25 Mayıs 2015 Pazartesi

Okudum Bitti #66 The 100


Merhabalar,
Kitap yorumlarıma kaldığım yerden devam ediyorum.

Kitap Adı : The 100
Yazar : Kass Morgan
Yayınevi : GO! Kitap
Baskı : 2015

Ben uzay bilim-kurgularının tam anlamıyla hastasıyımdır.
Bir o kadar ulaşılmaz olan ama kitaplar sayesinde sanki yanı başımızdaki gibi hissettirir bana.
O yüzdendir ki uzay bilim-kurgularının kitaplarının da filmlerinin de bende yeri ayrıdır.

Gelelim kitabımıza.
The 100 kitabını Adana Kitap Fuarı'ndan alıp ikincisi çıkmadan okumadığım bir kitap olarak bekletiyordum.
Bu ayki kitap okuma listemde de yoktu ama yorumları okuyup güzelliğinden bahsedilince merak edip araya sokuşturdum resmen kitaplarını.

The 100, kitabın başladığı tarihten 300 yıl önce Dünya'da meydana gelen nükleer felaket sonraki uzaya çıkmayı başaran ve koloni kuran bir toplulukla başlıyor.
Burada insanlar, birbiri ile bağlantılı 3 gemide yaşıyorlar ve bu 3 gemide bildiğimiz kast sistemine benzer bir sistem işliyor.
İnsanlar gemilerine göre sınıflara ayrılıyor.
En iyi olanaklar ve ayrıcalıklar Phoenix'tekilerin.

Burada aynı zamanda çok sıkı kurallar da mevcut.
Şansölye adı verilen en baştaki kişi düzenin, kurallara uyulmasının ve yönetimin sorumluğunu taşıyor.

Katı kurallardan bahsetmişken en ufak hatalar bile suç kabul edilip cezalandırılıyor.
Eğer suçu işleyen kişi 18'den büyükse ceza idam, küçükse hapse atılıp 18'ine geldiğinde tekrar yargılanma hakkı ve sonuç.

Başrollerimiz tıp stajyeri iken hapse atılan Clarke, kardeşi için her şeyi göze alan Bellamy, Şansölye'nin oğlu Wells ve Phoenixli iken Waldenli bir adama aşık olan Glass.

Suçlulardan 100 kişi gizli bir proje için Dünya'ya yollanmaya karar veriliyor.
Dünya'daki radyasyon seviyesine göre yaşanabilirliğini ve hayatta kalma düzeyini öğrenmek için denek muamelesi görüyorlar.

Daha Dünya'ya gidecek geminin fırlatılışından itibaren aksiyonlar başlıyor.
Dünya'ya inen ekibin ve uzayda kalanların yaşadıkları dört farklı bakış açısından anlatılıyor.

Dünya'ya iniş tamam peki hayatta kalması?
Her zaman var olan ve olacak güç elde etme hırsı burada da kendini gösteriyor.
Zor şartlar ve verilen kararlar, güvenilmezlikler ile bir çoğu gerçekten ciddi suçlar işlemiş insanlar bir arada.

Uzaydaki işler de hiç iç açıcı değil ve 100 kişilik ekibin neden yollandığını da öğreniyoruz.
Ana karakterlerin hayatları geri dönüşler ile anlatılıyor.
Nelerin neden yapıldığı, nasıl ortaya çıktığı yavaş yavaş öğrenilmeye başlanıyor.

Bu kitabı ciddi anlamda sevdim.
Kurgusu, olayların akışı ve anlatılışı çok hoşuma gitti.
İyi ki ikinci kitabı aldıktan sonra okumaya başlamışım yoksa ikinci kitabı beklemek çok zor olacaktı.

Yeni bir uzay-dünya serüvenine çıkmaya hazır olun.
Bence beğeneceksiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...