30 Ocak 2015 Cuma

Yves Rocher Onarıcı Saç Bakım Yağı

Merhabalar,
Haftanın 3. saç ürünü yazısı ile devam ediyorum.
İki haftadır bir konuya takılıp devam ediyorum ama bilmiyorum hoşunuza gidiyor mu?
Önümüzdeki hafta böyle olmayacak muhtemelen.
Karışık konularda devam edeceğiz yine.

Bugünkü konuğuma gelirsek bir çoğunuzun yakından bildiği, hakkında çok yazılıp çizilen Yves Rocher'ın Saç Bakım Yağı.
Çooook uzun süre önce alıp düzenli kullanmadığım için yazısını yazamadığım, sonradan sonradan düzenli kullanmaya başladığım bir yağ olarak tarihe geçiyor kendisi.
O kadar çok saç ürünü var ki elimde sıra ancak geliyor aslında :)
Neyse efendim ürüne geçeyim ben.

Hasarlı, yıpranmış saçlar için üretilen bu yağ, saçlarınızı yumuşatma, besleyip bakım yapma özelliklerine sahipmiş duyduğum kadarıyla.
Tabi doğal olması ile de ayrı övünülüyor.

Ya ben neler deneyimledim?
Banyodan yarım saat kadar önce de 10 dakika önce de sürüp banyoya girsem, beklettiğim süre hep yeterli geliyor bence.
Banyodan sonra saçlarda bir yumuşaklık, bir parlaklık, bir güzelleşme oluyor. 
Uzun süreli kullanım ( 2-3 ay) da ise sanki saçların kırılmalarına karşı bir geciktirme etkisi var gibi geldi bana.
Tabi o kadar bakım yapıyorum ki tek bu ürüne bağlamak anlamlı olmaz.
Destekleyici etkisi var diyelim biz ona.
Bunların yanında şu kapağının kullanışlılığını çok sevdim. 
İstediğinizden fazla ürünün akması mümkün değil, ben karşılaşmadım en azından.
Kokusu ise çiçeksi, hoş bir koku.
Uzun süre kalmıyor ama, yıkanınca geçiyor.

Doğal içerik dedik ya, yukarıda içindeki malzemelerin listesi mevcut.

Bir de şöyle bir durum var.
Ben bu arkadaşı alalı 1 sene oldu neredeyse.
Geçen gün gidip 12 ay geçince ne oluyor bu yağa diye sordum özellikle.
Sonuçta yağın yarısı duruyor sayılır, atmak istemem.
Koruyucu madde olmadığı için etkisi azalıp ortadan kalkar,
Kokusu değişmiyor ve etkisini hala gözlemliyorsanız kullanabilirsiniz dediler.

Ben de olabildiğince kullanmaya karar verdim.
Eğer bozulduğunu düşünürsem de atarım.

Bugünlük de yazımızın sonuna geldik.
Kendinize iyi bakın.

28 Ocak 2015 Çarşamba

Gliss Ultimate Oil Elixir Şampuan


Merhabalar,
Madem haftayı saçlardan açtık ikinci yazımız da saçlara dair olsun.
Bugün de Gliss'e ait Ultimate Oil Elixir şampuan konuğumuz.
Hep Gliss'e ait ürünler görmenizin temel nedeni ise saçlarımın Gliss'in ürünleri ile iyi geçinebilmesi.
O yüzden genellikle bu markadan ürünler seçiyorum kendime.

400 ml lik şampuanımız altın sarısı ambalaja sahip.
Görünüşünü pek bir seviyorum ben bu serinin.
Siyah olan ile dönüşümlü gidiyoruz.

Arkasında etkileri ve içeriği yazıyor.

Boyalı saç özel ilgi alaka isterse biz de o ilgi ve alakayı gösteririz.

Evet gelelim şampuanın etkilerine.

Öncelikle çok hoşuma giden bir kokusu var, beni hiç irite etmiyor.
Saçlarımdaki egzamaya sıkıntı çıkarıp beni çıldırtmıyor.
Altın sarısı rengi sıvısı bile hoşuma gidiyor.

Saçlarımı temizlediğini hissediyorum, o kadar yağ kullanıyorum hepsini arındırıyor.
Saçlarımı yumuşacık yapıp parlak görünmesine katkıda bulunuyor.
Kırılmalara karşı geciktirici etkisi var bence.
Yağlanmayı da sanki biraz daha geciktirdi.

Gliss'in şampuan, maske ve kremini set olarak kullandığım için hepsi birbirini destekliyor bence.
Markaların set halinde çıkarma nedeni de bu aslında.

Bitmesine az kaldı.
Bitince Tresan'a geçeceğim ama tekrar alınmak üzere listeye de yazıldı.
Şans vermeniz gerektiğini düşündüğüm bir şampuan kendisi.
Evet bu günlük de bu kadar.
Saçlarınız ışıldasın sevgili okuyucularım :)

26 Ocak 2015 Pazartesi

Gliss Ultimate Repair Saç Bakım Maskesi


Merhabalar güzel okuyucularım,
Uzun süredir saçlarımda çok güzel değişiklikler oluyor.
Bunlarda kullandığım ürünlerin etkileri de göz ardı edilemez.
Bugün de o ürünlerden biri hakkında konuşacağım.
Gliss'in Ultimate Repair serisine ait saç maskesi.
O kadar uzun süredir kullanıyorum ki dibine geldim.
E artık yazısını da yazayım dedim.

Siyah seriye ait bu maske çok yıpranmış ve kuru saçlar için.
Saçlarımdaki boyalar ve dolayısıyla uçlardaki kurumalar nedeniyle tam benlik bir ürün.
200 ml lik koca bir kase maske :) 

3 kat konsantre sıvılaştırılmış keratin içerdiğini söylüyorlar.

Sonuçların yukarıdaki gibi olmalıymış.
Kullanımı ise onlara göre haftada 2-3 kez 1 dk bekletilecek şekilde.

Benim gözlemlerime ve kullanımıma gelirsek;
2 güne bir olmak üzere en az 5 dk bekleterek kullanıyorum ben.
Kullanım sonrası saçlarım yumuşacık oluyor.
Boyalı saçı yumuşatmak zordur ama benimkiler ipek gibi resmen.

Daha kolay taranıp, bir parlaklık sakinlik geliyor saçlarıma.
Elektrik çarpmış gibi havalanmıyor, söz dinliyor.
Kokusu harika ve uzun süre kalıyor saçta.
Saçlarımın uçlarındaki boyadan kaynaklı yıpranmayı minimuma çekmeyi başaran bir ürün oldu.
Çabucak kırılan saçlar, plastik gibi sünmeler ile henüz karşılaşmadım.
Benim diyeceklerim bu kadar.

İlgilenenler için de içeriği yukarıdaki gibi.

Kendinize iyi bakın.


25 Ocak 2015 Pazar

Okudum Bitti #54 Anlaşma

Merhabalar değerli okuyucularım,
Bir kitap yorumu ile daha karşınızdayım.

Bugünkü yorum geç geldi biliyorum ama hayatımda aksiyonlar bitmediği ve bugünküler güzel yönde olduğu için ancak başına oturdum bilgisayarın.

Yine bir FMA kitabı var karşınızda ve yeni kitapları çıkana dek son FMA yorumum kendisi.

Kitap Adı : Anlaşma
Yazar : Fatih Murat Arsal
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

Bu seferki çiftimiz Merve ve Yavuz.
Ailesiz büyümüş, okumak için aynı zamanda çalışan güzel mi güzel ama erkeklerden uzak duran kızımız Merve.
Kadınları evlenmek değil de vakit geçirmek için tercih eden, yakışıklı ve her şeye rağmen annesini pek bir seven adamımız Yavuz.

İkilimizin yolları fırtınalı bir akşamda Merve'nin çalıştığı yer de olan Yavuz'un arkadaşının mekanında kesişiyor.
Ufak bir telefon konuşması ve bir yanlış anlaşılma Merve'nin Yavuz'un ellerine düşmesine neden oluyor.
Plansız ve sahte olan bir evlilik ile başlayan macera başka etkenler sağ olsun umulmadık yönlere yol alıyor.

Kitap kapağını özellikle sevdiğimi belirtmek isterim.
Kapak kızlarından en sevdiğim hatta.

Fatih hoca yine döktürmüş kitapta.
Kurgu, karakterler, hikaye, son hepsi pek bir güzel.
Kitabın içinde kendinizi kaybediyorsunuz.
Ancak buradan sormak isterim hocam niye bu erkekler duygularını bu kadar geç anlıyorlar?

Kaçırılmaması gereken bir kitap.
Şiddetle tavsiye ediyorum, yani artık benim bu kadar Fatih Murat Arsal kitabı yorumuma karşılık hala daha okumayan varsa da kulağını çekerim ona göre.
Bana Türk yazardan aşk romanını sevdiren insandır, lafımı yabana atmayın.

Bugünlük de bu kadar, kendinize iyi bakın.

24 Ocak 2015 Cumartesi

Okudum Bitti #53 Bir Psikiyatristin Gizli Defteri


Merhabalar,
Bu hafta bol kitap yorumu olacak demiştim size.
4. Kitabımız ile karşınızdayım.
Kitap Adı : Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
Yazar : Gary Small - Gigi Vorhan
Yayınevi : NTV Yayınları
Baskı : 2014

Bugün biraz daha farklı bir kitap ile karşınızdayım.
Şimdi öncelikle bu kitap elime nasıl geçti onu anlatayım sonra yoruma geçeriz.
Bir tıp öğrencisi arkadaşınız olursa ve sizin kitap kurdu olduğunuzu öğrenirse, önereceği kitaplar da tıp ile ilgili olur baştan uyarması.
Sevgili arkadaşımın önerisi üzerine, D&R da görüp elimde sürüyle okunacak kitap olmasına rağmen atladığım bir kitaptır kendisi.
Bu acelecilikte hem arkadaşın hem psikiyatriye merakımın etkisi büyük.
Okuyunca da iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu nitekim.

Psikiyatri dünyasında bir psikiyatr tarafından karşılaşılabilecek en sıradışı vakaların toplandığı bir kitap Bir Psikiyatristin Gizli Defteri.
En sıradışı vakalar denmesinde haklılar çünkü gerçekten okuduğum vakaların çok büyük bir kısmını hayatımda ilk kez duydum.
Tabi bu vakaları okuyunca tüylerim ürpermedi değil.
Özellikle diyabet hastası bir kızın başına gelenler aman Allah'ım dedirtti bana.

Vakalar olabildiğince yalın bir dille ve sıkmayacak şekilde aktarılmış.
Kitabın sonuna dek doğru düzgün bir sıkıntı yaşamadım.
Gayet akıcı şekilde ilerledim.
Kısa sürede de bitirdim.

Eğer bu tıp alanı ile ilgileniyorsanız ya da az da olsa merakınız varsa ilginizi çekecek bir kitap var karşınızda.
Pas geçmeyin derim.

Yarın yeni bir kitap yorumu ile görüşmek üzere.
Sevgi dolu bir gün geçirmeniz dileğiyle.


23 Ocak 2015 Cuma

Okudum Bitti #52 Tatlı Sır

Merhabalar,
Haftanın üçüncü yorumu ile devam ediyoruz.
Kitap Adı : Tatlı Sır
Yazar : Jamie McGuire
Yayınevi : Yabancı
Baskı : 2014

Maddox kardeşlere hazır mısınız?
Eğer değilseniz arkanıza yaslanın, kahvenizi elinize alın ve yeni bir Maddox erkeğinin aşk hayatına balıklama dalmaya hazır olun.
Bu seferki erkeğimiz Trenton Maddox.

Herkes bilir, Maddox erkeğine aşık olunmaz, o size aşık olduysa da kaçılmaz.
Hele bir yerde bir kavga varsa ya başlatan ya bitiren Maddox erkeğidir.
Böyle bir adamdan nasıl kaçarsınız orası da sizin üstün zekanıza ve yeteneğinize kalmış.

Cami Camlin işte bu gerçeklerden kaçmanın mümkün olmadığı kısmı hariç hepsini su gibi bilen bir üniversitelidir.
Okumak için evinden ayrı, bir barda barmenlik yapan ve aslında sevgilisi olan bir kadın niye bir Maddox erkeğine bulaşır ki?
Çok büyük hata, buharlaşıp Trenton'ın dikkatini çekmemeliydi kanımca.
Ama ne yazık ki gerçek dünyada kimse buharlaşıp ortadan kaybolamadığına göre,gel de şimdi Harry Potter'ın dünyasında yaşamak isteme :( durun durun hatlar karıştı, Cami sonuçlara katlanmak zorundadır.

Trenton Maddox, klasik bir Maddox demeye dilim varmıyor tam anlamıyla.
Bir kaza sonucu hayatı ters yüz olan adamımız hem babasına yardımcı olurken hem de Maddox şöhretini yaşamaktadır.

Ve yine kader ağlarını örerek bu ikiliyi bir araya getirir.
Ne çok kaderden bahseder oldum, Allah Allah bir şey mi olacak acaba?
Cami, aklının karışıklığını Trenton'dan destek görerek çözmeye çalışırken kendini tam bir labirentin içinde bulur.
Tabi bu arada Trenton'ın aşkı ile de baş etmelidir.
Kendi aşk hayatını da yoluna sokmalıdır.

Bir de T.J var, onun kim olduğu kitabın sonundaki en büyük sürpriz.

Bir Maddox erkeğinin aşkına daha hazırsanız, en kısa sürede bu kitabı edinip bir adam da beni böyle sevsin depresyonlarına girmeye hazır olun.

E daha ne diyeyim ben.
Maddox'lu günler olsun.



21 Ocak 2015 Çarşamba

Okudum Bitti #51 Ismarlama Bebek


Merhabalar,
Yine bir kitap yorumu ile karşınızdayım.
Bir FMA kitabı var karşınızda.
Kitap Adı : Ismarlama Bebek
Yazar : Fatih Murat Arsal
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

Fatih hocanın yine döktürdüğü bir kitap var karşımızda.
Ve bence Doğan'a rakip çıktı benim gözümde.
Hadi başlayalım.

Vildan.
Biraz huysuz, pek bir güzel, suya götürülüp susuz dönen kızımız.
İsteği dışında tanıştırılmak istendiği adam için kurduğu tuzağa kendisi düşecek kadar da tez canlı.
Saman alevi gibi hemen parlayan ve kimi zaman da pişman olan bir esmer afet.

Turgut.
Bayanların standartlarını çok üst seviyelere taşıyıp evde kalmalarına neden olacak tipik FMA erkeği.
Cidden evde kalacağım bu yükselen standartlar yüzünden :)
Ve Doğan'a rakip olmasına neden olacak kadar güler yüzlü, aşk dolu bir adam.
Zekası ve şansı onu kurtarırken ısrarcılığı biraz başa bela olabilen bir yakışıklı.

Bir adam düşünün 3 yıl boyunca bir kıza aşık olsun ve onun için beklesin.
Sonra da o kız tarafından reddedilsin.
Ama kader bu ya birbirine yazılmış iki kalbi bir araya getirmeden durur mu?
Peki bir kalp ne kadar kırılabilir?
Sizi sevmeyen biri için ne kadar dayanabilir?

Nefretten doğan kocaman bir aşk.

Vildan'ı arada iyi bir dövmek istesem de sonunda kabullendim.
Turgut, sabrı ve sevgisi bu denli büyük olması ile kalbimi çelen adam.

Daha ne desem ki...
Yine yaptı yapacağını Fatih hoca.
Doğan ile Turgut arasında kalacağımı hiç tahmin etmezdim.
Ne hale düştüm şimdi.

Zevkli bir kitap okumak isterseniz, buyurun sizi bu tarafa alalım.
Kendinize sevgi ile bakın.


20 Ocak 2015 Salı

Okudum Bitti #50 İlk Son Öpücük


Merhabalar,
Aramızda kaç kitap kurdu var tam bilmesem de fuarların o kitap kurtlarını nasıl heyecanlandırdığını bilirim.
Adana Kitap Fuarı sonrası alınan kitaplar ve okuduğum eski kitaplarıma dair yazıları düşününce azıcık yorumları arttırmaya karar verdim.
Bu hafta kitap yorumları gelecek ardı ardına haberiniz olsun.
Haftanın ilk yorumu ile de başlıyoruz.

Kitap Adı : İlk Son Öpücük
Yazar : Ali Harris
Yayınevi : Martı
Baskı : 2013

Bol flashbackli bir kitaba hazır olun.
İlk sayfadan itibaren aklımı karıştırmayı çok iyi başaran bir kitap söz konusu.

Molly kitabımızın güzide bayanı.
Sıradışı, çevresindeki kalıplaşmış insanlardan farklı ve bunun sonuçları ile yüzleşen bir kız; geçmişini, mutluluklarını ve hüzünlerini anılarında yaşayan bir kadın.

İlk öptüğünüz kişi sizin için ilk son öpücüğün de sahibi olsaydı onu nasıl öperdiniz?
Birbirini seven ama araya yılların, yolların, başkalarının girdiği iki yürek.
Her şeyin tam bitti derken başlaması mı yoksa tam başladı derken bitmesi mi?

Dedim ya bu kitap kafamı çok karıştırmıştı diye.
Molly ilk aşkı olan Ryan'ı unutmak için kilometrelerce öteye gitti ama ondan kaçamadı.
Sıradışı kız ile popüler oğlan birbirine ne kadar uyardı ya da ne kadar uymazdı.

Tam hayatlarındaki her şey tamamken nasıl oldu da bir anda bir bir eksilmeye başladı.

Bu kitap benim için sürprizler ile doluydu.
Ryan'ın yaşadıkları, bağlılığı, Molly'nin sıradanlığa karşı baş kaldırışı ama aşka boyun eğişi.
Ufacık hataların sebep olduğu büyük sonuçlar.

Ve sonunda her öpücüğün son öpücük olabileceğinin bilincine varış ve her birini ölümsüzleştirme çabaları.
Molly ile Ryan'ın aşkı da kendileri gibi sıradışı bir ömre sahipti.
Ömür sona erdiğinde ise geriye yaşanmışlıklar, anılar kaldı.
Ve destek olan insanlar.

Bu kitabı okumanızı isterim.
Belki sizde de bir çoğumuzun hayatın koşturmasında umursamadığı önemli ama ufak ayrıntıları görmenizi sağlar.
Ve elimizdekinin kıymetini biraz daha bilmeniz için farkındalık yaratır.

Okuyun, o kopma noktasında belki bana teşekkür de edersiniz.
Kendinize iyi bakmayı da ihmal etmeyin.

19 Ocak 2015 Pazartesi

Çukurova Kitap Fuarı Macera



Merhabalar,
Yeni bir haftaya daha merhaba diyoruz.
Bugün size ağır hasar ile çıktığım Çukurova Kitap Fuarı maceramdan bahsedeceğim.
Bir fuar insana neler kazandırır dersiniz?
Ben çok çok fazla şey kazandırdığını yaşayarak öğrendim valla.

Önce hasılatımdan bahsedeyim.
Evet evet hepsi benim oldu bu güzelliklerin.

Bunlar da imzalılarım :)



Bu kadar güzel şeyin dışında cumartesi bir süre Ephesus standında görev aldım.
Asude'nin fotoğrafçılığını bile yaptım.
Fatma Erdek, Vefa Enver ve Asude her biri çok güzel insanlar.
Fatih Murat Arsal'ı unutmadım tabi ki.
Asıl gidiş sebebim Fatih hocaydı zaten.
Sayesinde çok güzel insanlar da tanıdım.
Çok güzel arkadaşlar edindim.
Kitap Günlüğü sahibesi İrem ile de tanıştık.

İnanılmaz bir deneyim, inanılmaz bir gün yaşadım.
Kitaplar her zaman iyi arkadaşlar kazandırır size, buna da emin oldum.

Sanırım yazacaklarım bu kadar :)
Daha ne diyeceğim bilmiyorum.
Hadi kendinize iyi bakın.

18 Ocak 2015 Pazar

Nivea Vücut Losyonu - Çok Kuru/Kuru Ciltler


Merhabalar,
Artık kendimi nemlendirici canavarı da saymaya başlayacağım bir dönemden geçiyorum.
Paket paket nemlendirici son damlasına dek sömürülüyor.
Bugün de bu dönemde kurban giden bir ürün ile karşınızdayım.
Nivea Hydra IQ Çok kuru ve kuru ciltler için nemlendirici vücut losyonu.

Bendeki paket küçük boy olan 125 ml lik.
Kapağı sağlam olan ve kolay kolay açılıp sıkıntı çıkarmayacak bir ambalaja sahip.
İçeriğinde badem yağı olan, losyon kıvamında olan bu ürün klasik Nivea kokusunda.

İçeriği yukarıdaki gibi.
 
Gelelim deneyimlerime;
Öncelikle şu klasik Nivea kokusunu ben hiç ama hiç sevmem ne yazık ki ve anlaşamadığımız yegane nokta bu.
Losyon kıvamında olması uygulamanızı kolaylaştırıyor, yayılması kolay oluyor.
Çok kuru ve kuru ciltler olmasından kaynaklı olarak, losyon olmasına rağmen vıcık vıcık da değil.
Sürdüğünüzde çok hızlı olmasa da hızlı bir şekilde emiliyor.
Kıyafetleri giymek için çok beklemeniz gerekmiyor.
 
Nemlendirme yeteneğine gelirsek, sürdüğümde verdiği yumuşaklık rahat bir gün gidiyor.
Ayrıca o bir gün boyunca herhangi bir kuruluk da yaşamıyorum.
Pul pul görünümü tamamen alıyor, kuruluk kaynaklı kaşıntım da kalmıyor.
Özellikle dirsek ve diz gibi daha sert ve kuru bölgeleri de iyi bir şekilde nemlendiriyor.

Her banyodan sonra kullanıyorum ama az bir miktarı bile epey işe yaradığı için bu ay sonuna dek yeter.

Genel anlamda memnun kaldığım bir ürün anlayacağınız.
Ama özellikle tekrar gidip de almam.
Fiyat olarak bu ufak şişeye 10 tl para vermeye gerek yok.

Evet bu günün de konuğu bu şekildeydi.
Kendinize iyi bakın.
 

16 Ocak 2015 Cuma

Garnier Kafeinli Göz Altı Roll-On


Merhabalar benim güzel okuyucularım,
Bugün size benim için büyük dert olan göz altı morluklarına karşı savaşımda en büyük silahlarımdan birini anlatacağım.
Ben kendisi ile biraz geç tanıştım ama iyi ki tanıştım.
Evet ürünümüz Garnier'ın uzun zaman önce çıkardığı kafeinli göz altı roll-onu.

Şu yeşil tüpün en büyük yardımcılarınızdan biri olacağını bilseniz siz de benim gibi geç kaldığınıza üzülebilirsiniz.
Yalnız burada bir parantez açayım, tabi ki her ürün her cilde iyi gelmeyebilir.
Size neyin iyi geleceğiniz deneyerek öğrenebilirsiniz ancak.

Ürünün kabı yukarıdaki gibi.
Hani bildiğimiz sarı kaplı olanlardan farkı ne derseniz, bu ürün kapatıcı özelliğe sahip değil.
Öncelikle bunu söyleyeyim ki kapatıcı sanıp o beklenti ile almayın.

Ucu metal bilyeye sahip bu yeşil tüp ana etken maddesi olarak kafein içeren bir bileşene sahip.
Özellikle sabah kalktığınızda o serin ucu göz altınızda gezdirmek çok ferahlatıcı oluyor.

Benim bu ürünü alma sebebim uykumu alamadığımdan, saatlerce bilgisayar başında çalıştığımdan ve gözlerimi çok yorduğumdan kaynaklı göz altımda oluşan balon gibi torbaların ve koyu halkaların o göze batan görüntüsünü minimale indirmek.
Evet ayrıca göz altı kapatıcısı kullanıyorum da.
Ama özellikle bu ürünü kullandığımda hem torbalanma azalıyor hem de koyu halkaların rengi hafifliyor.
Böylece kapatıcının etkisi de daha uzun saatler devam edebiliyor.
Yoksa ne yaparsam yapayım o balonlar gitmiyor, ki kapatıcı da fayda etmez o durumda.

Metal bilyesi ile hem masaj yapan hem serinlik veren bu ürün, içeriğinde kafein bulunduğu için de göz altındaki hücreleri canlandırıyor.

Kullanmaya başladığım günden beri resmen torba değil balon olan göz altlarıma çok iyi geldi.
Şişkinlik minimale inmişken akşam eve kendimi attığımda göz altı koyu halkalarında, özellikle kapatıcı kullanmadığım günlerde de, görünümünün azaldığını söyleyebilirim.

Bundan sonra bittikçe alacağım bir ürün olma özelliği de kazanan bu arkadaşı, benim gibi şikayetli göz altlarına sahip kişilere tavsiye ediyorum.


12 Ocak 2015 Pazartesi

Essence Get Big Lashes Volume Curl Maskara


Merhabalar benim güzel okuyucularım,
Bir maskara canavarı olarak çok uzun süredir maskara yazısı yazmadığımı fark ettim.
Hatta en son burada bugün anlatacağım maskaranın eski versiyonunu yazmışım.
Kısmet yeni versiyonaymış, biraz karşılaştırmalı bir yazı olacak aynı zamanda.

Konuğumuz Essence Get Big! Lashes Volume Curl maskara.

Nar çiçeği rengi ambalaja sahip yeni sürümü.

Üzerinde de maksimum hacim, kıvırma etkisi ve kalın kirpiklerden bahsediyor.
Çeviricinin yalancısıyım :)

Maskaranın ambalajı da fırçası da kocaman bir yapıya sahip.

Kavisli, kıl fırçalı bir maskara kendisi.
Eski sürüm ile farkı bu bakımdan yok.
Asıl fark formülünden kaynaklı bana göre.
Eski sürüm de ne kadar az ürün almak isteseniz de bir dolu geliyor ve fazlasından gerçekten kurtulamıyorsunuz. 
Bu sürümde bu sıkıntı çözülmüş.
Fazla gelse bile temizlemesi çok daha kolay oluyor.

Gözlerimde duruşuna gelirsek;
İlk fotoğrafta tek kat uygulaması mevcut.
Tek kat uygulamada bile benim kısa, körpe kirpiklerimde öncelikle uzatma sonra bir miktar dolgunluk sağlıyor.

İkinci resim ise 2 kat sürülmüş hali.
Daha uzun ve daha dolgun kirpikler ve işlem tamam.
Ben genelde bu halini tercih ediyorum.
Biraz acele ile sürdüğüm için tam tarama yapamadım doğrusu.
Yoksa daha da hacimli kirpikler ortaya çıkıyor.
Acele dedim ya her zaman ki gibi göz kapaklarıma da bulaştırdım.
Maskara sürmeyi biliyorsanız siz bulaştırmayacaksınızdır eminim :)

Akma, dökülme konusuna gelelim şimdi.
Eğer gözünüzde yağlı bir kapatıcı yoksa hiç bir sıkıntı yaşamazsınız.
Genellikle 12 saate yakın süre içinde ne akıyor ne bulaşıyor. 
Döküntü de gözlemlemedim ben.

Fiyatı da 8-9 tl olmalı diye hatırlıyorum.
Çıkarma konusunda Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme suyu ile kalıntı kalmadan çıkarabiliyorum.
Anlatmadığım neyi kaldı acaba ?

Benim tekrar almak için listeye aldığım ve tarihe geçen ikinci maskara ünvanına sahip kendisi.
İlk sürüm ile farkı buradan bile belli oluyor.

Şans vermenizi tavsiye edeceğim bir üründür kendisi.
Benden söylemesi.

Bugünkü yazımızda bu kadardır.
Hepinize kucak dolusu mutluluklar yolluyorum.

11 Ocak 2015 Pazar

Palmolive Thermal Spa Massage Duş Jeli


Merhabalar güzel okuyucularım,
Bu aralar pek bir yazmadığım tipte ürün yazısı yayınlıyorum.
Yine uzun süredir yazısını yazmadığım duş jellerinden, bir ürün var karşınızda.

Konuğumuz Palmolive Thermal Spa Massage duş jeli.
Kocaman bir şişe duruyor karşınızda.
Evet evet büyük boy bir duş jeli, hem de ben kullanıyorum.
Hangi ara aldığımı bile hatırlayamadım :)
Yarısını geçtim ama.

İçinde bir sürü tanecikler içeren bu duş jeli arkasında dediğine göre ölü deniz tuzu barındırıyor.
Masaj yapıcı ve bence peeling etkisine sahip bir duş jeli.
Kokusu ferahlatıcı, rahatlatıcı türde ve hafif.
Kolay köpürüp güzelce temizliyor cildimi.
Ayrıca yumuşacık bir his de bırakıyor.
Şimdilik iyi anlaşıyoruz ve sıkılma belirtisi başlamadı.
Tekrar almaya gelirsek sanmıyorum çünkü zaten ev duş jeli dolu.

Kimyasal içeriği yukarıdaki gibi ilgilenenler için.

Kokusu hoşunuza giderse ve denemediyseniz bir bakın derim.
Onun dışında illa gidip alın diyemeyeceğim bir duş jeli.

Evet bugünlük de bu kadar.
Görüşmek üzere.


7 Ocak 2015 Çarşamba

Okudum Bitti #49 İki Renk Aşk


Merhabalar merhabalar merhabalar,
En son kitap yorumunu Eylül'de yapmış biri olarak eksik kalan yorumları tamamlamam gerektiğini düşünüyorum.
Okuduğum bir sürü kitap var ama yorumlar? Yok.
Ama sonu bir bomba ile bitecek bir yorum ile karşınızdayım bugün.
Bu yorumu yazmak epey zor oldu, kitaba karşı hissettiklerimi kelimelere dökemedim istediğim gibi.
Bakalım siz nasıl bulacaksınız?


Kitap Adı : İki Renk Aşk
Yazar : Fatih Murat Arsal
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

Fatih hocamızın son çıkan kitabı ile karşınızdayım.
Bu kitabın yeri bendenizde bambaşka.

Bir kız düşünün, güzelliğini ablasının gölgesinde yaşayan.
Sevdiği adam için ufak fırsatları bile güzel anlara çevirmeye çalışan.
Evlilik hayalleri kurarken hayatı alt üst olan.
Ve insanları dış görünüşlerine göre yargılama hatasının ellerine düşen.

Bir adam düşünün, kocaman bir yüreğe sahip olan.
Temiz kalpliliği sayesinde dilekleri gerçekleşen.
Ama dış görünüşünün eşsizliği nedeniyle kimi zaman nefret edilen kimi zaman sevilen.
Ve bu kez imkansızı dileyen...

Olmadık zamanda kesişen iki yol.
Gecenin karanlığında birbirlerini bulan iki insan.
Kaderin birbirine yazdığı iki yürek.
Aysun ve Vural.

Aşkın ayrım yapmadığı, imkansızların gerçekleştiği bir kitap.
Bu kitabı okurken ne çok sevindim, ne çok üzüldüm, ne çok düşündüm.
Bazı yerleri çok hızlı okudum, bazı yerleri okumamak için direndim.
Yüreğim parça parça oldu, kahkalarım evi çınlattı.
Her duyguyu birlikte yaşadım ben bu kitapta.

Ve asıl şoku 344. sayfaya geldiğimde yaşadım.
Kitabı alır almaz o kadar incelemiş olmama rağmen bulamadığım sürpriz hiç beklemediğim bir anda karşıma çıktı.
Sevinçten odada dans ettiğimi itiraf ediyorum.
Evet o şanslı okuyuculardan biri benim.
Ne kadar şükretsem azdır :)
diyecek başka bir şey bulamıyorum.

Bu kitap yorumumda bu şekildeydi.
Kendinize iyi bakın.

5 Ocak 2015 Pazartesi

Gliss Ultimate Repair Sıvı Saç Kremi


Merhabalar değerli okuyucularım,
Senenin ilk pazartesi günü ile başlıyoruz.
Bugün sizinle Gliss'in meşhur sıvı saç kremlerinden biri olan siyah Ultimate Repair'i konuşacağız.
Gliss'in sıvı saç kremlerini duymayan kalmamıştır bence.
Herkes de kendi saçına en iyi geleni tercih ediyordur.
Benim saçlarıma da bir bu siyah bir de altın renkli olan çok iyi geliyor.
Lafı biraz karıştırdım burada baştan başlayalım.

3 kat sıvılaştırılmış keratin kompleks içeren sıvı saç kremimiz özellikle .ok yıpranmış ve kuru saçlar için diye geçiyor.
Evet saçlarım boyadan dolayı yıpranmış halde ama kuru değil.
Dipler yağlı, uçlar kuru.

Özellikle tarama esnasında çok dolaşan saçlarımı açmak için birebir olan bu saç kremi aynı zamanda yumuşacık da yapıyor saçlarımı.

Arka yazısı da yukarıdaki gibi, inşallah okunuyordur.
Saç ucu kırıklarımın azalmasında büyük rol oynadığını düşünüyorum.
Kokusuna ise bayılıyorum, sanki hafif çikolata gibi kokuyor bana.

Saçlarımı hızlı yağlandırmaması, uçlarını koruması, güzel kokusu, verdiği yumuşaklık ile benden tam not alıyor.
Bittikçe almak isteyeceğim bu sıvı saç kremini size de tavsiye ediyorum.

Kendinize iyi bakın.

4 Ocak 2015 Pazar

2015 Hedefleri



Merhabalar,
Akşamın bu vaktinde yazı girdiğim nadirdir bilirsiniz.
Ama 2015 Hedefleri yazıları okuya okuya ben de niyetlendim.
E niyetlendik fikrimiz neyse zikrimiz de o olsun diyerek hemen klavye başına geçtik.
Bakalım 2015 için neleri hedeflemişim :)
  • Yıllık okuduğum kitap sayısını 70'e çıkarmak istiyorum. En fazla 65'i görmüş bir insan olarak 70 ulaşılmaz değil biliyorum, sadece azıcık zorlamam gerekecek gibi. Hem 70'i görürsem bir sonraki hedefimi de tutturabilirim bu sayede.
  • 2016'ya okunmayı bekleyecek en fazla 5 kitapla girmek istiyorum. Kitaplığımda okumayı bekleyen 40'tan fazla kitap var ve artık hepsi okunmalı. Özellikle senelerdir bekleyenler olduğu için resmen içim acıyor. Ki haftaya fuarda ne kadar alırım Allah bilir. Liste epey kabaracak. O yüzden hepsini bitirip temiz bir 2016 başlangıcı yapmak istiyorum.
  • İngilizcemi ilerletmek istiyorum. Bunun için özellikle her gün 1 sayfada olsa ingilizce yazılar ve kitaplar okuyacağım. Başka tavsiyelere de açığım.
  • Fransızca öğrenmek istiyorum. Fransızca benim içimde hep ukte kalan bir istekti. Bu yıl hayata geçirmemem için bir sebep yok. Yine neyi nasıl yapmam gerektiği konusunda tavsiyelerinizi beklerim.
  • Yüzme öğrenmeliyim. Bunu cidden yapmalıyım. 23 yaşında olup yüzme bilmeyen bir insan olarak özellikle denizin keyfini çıkaramamak çok kötü. Ama önce bu yöndeki fobimi yenmeliyim. Nisan gibi de kursa yazılmak amacım.
  • Spor. İşe başlamam ile bıraktığım spora ufak ufak geri dönmeliyim. Bu sayede hem forma girip hem de diyabetimin ilerlemesini dizginleyebilirim.
  • Önce Adana çevresi olmak üzere Türkiye'yi gezmek istiyorum. Bir yerden başlamak lazım sonuçta. Belki yıllık iznim ile de kısa da olsa vizesiz gidebileceğim yurt dışı yerlerine göz dikebilirim.
  • Yemek yapmayı öğrenmeliyim. Hem de acilen. Kısıtlı yemek becerimi genişletip zorda kalınca makarnaya talimden vazgeçmeliyim :P Evde usta olunca yararlanmamak da ayıp oluyor.
  • Ehliyeti olup trafiğe çıkamayan biri olarak araba kullanmayı tam anlamıyla öğrenmeliyim. Acil bir halde bile araba süremeyecek kadar yetersizim. Bu sene trafiğe çıkacak kadar öğrenmem şart.
  • Ve son olarak artık kabuğumdan çıkıp blogger aleminde iletişim kurmalı ve insanlar ile tanışmalıyım. Adana'da olan bir sürü blogger var ama hiç biri ile tanışmadım bile. Yüz yüze geldiklerimle utanıp konuşamamam da cabası. 
Daha yazacak bir şey kaldı mı acaba :) 
Aa bir de ajanda kullanmalıyım. Bu yoğunlukta bir şeyleri unutmamanın tek yolu bu olsa gerek.
Uzun bir liste oldu aslında, 2016' ya girerken bakalım kaç tanesi gerçekleştirilmiş olacak ?
Sıkı bir 2015 geçirmek için kolları sıvadık, hadi hayırlısı.


2 Ocak 2015 Cuma

Ocak Okunacak Listem


Yeni bir seneden herkese sevgi dolu bir merhaba,
2015'in ilk yazısını giriyor olduğum için içim pek bir mutluluk dolu.
Zaman ne kadar da hızlı akıp geçiyor...
Yeni bir yıl, yaşanacak bir dolu güzel an, yeni umutlar...
Say say bitmez benim için :)

Yeni yıl Ocak demek, Ocak demek 13'ü demek.
Yeni 13 Ocak benim doğum günüm demek.
Ocak ayını pek bir severim bu yüzden.
E doğum günüm yaklaşırken de kendime hediyeler almaya başlıyorum.
Kitap başı çekiyor ki Adana Kitap Fuarı'da 13 Ocak'ta başlıyor bu sene.
Daha ne olsun.

Fuara gidince bir dolu kitap alacağıma adımdan daha fazla eminim.
Beni cennete atıyorsunuz, tabi ki keyfini çıkarmadan çıkmam.

Evdeki kitaplarımla birlikte seneyi çıkaracak kadar kitabım olacaktır Ocak ayı içinde.
Düşündüm de her ay liste yapayım kendime, ona göre de düzenli okuyayım.
Yoksa eski kitaplar yeniler yüzünden kenarda kalabiliyor.
Sıra gelmiyor.

Ocak ayında kalan serilerimi tamamlama amacıyla kitap okuyacağım.
Böylece son kitaplarına geldiğim seriler özellikle bitmiş olacak.
İnşallah hedefler de tutacak.
Çok konuştum biliyorum, o yüzden hemen Ocak ayı listeme geçiyorum.

1. Dünyanın Gölgesi - Beth Revis
2. Sonsuz Arzuyla Buluşma - Alma Katsu
3. Kıvılcım - Amy Kathleen Ryan
4. Reseph - Larissa Ione
5. Sahtekar - Sara Shepard
6. Şaşkın - Sara Shepard

Öncelikle bitirmek istediğin devam kitapları bu şekilde.
Sizde bana katılmak isterseniz kendi listenizi yorum olarak bırakabilirsiniz.
Yaşasın kitap okumak.

Mutlu yıllar.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...