu özelliklere sahipsin. Yoksa bence sana bu ailede gerek bile yok. O yüzden sus ve bizim işlerimizi gör." Şeklindeydi.

Ben böyle hissettim ve ailenin diğer üyelerine ciddi sinir oldum.
Bencil bir kardeş, soğuk nevale bir abla, kendini beğenmiş bir baba.
Zavallı Anne nerelere gitsin yani.

Kitabın sonuna dek benim için pek bir aksiyon olmadı.
Son sayfalardaki aksiyon ise fazla kısaydı.
Ben söyle abla ile kavga hayal etmiştim.
Erkeklerin bir bayan için düellosu felan gayet iyi olurdu.
Ama her şey oldu bittiye getirilmiş hissi uyandırdı bende.

Ben o yüzden bu kitabı pek tavsiye etmem.
Ama Jane Austen seviyorsanız okuyarak en azından okudum diyebilirsiniz.
Tabi ben yine Jane Austen kitabı bulunca alıp yazarın değişimini görmek isterim.

29 Ağustos 2014 Cuma

Mim- Hangisini Tercih Edersin?


Merhabalar,
Sevgili Kitap Eylemi'nde görüp çok beğendiğim için  rica ile kendimi de etiketlettiğim bir mim ile karşınızdayım :)
Bu mimde her soruda size sunulan iki şıktan birini tercih ediyorsunuz. 
Ama tercihi dikkatli yapın çünkü şartımız var.
Seçtiğiniz şıkkı sanki hayatınız boyunca öyle olacakmış gibi değerlendireceksiniz.

Soruları benim ayrı bir hoşuma gitti tabi.
Bu kadar sohbet yeter cevaplara geçelim.

1- Çok kitaptan oluşan seriler mi ya da tek kitaplar mı?
Her ne kadar tekli kitapları da çok sevsem de ilk tercihim hep seriler oluyor. Hatta o kadar çok seri okumuşum ki bu güne kadar ben bile şaşırıyorum. Hala devam seriler ile birlikte sayı 20 rahat olsa gerek. O yüzden daimi seriler ile yaşamımı sürdürebilirim.

2- Sadece kadın yazarları mı yoksa erkek yazarları mı okumak? 
Genel bir tercihim yok bu konuda. Kimi zaman kitabın yazarını, bitirdikten sonra kadın mı erkek mi başka kitabı var mı diye araştıracak kadar arka planda tutabiliyorum okurken. Ama seçmek gerekirse kadın yazarlardan yanayım.

3- Kitapçıya gidip kitap almak mı, internet üzerinden kitap almak mı?
Buna cevabım kesinlikle kitapçıya gidip almak. Kitaplarımı alırken hala elime alıp Harry Potter'daki asa seçen insanlar gibi sihrini hissetmeyi seviyorum. Okur kitabı seçerken kitap da okurunu seçiyor bana göre :)

4- Film olan kitapları mı dizi olan kitapları mı?
Her ikisini de sevsem de ilk tercihim film olanlar diyebilirim. Sezon sezon dizi takip etmek şimdiler de zor geliyor. 
Not: Bunu söyleyen kişi senelerce Harry Potter'ın her filmi için sabırla bekleyen bir okur :)

5- Günde 5 sayfa okumak mı yoksa haftada 5 kitap mı?
Haftada 5 kitap okumak tabi ki. Günde 5 sayfa kesmiyor beni, her ne kadar haftada 5 kitaba çıkamasam da. 

6- Profesyonel bir yazar olmak ya da profesyonel bir yorumcu olmak? 
Profesyonel bir yazar olmak. Küçüklüğümden beri hayalim. Tek engel aklımdaki hikayelerimi toparlayıp yazıya dökecek ilhamın olmaması.

7- En sevdiğiniz 20 kitabı tekrar tekrar okumak mı yoksa her gün daha önce okumadığınız yeni bir kitabı okumak mı?
Her gün yeni bir kitap bana göre daha iyi. En sevdiğim kitabı en fazla 5-6 kez okuduğumu düşünürsem artık yeni kitaplar daha çok ilgimi çekiyor.

8- Kütüphanede çalışmak mı kitap satıcısı olmak mı?
Kitap satıcısı. Ortamı daha canlı hale getirebileceğim için tercihim bu yönde.

9- Favori türünüzden kitaplar okumak mı yoksa favori türünüz hariç diğer her türden kitaplar okumak mı?
Favori türüm her zaman ilk tercihim olmuştur. Farklı türleri daha az tercih ediyorum. Yani fantastik kitapları verin bana yeterli.

10 - Sadece fiziksel kitap kopyalarını okumak mı yoksa sadece e-kitap okumak mı?
E-kitapları da deneyimlemiş biri olarak fiziksel gerçekliğin yerini tutmuyorlar. Kitabı elime alıp dokusunu, kokusunu hissetmek benim için nirvanaya yaklaşmak gibi bir şey :)

Ve her mimin olmazsa olmazı mimlediğim kişiler :

Evet kendinize iyi bakın.

28 Ağustos 2014 Perşembe

Avon Glimmerstick Cosmic Göz Kalemi Galactic Green

Merhaba,
Avon'un Glimmerstick göz kalemlerini denemeyen kalmış mıdır acaba?
Ben de her serisinden var resmen.
Cosmic, Diamonds vs. indirimde buldukça alıp alıp koyuyorum resmen.
Tabi evde göz kalemi cenneti oluştu orası ayrı.

Bugün de Cosmic serisinden Galactic Green rengini anlatacağım size.

Serinin adı Cosmic olunca rengin adına da ona göre uzay teması işlenmiş.
Galactic Green olmuş :)


Galactic Green'in ambalajdaki rengi nefti yeşilini anımsatıyor.
Asansörlü bir kalem olduğu için açma derdi olmuyor.
Bu kalemlerin en sevdiğim yanlarından biri de bu kolaylığı zaten.
Açarken kırılan uçlar beni sinir eder hep.
Her ne kadar buzdolabında bekletip açsam da yine de heba olabiliyor yumuşak uçlar.


Nasıl durduğuna dair iki fotoğraf çektim.
Üstteki az ışıklı, alttaki direkt ışık vuran şekilde çekildi.
Az ışıkta biraz soluk dururken ışığı daha iyi alınca özellikle parlaklığı ve rengi ortaya çıkıyor.
Tema uzay olunca parlaklıklar kaçınılmaz.
Ufak ışıltılar içeriyor ama bu beni rahatsız etmiyor.
Bir de bu ışıltılar farklı renklerde yani sadece yeşil değil.
Pembe, mavi, gri ışıltılar da var.

Sürümüne gelirsek yağ gibi kaymıyor bir kere.
Azıcık bastırıp üzerinden geçmeniz lazım tam rengi almak için.
Kalıcılık ise benim için yeterliydi, akma da yapmıyor.
Çıkarırken ise ışıltıları iyi temizleyin derim.
O ışıltılardan kurtulması azıcık uğraştırıyor o kadar.

Benim sevdiğim bir seriden sevdiğim bir kalem.
İndirimde 6 tl ye kadar düşebiliyor.
Böyle bir renk arıyorsanız bakabilirsiniz.


27 Ağustos 2014 Çarşamba

Okudum Bitti #43 Yemin

Merhabalar,
Kitap yorumlarımın biriktiği şu aralar hepsini tek tek yazıp size tanıtayım istiyorum.
İlk olarak da Fatih Murat Arsal'dan Yemin ile başlıyorum.

Kitap Adı : Yemin
Yazar : Fatih Murat Arsal
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

Fatih Murat Arsal bir kitapta daha karakterleri döktürmüş sunmuş bize.
Pdf olarak okumadığım nadir kitaplarından biridir Yemin.

Karakterlerimiz;
 Gözleri de kendi de ismi gibi kara olan yakışıklı bir adam Kara.
Nereden geldiği bilinmeyen, bakışları çelik gibi sert, yakışıklılığı değme erkek güzellerine parmak ısırttıran bir adam.

Güzelliği ile bilinen, sarışın ve zeki, biraz da bilmiş bir kız olan Tuğçe.
Zenginliğini ve zekasını kullanmayı bilse de bir çift kara gözde kendini kaybedecek olan bir güzel.

İkilimizin yolları Kara'nın Tuğçe'nin babasının isteği ile Tuğçe'ye koruma olması ile kesişiyor.
Karanın yanında sarışın bir güzel, sarışının yanında ise resmen esmer ateş.

Ufacık bir ceza verme girişimi ile alevlenen hisler sonunu bilinmeyen yerlere çekecek.
Cezalar ise birbirinden farklı yöntemler içerecek.

Geçmişinde türlü hüzünler barındıran bir adamı mutlulukla sarıp sarmalayacak bir güzelin ciddi anlamda yaşayacağı gerçek ilk aşk ve deneyimli bir adamın bu aşk karşısında hissedeceği çaresizlik.

Ve verilecek bir yemin;

"Sen dizlerinin üzerinde sürünerek gelsen de...
Seninle asla evlenmem." 

Kırılan kalpler, yıkılan hayaller ve geriye kalan o tertemiz hediye.
İki inatçı aşığın sizi bazen hüzünlendirecek ama sıkça kahkahalar attıracak aşkını okumadıysanız bir an önce okuyun derim.

Evet sonunda spoil içermeden yazabildiğim bir yorum ile yazımı kapatıyorum :)
Eğlenmek ve aşkı tatmak istiyorsanız Yemin sizi bekliyor.

26 Ağustos 2014 Salı

Golden Rose Rich Color Oje - 27


Merhabalar,
Bugün size bir oje yazısı hazırladım.
Maalesef oje yazılarım da ışık ve fotoğraf hazırlamaya kurban gidiyor.
Akşam sürdüğüm için ojelerimi tam rengini verecek fotoğrafları çekmesi sıkıntılı oluyor.
Ancak gündüz sürersem çekiyorum ben de.

Evet gelelim ojemize.
Golden Rose'un Rich Color serisinden bu kocaman fırçalı ve epey kalın yapılı ojelerinden 27 numara konuğumuz.
Kendisi böyle kopkoyu bir mor.
Hatta yetersiz ışıkta siyah bile sanılıyor.
Ki bu benim çok hoşuma gitti.
Koyu oje benim için candır pek bir severim kendilerini.

Kocaman fırça demiştim ya normal oje fırçalarına göre nereden baksanız 2 kat daha büyük fırçası var.
Bu size tek adımda neredeyse tüm tırnağı boyama imkanı veriyor.
Bunun yanında yapısı kalın gerçekten.
Koyu renkte bile tek kat sürüş rengi elde etmenize yetiyor.
Amma ve lakin kalın yapılı olmasının dezavantajı da var.
Bazen fırça ojenin bir kısmını kayığın suyu ayırması gibi ayırıp oranın ince/ daha açık renk kalmasına neden olabiliyor.
Bu sefer ikinci katı sürmek zorunda kalıyorsunuz.
O yüzden sürerken dikkat etmek lazım.

Bir de kuruma meselesi var.
Diğer normal ojelere göre daha hızlı kuruyor.

Kalıcılığına gelirsek kurutucu ile 2 günün sonunda bile uçlardaki soyulma çok çok az.
Kalıcılık olarak benden tam not aldı yani.
Denk gelirseniz bakmanızı tavsiye ederim bu seriye.

Siz ne düşünüyorsunuz bu oje hakkında?
Yorumlarınızı bekliyorum.

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Dermoskin Biotin Şampuan

Merhabalar,
Bir şampuan yazısı ile daha karşınızdayım.
Daha önce yazdığım Salicade şampuanımı sadece haftada 2 kez kullanabiliyorum.
Bu nedenle geri kalan zamanlarda başka şampuan kullanmam gerekiyor.
İşte o şampuan ise aşağıda gördüğünüz ve bu günün yazısı oluşturan Dermoskin Biotin Şampuan.
Kendisini dökülme ve yavaş uzayan saçlarıma çare olsun diye eczacımın tavsiyesiyle almıştım yine.
Eczacı teyzem valla çok hayra geçti senin verdiklerin ya, ben Adanalarda seni nasıl bulacağım.

Biotin bildiğiniz gibi saç derisi ve saç için çok faydalı bir maddedir.
Aynı zamanda saçın uzaması için hücrelere yardımcı olur.
Bayanlara özel bu şampuan da Biotin maddesinin yanında çay polifenolleri ile atkuyruğu ekstresi de bulunuyor.
Yabancı vloggerları izleyeniniz varsa bilirsiniz.
Bir çoğu şu atkuyruğu ekstresi şeyli şampuanlardan kullanıp pek de güzel uzatıyorlar saçları.
Az daha baktım da kırk kilit otu da deniyormuş buna.

İçindeki diğer faydalı malzemeler yine yukarıdaki fotoğrafta yazılı.
Ben saçlarıma uygulayıp dediği gibi en az 3 dk bekletiyorum tabi masajla yediriyorum da iyice.
Kokusu da rengi de zararsız ve hoş :)
Yıkadıktan sonra biraz sertlik oluyor gibi ben de ama boyalı olmasının da etkisi var tabi.
Saç kremi ya da maske işinizi halleder.

Bunun yanında egzamama hiç bir zararı olmadığı gibi gerçekten saçlarımı uzattığını düşünüyorum.
Sanki kullandığım süre içinde uzama oldu ama bunda saçlarımı kestirmediğim için artık iyice uzamasının da etkisi vardır muhakkak.
200 ml lik şampuanın 19,50 tl gibi bir fiyatı var.
Bitince şimdilik almayacağım tekrar çünkü elimde bitmesi gereken şampuanlarım var.

Kendinize iyi bakın.
Ve yorumlarınızı eksik etmeyin.

22 Ağustos 2014 Cuma

Yaz Okuma Şenliği 2.Ay Sonuçları


Merhaba,
Bu hafta yazı girmediğimin farkındasınızdır sanırım.
Sadece Yaz Okuma Şenliği'nin ikinci ayının sonuçları için yazı gireceğim.
Kendimi tatile aldım çünkü.
Haftaya pazartesiden itibaren yeni yazılar ile karşınızda olmayı diliyorum ve sonuçlara geçiyorum.
Puan hesapları en sondadır.

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
İkna, Jane Austen, Lacivert Yayıncılık, 304 sayfa

5. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.

The Magic, Rhonda Byrne, Artemis Yayınları, 254 sayfa

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Thanatos, Larissa Ione, Arunas Yayınları, 506 sayfa



19. Kategori (10 puan): Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan (yazar, şair, araştırmacı...) bir kitap.
Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit, Everest Yayınları, 515 sayfa


20. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Sona Kalan, Tess Gerritsen, Martı Yayınları, 477 sayfa

22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.
Belalı Düğün, Jamie McGuire, Yabancı Yayınları, 152 sayfa

26. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 15 puan, toplamda 45 puan): 3 kitaplık bir seri veya aynı seriden 3 kitap.

Uyumsuz (507 sayfa)
Kuralsız (507 sayfa)
Yandaş (520 sayfa)
Veronica Roth, Artemis Yayınları

27. Kategori (Her bir kitap 10 puan, iki kitap da okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 50 puan): İsminde zıt anlamlı kelimeler olan iki kitap.

Cehennem (349 sayfa)
Cennet (326 sayfa)
Jamie McGuire, Yabancı Yayınları



29. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Perakendede İnovasyon, Salih Keskin, Mavi Yayınları, 180 sayfa


12 kitap okuduğum için 12x10=120 puan
26. kategoriyi tamamladığım için ekstra 15 puan
27. kategoriyi tamamladığım için ekstra 30 puan
Toplam okuduğum sayfa sayısı 4597 sayfa (=45 puan)

120+15+30+45=210 puan

Kendinize iyi bakın.

17 Ağustos 2014 Pazar

Kitap/Sinema Serileri #5 Providence Üçlemesi - Cennet


Providence Üçlemesi'nin son kitabı Cennet'ten herkese merhaba,
Evet bir seri daha son buluyor.
Ama ben böyle bir sonu uzun süredir görmemiştim.
Anlatmak için sabırsızlanıyorum.
Yalnız ciddi Spoil içerir.

Kitap Adı : Cennet
Yazar : Jamie McGuire
Yayınevi : Yabancı
Baskı : 2014
Seri : Providence Üçlemesi

Evet sonunda yolculuğumuzun Cennet durağına ulaşmış bulunuyoruz.
Baştan uyaralım fazlaca aksiyon, eğlence ve korku ögeleri içerir.

Nina ve Jared Little corn Adası'na geri dönmüş bulunmaktadır.
Bir önceki gelişlerinin güzelliği ve adanın tasvirinden hayalimde canlanan güzellikleri hatırlamak yüreğimi burktu.
Bizim hiç Littale Corn Adamız olamayacak mı diye içleniyorum.

Şimdi aşık çiftimiz sizce adaya niye geri döndüler dersiniz?
Evet bildiniz evlilik çanları çalsın haydi.
Nııı-nı-nının nıı-nı-nının nı-nıı-nııı-nıın nı-nı-nının :)
Kendimce efekt yaptım.

Nina seni öyle bir düğün bekliyor ki gözlerin yuvalarından fırlayacak.
Ah şu gelinliğin hele.
Jared adamım seni klonlayıp hepimize bir klonunu alabilir miyiz?
Lütfen lütfen lütfen...

Nina artık Bayan Ryel olmuşsa bunun sorumluluklarını da göğüslenmesi gerekiyor.
Ah artık tek de değil üstelik.
Titan mı dersiniz, okul mu dersiniz, evlilik mi dersiniz, yoksa... :)

Nina ve Jared artık öyle bir savaşın içine gireceklerdir ki sağ kurtulmak için ödenecek bedeller çok ağır olabilir.
Mutluluğa ulaşmak için bedel ödemek şart oldu zaten :(
Ama bu seferki düşmanları öyle biri ki Allah korusun.

Hep Nina ve Jared'dan konuştuk peki Ryan ve Claire ne oldu dersiniz?
Bu kitapta sizi sürprizler bekliyor.

Neyse bu kadarı yeter.
Gerisini kitapta okuyun.
Son kısımları bekleyemeden bitireceksiniz.

Bir serinin daha sonuna geldik.
Nasıl sizce güzel oluyor mu seri fikri?
Düşüncelerinizi bekliyorum.


16 Ağustos 2014 Cumartesi

Kitap/Sinema Serileri #5 Providence Üçlemesi - Cehennem

Merhabalar,
Providence Üçlemesi'nin ikinci kitabı olan Cehennem ile karşınızdayım bugün.
Seri "Hayatı akışına değil, aşkına bırakanların romanı" ile devam ediyor.
Dikkat ilk kitabı okumamış olanlar için uyarıyorum Spoil içerir.


Kitap Adı : Cehennem
Yazar : Jamie McGuire
Yayınevi : Yabancı 
Baskı : 2014
Seri : Providence Üçlemesi

Nina, her gece onu pençeleri arasına alan babasının ve Gabe'in ölüm sahnelerine dair kabusları ile baş etmeye çalışmaktadır.
Bu kabusları ne değiştirebiliyordur ne de kaçabiliyordur.
Kabusların neden olduğu yorgunluk, uykusuzluk ise ayrı bir sıkıntıdır onun için.
Tabi okul, Titan ve Ryan'ın orduda olmasını saymıyorum bile.

Ryan nerede Claire orada ama insanın sürekli ölüme koşması da ayrı bir delilik.
Bu arada Ryan ve Claire çiftine dair bir kitap gelse o kadar sevinirim ki valla onlara da ne olacak diye merak edip duruyorum.

Jared, Nina'nın bu durumuna bir çözüm bulmak için kafayı patlatırken Nina da rüyaların anlamını çözmeye çalışmaktadır.
Sürekli aynı rüyaları görmenin bir anlamı olmalı sonuçta.
Peki çözmeye çalıştıkları rüya onları nereye sürükleyecektir?
Sular çok fena bulanıyor.

Bir de şu nişanlılık mevzusu var tabi.
Jared düğün için heyecanlanırken Nina biraz soğuk nevale kalıyor ki ben döverim bu kızı.
Bulmuş Jared gibi adamı hala bekliyor, oldu kızım bekle sen bekle.

Cehennem ile bizim aşıklarımız arasında yine savaş çanları çalarken Nina'yı bekleyen çok önemli bir sürpriz vardır.
Nina'nın bunu öğrenmesi ise bazı işlerin hızlanması için sonunda vesile olacaktır.

İlk kitaptan daha heyecanlı, daha sürükleyici bir kitap ile seri devam ediyor.
Araf'ı okuduysanız Cehennem'i okumak için hiç beklemeyin çok şey kaçırırsınız diyorum.
Yarın Cennet ile görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

15 Ağustos 2014 Cuma

Kitap/Sinema Serileri #5 Providence Üçlemesi - Araf


Merhabalar,
Yeni bir seri yazısı ile daha karşınızdayım.
Bu haftaki konuğumuz Tatlı Bela kitabı ile tanıdığımız Jamie McGuire'den Providence Üçlemesi.
İlk kitabı Araf'ı aldığımda serinin böyle bir hal alıp beni içine çekeceğini hiç düşünmemiştim.
Ama aldı götürdü beni.

Serinin kitaplarını geçen haftaki gibi 3 gün art arda yayınlayacağım.
İlk kitaptan başlıyoruz.

Kitap Adı : Araf
Yazar : Jamie McGuire
Yayınevi : Yabancı
Baskı : 2013
Seri : Providence Üçlemesi

"Her kız babasına saygı duyar. Onu kahramanı olarak görür ya da onu hayatında o kadar önemli bir yere koyar ki hiçbir şey ona olan sevgisiyle yarışamaz."

Kitabın ilk cümleleri bu şekilde başlıyor. Verdiği etki beni çok duygulandırmıştı doğrusu.
Hem kitabın kapağına bakar mısınız?
Sırf kapağı için bile alınır içinde ne varmış diye okunur :)

Nina babasını henüz kaybetmişken cenaze dönüşü çok hoş bir genç adamın ona eşlik etmesi ile hayatının baştan sona değişeceğinden habersizdir.
Bu hoş adamımız daha sonra da Nina'nın karşısına çıkarak hayatına inanılmaz bir şekilde dahil olacaktır.
Nina bir anda kendini hiç bilmediği varlıkların içinde, farklı bir dünyada bulur.

Jared ah Jared... (Blogger burada Jared'a aşkını nasıl tarif edeceğini bilemediğinden içleniyor.)
Jared bildiğiniz mükimmilsin sipırmen tarzı iyi erkeğimiz.
Nazik, duygusal, aşık, anlayışlı, düşünceli, senin ne istediğini senden önce bilen.
Say say bitmez Jared.

"Benim varolduğumu bile bilmiyorken sen, sana aşıktım ben."

Bu söz aslında tüm kitabı özetliyor, fazlasını yazmayayım.
Şaka şaka az daha bilgi vereyim de spoilsiz bitireyim bu yazıyı.
Asıl bombalar yarın ve sonraki gün patlayacak nasıl olsa.

Nina, Jared'ın aslında kim olduğunu öğrenmenin yanında Ryan ile de ne yapacağını bilemezken kendini inanılmaz bir aşkın içinde bulacak.
Bunun yanında başına bela olacak acımasız düşmanlardan da kurtulması pek kolay olmayacak.
Bunlar spoile girmiyor değil mi?

Fantastik bir dünyanın kapısından içeri koşarak girin ve kimsenin sizi durdurmasına izin vermeyin.
Providence Üçlemesi sizi mest edecek.
En azından beni etti :)



14 Ağustos 2014 Perşembe

Oriflame Pure Nature Yasemin Özlü Soyulan Maske


Merhabalar,
Bugün size uzun süredir kullandığım bir yüz maskesini anlatacağım.
Oriflame'den uzun süre önce alıp önceleri düzenli kullanmadığım bu maskeyi artık haftada 2 kez kullandığım ve bitirmeye yaklaştığım için rahatlıkla anlatabilirim.
Maskemiz yasemin özleri içeren ve soyulabilen türde bir maske.
Maskenin temel işlevi ölü hücreleri arındırıp aydınlık bir görünüm vermek.
50 ml lik ufacık bir ürün ama epey de bereketli.
Düzenli olarak 2 aydır kullanmama rağmen henüz bitmedi.
Ağustos'u da çıkaracak gibi duruyor.

İçindekiler yukarıdaki fotoğrafta mevcut.

Benim gözlemlerime gelirsek;
Öncelikle buram buram yasemin çiçeği kokuyor haberiniz olsun.
Sürerken neden kaynaklandığını çözemediğim keskin ve göz yaşartıcı bir etkisi var ama bir kaç dakikaya ortadan kayboluyor.
Kıvamı yapıştırıcı gibi diyebilirim.
Yüzünüze sürerken cildinize tutunuyor ve öyle vıcık vıcık akmalar yapmıyor.
Sürdüğünüz tabakanın kalınlığına göre kuruma süresi 20 ila 30 dk arasında değişiyor.
Soyarak çıkarılması en zevkli yanı, ben çok eğlenceli buluyorum soyma işlemini.

Çıkardığınızda cildinize güzel bir yumuşaklık ve nemlilik veriyor.
Kurutma gibi bir sıkıntı yok anlayacağınız. 
Soyarak çıkarmadan kaynaklı olduğunu düşündüğüm gözenekleri temizliyormuş hissi de cabası.

Benim memnun kaldığım bir ürün oldu kendisi.
İndirimde bulduğum da tekrar almayı düşünebilirim.
Fiyatı indirimde 6-7 tl olması gerek.

Evet bugünkü yazımızın da sonuna geldik.
Kendinize iyi bakın.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Alterra Makyaj Temizleme Mendilleri


Merhabalar,
Bugün size Alterra'nın makyaj temizleme mendillerinden bahsedeceğim.
Bunları acelem olduğu için hemen alıp çıkıvermiştim Rossmann'dan, öyle tanıştık.

İçinde 25 adet kocaman mendiller olan Aloe Vera içeren bir ürün kendisi.
Detaylı yazısı aşağıdaki fotoğrafta mevcut.

Ben bu mendilleri genellikle yanımda makyaj temizleyici su, losyon vs. olmadığında kullanıyorum.
Mendilleri kocaman ve girintili çıkıntılı yüzeye sahip.
Resmini çekmemişim artık idare edin.
Kokusu bana biraz fazla ve tuhaf geldi.
Sanırım Aloe Vera kokusunu sevmememden kaynaklı bir durum bu.

Temizlemesine gelirsek;
Normal maskarayı bile temizlerken epey uğraştırıyor.
Waterproof kalemleri temizlemek ise işkence bana göre.
Ten makyajını ise tamam temizliyor ama yüzümde hiç de ferah bir his bırakmıyor.
Aksine hemen yıkama isteği uyandırıyor.

Fırçalarımın acilen temizlenmesi gerektiğinde de kullanıyorum.
O konuda daha başarılı olduklarını söyleyebilirim.

Açıkçası pek memnun olmadığım ve tekrar almayı düşünmediğim bir ürün kendisi.
Piyasada çok daha iyileri var bence.
Yani tavsiye etmem ben.

Kendinize iyi bakın ve yorum bırakmayı unutmayın.


12 Ağustos 2014 Salı

Loreal Skin Perfection Cilt Kusursuzlaştırıcı Nemlendirici

Merhabalar,
Bugün size hayatımın yüz nemlendiricisini sunmaktan sevinç duyarım.
Sonunda cildime şimdilik en iyi geleni bulmuş bulunuyorum.
Ta-Ta-Ta-Taaaam.

Loreal Skin PErfection Cilt Kusursuzlaştırıcı Günlük Nemlendirici

İkincisini aldığım için kutu resimlerini ondan çektim.
İlki bitince yenisine başlayacağım.
Ve bu kremi indirimler ve hediye çeki gibi şeyler var ya Watsons'da onunla 13 tl gibi bir fiyata aldım :)

20-30'lu yaşlar için ideal olan bu kremin yardımcı elemanları da var.
Ama BB kremi hariç diğerlerini almadım.
BB krem de açılmak için bekliyor şimdilik.

Aydınlatıcı, bilimsel bilgisi yukarıdaki gibi.
Aşağıda da içindeki maddelerin listesi mevcut.

Kremimize gelirsek böyle pembe, cam bir kavanozda bulunuyor kendisi.
İçinde de çok hafif ve hoş pembe renkli bir krem var.
Bu kremin yarısından fazlası bitti ama boş kısmı çekmeyeyim dedim :)

Evet etkilerine gelirsek sabah akşam temiz cildime uyguluyorum.
Kremin dokusu ipek gibi bir kere.
Öyle yağlı yapış yapış olmaktan çok uzak.
Yüzünüze sürünce çok kısa sürede hemen emiliyor.
Cildinizde parlama, yağlanma yapmıyor aksine doğal bir ışıltı veriyor.
Kuruluğu andırmayan doğal bir matlığı var yani parlamasız bir görüntü demek istedi yazar :)
Yumuşacık bir cilt ise harika bir artısı.
Makyajı hemen üzerine yapabiliyorsunuz.

Bunların yanında cildimdeki renk eşitsizliklerini azaltıp çıkan tek tük sivilceleri de engelledi bence.
Gözeneklerim ise şimdilik çok az ufalmış olmakla birlikte aynı diyeyim.
Zaten tüm dedikleri bu kadardı kremin.
Bir de benim çok mimik kullanmamdan kaynaklı mimik çizgilerimi de hafifletti sanki.

Bu güne kadar denediklerimin içindeki en iyi yüz kremi olduğu için kendisi ile uzun süreli beraberlik yolculuğuna çıktım.
Bakalım hayırlısı.
Denemek isterseniz de cidden fırsat tanıyın derim.
İndirimde alınca daha da memnun kalırsınız.

Bugün de bu kadar.
Kendinize iyi bakın.


11 Ağustos 2014 Pazartesi

Günün Makyajı #2

Merhabalar sevgili okuyucularım,
Bir günün makyajı yazısı ile daha buluştuk sonunda.
Ne zaman güzel makyaj yapsam fotoğrafını çekemememden ya da malzemeleri çekemememden hep hazırlayamıyorum bu yayının devamını.
Ama bu kez çektim hepsini ve yazayım dedim.

Yine pembe-mor ağırlıklı bir makyaj oldu kendisi.
Aslında aklımdaki bu değildi.
Kullandığım malzemelere bakarak da üzerinde ne kadar çok oynama ve değişiklik yaptığımı anlayabilirsiniz.

İçinde pembe-mor-kahve ne arasanız var vallahi.
Göz kalemi bile 3 renk gerisini siz düşünün :)

Kullandığım malzemelerin de tümü bu şekilde.

Essence Far Bazı
Essence Stay Natural Kapatıcı
NYC Pudra

Rival De Loop 16 ve 03 numaralı farları
Maybelline Color Tattoo Pink Gold Krem Far
Oriflame The One Intense Plum Krem Far
Oriflame Plum Garden 2'li farın koyu rengi
The Balm Instain Houndstooth Allık (far niyetine kullandım)

Oriflame Very Me Maskara
Golden Rose kahverengi ve mor göz kalemleri
Avon Glimmerstick Diamonds Sugar Plum göz kalemi

Yapılışını anlatmayacağım çünkü çok karışıktı.
Bu makyaj çok daha az malzeme ile yapılabilir.
Görsel olarak fikir versin diye koydum.

Sizce nasıl olmuş?
Beğendiniz mi?
Yorumlarınızı bekliyorum.



10 Ağustos 2014 Pazar

Kitap/Sinema Serileri #4 Divergent-3 Yandaş

Merhabalar,
Divergent serisinin son kitabı Yandaş ile karşınızdayım.
Evet seri sonunda son buluyor ve şu an sakin olduğuma bakmayın az sonra tüm hislerimi dökeceğim.

Kitap Adı : Yandaş
Yazar : Veronica Roth
Yayınevi : Artemis
Baskı : 2014
Seri : Divergent-3

Müsadenizle bu yazıda yazara olan tüm kinimi kusmak istiyorum.
Veronica seni bulduğum yerde en kuvvetli korku serumunı sana enjekte etmek istiyorum.
En karanlık korkularından kaçamayasın he mi.
Sen nasıl bir son yazarsın böyle yaaaaaaa!!!!!
Kaç gün etkisinden çıkamadım, aklıma geldikçe gözlerim doldu.

Yandaş kitabımız Kuralsız'daki o cevapsız soru ile sona ermişti.
Tris'in bu kitapta Bilgelik damarı tuttu tabi, cevapsız soru kalmasın diye cevapların peşine düştü.
Yanında Tobias olmak üzere bir çok kişiyi de sürükledi.

Artık tüm seri nihai sonuca bağlanıyor ve yapbozun parçaları tamamlanıyor.
Uyumsuzların ortaya çıkma sebepleri, toplulukların temelleri, Bilgelik'in kini, hepsinin nedenleri tek tek cevap buluyor.
Ama cevaplar kimini tatmin ediyor kimini etmiyor tabi orası ayrı bir konu.

Tris, atalarına dair çok önemli bilgilere ulaşıyor.
Annesi ve babası ile ilgili bir çok şeyi öğreniyor ve şok üstüne şok yaşıyor.
Abisinin yaptıklarından sonra verdiği cevaplar ise bana göre yok daha neler dedirtecek cinstendi, kötü anlamda yalnız.
Ve Tris seni ıslak sopa ile dövmek istiyorum vallahi.
Fedakarlık'ın da bu kadarı.
Hani o kadar Bilge idin sen o hata nasıl yapılır ya.

Ve şok şok şok diyeceğiniz bir son sizi bekliyor.
Verebileceğim tek ipucu bir alıntı şeklinde.

"Bu noktaya gelene kadar yaptıklarım için affedilebilir miyim?
Affedilmek istiyorum.
Affedilebilirim.
Buna inanıyorum."

Ve burada benim anladığım kadarıyla yazar yaptığından kendi bile utandı ki ' bakın ben böyle yaptım ama üzüldüm biraz, hadi siz beni affedin.' demeye getiriyor lafı.
Hayır Veronica affedilmeyeceksin, ben affetmiyorum seni.

Kitabın bir farklı noktası da ilk iki kitapta Tris'in ağzından yazılırken bir anda hem Tris hem Tobias'ın ağzından yazılmaya başlaması.
Tamam Veronica, senin ilk göz ağrın ve baş karakterin aslında Tobias'tı ama son kitapta yazık ettin Tobias'a yani.
Demek istediğim Tobias'ın daha bir yüzelselleştirilmiş olması ve ben bunu sevmedim.
Nerede bizim sert erkeğimiz, sevdiğimiz Tobias'ımız?
Söyle ne yaptın ona Veronica?

" Sanırım parlayan ateş sonsuza kadar sürmüyor."

Yazar bazı yerlerde gerçekten muhabbet havasına dökmüş olayı.
Kendimi kişisel gelişim kitabı okuyorum gibi hissettim.

" Küçüklükten beri bildiğim bir şey var: Hayat hepimizi, her birimizi kırıyor. Hiçbirimiz hasardan kaçamıyoruz.
Ama şu anda öğrendiğim bir şey daha var: İyileşebiliriz. Birbirimizi iyileştirebiliriz."

Serinin son kitabını okumadan bırakırsanız büyük hata edersiniz.
Her ne kadar yazara işkence etme isteği uyandırsa da seri son kitapta tamamlanıyor unutmayın.
Evet bir serinin daha  sonuna geldik.
Kendinize iyi bakın.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Kitap/Sinema Serileri #4 Divergent-2 Kuralsız

Merhaba,
Divergent serimizin ikinci kitabı olan Kuralsız ile karşınızdayım.
Yine uyarımı yapayım ben. 
Spoil içerir.
Kitap Adı : Kuralsız
Yazar : Veronica Roth
Yayınevi : Artemis
Baskı : 2014
Seri : Divergent-2


Tris ve Tobias nam-ı diğer Four Bilgelik baskınından Caleb, Peter ve Marcus ile kaçmış ve Dostluk topluluğuna doğru gitmektedir.
Sığınabilecekleri tek yer olarak Dostluk kalmıştır.
Tris annesini, babasını ve Will'i kaybetmenin acısını ve travmasını yaşamaktadır ama hayatta kalmak için de hala savaşmak zorundadır.
Kaçaklarımızın Dostluk topluluğunu, daha yakından tanımak ve kapılarını onlara açmalarını sağlamaları gerekmektedir.
Çeşitli kurallar, barış amaçlı yapılan sıradışı uygulamalar ve uyum Dostluk'tan olmayanlara biraz farklı gelse de kurtulabilen Fedakarlar ile olmak yine de ölmekten iyidir. Yoksa değil midir?

Bilgelik'e karşı savaşmak için cesurlar bile kendi topluluk üyelerine karşı durmak zorunda artık.
Güvenli bir yer yok ve güvenecek kişilerin sayısı ise çok çok az.
Artık belki de topluluksuzları göz ardı etmemek gerek.
Göze göz dişe diş bir mücadele hayatta kalanları beklemektedir.
Ve bazen intikam insanların gözünü kör edebilecek kadar kuvvetli bir güce sahip olabilir.

Bir de kendilerine Kuralsız ismini veren bir ekip vardır.
Bu ekibin sırrını ise kitabı okuyarak öğrenmenizi tercih ederim.

Tris ve Tobias'ı inanılmaz sürprizler ve ihanetler bekliyor bu kitapta.
Tris için bir de Christina vardır, ondan sakladığı büyük bir gerçek yanlış zamanda ortaya çıkmayı beklemektedir.
Ve Fedakarlık'tan gelme özellikler de kendini belli ediyor yine.

Tobias-Tris ilişkisi zor zamanlardan geçiyor artık.
Her şey iyiyken yolunda giden ilişkileri, en güç anlarda tartışmaları da yanında taşıyor.
Tris'in daha çok kendinden korkması kaynaklı bazı davranışlarına ise Tobias'ın bu kadar dayanması bile bence büyük başarı.

Serinin ikinci kitabı olması Kuralsız'ı özellikle bilgi bakımından daha dolu hale getirmiş.
Bir çok merak uyandırıcı sır yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor.
Aksiyon deseniz ilk kitap gibi değil çok daha farklı bir modda sunulmuş.
Okurken hop oturup hop kalkıyorsunuz.
Ve kitap öyle bir yerde bitiyor ki 3. kitaba hemen başlamak için bekleyemeyeceksiniz o kadar diyorum.

İlk kitapta anlamsız ya da yavan gelen bazı konularda ikinci kitapta daha anlaşır hale geliyor.
Yazar seriyi yapboz parçaları gibi öyle bir hazırlamış ki resmin tamamını görebilmek için adım adım gitmek zorundasınız.
O yüzden başladıysanız okumaktan vazgeçmeyin diyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...