29 Eylül 2013 Pazar

Çekiliş Vakti #2


Çekilişlerde pek şansım yoktur ama bu kez denemek istiyorum.

Beauty Gore The Ladylicious'daki çekiliş için Tık Tık


Eda'nın Dünyası'ndaki güzel takılar için Tık Tık 

Kozmetik Perisi'nin çekilişi için Tık Tık 

Ben Yaptım'daki çekiliş için Tık Tık 

Beauthings For Me'nin çekilişi için Tık Tık




Nivea Aqua Sensation Yüz Yıkama Jeli


Eylül ayının son pazar gününden herkese merhaba :)
Bugün size sonunda yazısını hazırlayabildiğim ve ikinci şişesini kullandığım Nivea Aqua Sensation yüz yıkama jelinden bahsedeceğim.
Sanırım anneler günü indirimindendi 2 tane almıştım.
Azıcık açgözlülük etmişim alırken.


Ürünü bir çok yerde okumuş olabilirsiniz.
Seveni de sevmeyeni de çoktur doğrudur.
Ben memnun kalan kesim içerisindeyim.
200 ml lik bu ürünü güzel bir indirimle almıştım.
Şişesini özellikle sevdiğimi söylemek istiyorum.
Çünkü sıkmak istediğimde taş gibi durmuyor sıkılıyor :)
Sanırım kol kası yapmak istemiyorum.


Arka yazısında temizlediği, arındırdığı yazıyor.
Bence yumuşak bir cilt sağladığını da eklemeliler.
Ben kullanırken ferahlıktan ziyade yumuşaklık hissediyorum ve bu çok hoşuma gidiyor.


İçindeki bu ufacık kürecikler yüzümü yıkarken patlıyor ama ne işe yaradıklarını çözemedim.
Çok hoşuma giden bir kokusu var.
Tek sıkıntısı ben elimle köpürtemiyorum, bu yüzden cleanped üzerine dökerek uyguluyorum.
Böylece güzelce köpürmüş oluyor, bende mutlu oluyorum :)
Durulanırken de çok sıkıntı yaşamıyorum.
Sanırım cleanped ile uygulamanın avantajı.
Ben üründen memnunum.
Nivea'yı set halinde kullandığım için daha çok işe yarıyor da olabilir.

Bunun yanında farklı ürünleri de denediğim için daha iyisini ya da uygun fiyatlısını bulmazsam tekrar alabilirim.

Güzel bir pazar günü dilerim hepinize :)

27 Eylül 2013 Cuma

NYC Allık


Merhabalar...
Bugünkü konuğumuz bir allık, NYC allık.
İlk defa bir allığım oldu benim.
Ve karşınızda bol fotoğraflı bir allık vakası var :)

Watsons'a gittiğim bir gün allıklara bakarken görevli bayanın yardımı ile almıştım bu allığı.
Arkasını çekmeyi unutmuşum.
653 Park Avenue Plum şeklinde geçiyor adı ve kodu bu allığın.
Görevli bayan tam sana göre demişti satarken.
Tabi bunun bir "ama"sı var, geleceğiz oralara.

Tonu fotoğrafta görüldüğü gibi, içinden bir de fırçası çıkıyor.
Allığın üzerinde NYC kabartmaları var.

Fırçası böyle ufak bir arkadaş.
Benim allık fırçam yoktu, bununla idare ediyordum.
Ama yeni allık fırçası aldım sonunda kendime.

Şimdi gördüğünüz şey fırçayı allığa sürdüğümde allığın tozutması nedeniyle oluşan topaklanmalar.
Evet o kadar çok tozutup topaklanıyor ki ben şaşırdım doğrusu.

Tenimde duruşları için bir kaç örnekleme yaptım.
Bileğime sürdüğümdeki duruşları bu şekilde.
Tonu bileğimden ayırt etmek biraz fazla zor.
Çünkü bu allık tam ten rengimde çıktı.
Alırken bayan sürünce daha belirgindi, sanırım ben çok çok yoğun sürmediğimden böyle duruyor.



 Yüzümdeki duruşu bir kaç kat sürmeme rağmen görüldüğü gibi.
Görüldüğü gibi mi belli bile olmuyor derseniz o da doğrudur.
Valla allık değil de pudra bu desem o da değil.
Şimdi yine kontrol ettim allık sınıfında geçiyor arkadaş.

Rengini vermemek için çıldıran, tozu toprağa katan, içeriğine baktım (ben takmıyorum çok ama takanlar için) envai çeşit paraben türevi içeren bir allığım var.
Fiyatı uygundu ben alırken.
Sanırım özellikle tek sevdiğim yanı yanaklarımın parlamasını engelliyor olması.
Neyse almışım parlamaya karşı kullanayım hiç olmazsa.

Tabi şimdi aklımda The Balm allıklarından var.
Bir indirime girsinler direk onlara yapışacağım :)

25 Eylül 2013 Çarşamba

Nivea Hızlı Emilen El Kremi


Yeni bir günde herkese merhaba :)
Elimdeki ürünleri yazısını yazacak hale getirdiğim ve fotoğraflarını çektiğim için düzenli yazı girmeye başlıyorum yine.
Ama durduk yere yeni ürün almak istemediğimden tanıtılacaklar bittiğinde Allah Kerim.

Bugün Bitirme Projemde olan ve düzenli kullanmaya çalıştığım Nivea'nın el kremini anlatacağım.
Aslında öyle aman sürekli krem süreyim insanı değilim.
Aklıma gelirse sürüyorum işte :)

Nivea'nın bu el kremini taaa Anneler Günü indiriminde almıştım. 
O zamandan beri kullanıyorum.
Her gece yatmadan önce sürüyorum, gündüz de çok kuru hissedersem.
Hızlı emilen şeklindeki bu el kremi çok olmasa da yeterince hızlı emiliyor.
Ellerimi yumuşatma konusunda da gayet iyi.


Arka yazısı, içindekileri böyle olan kremin bahsedilen Hydra IQ olayına tam anlamıyla vakıf olamadım.
Sanırım düzenli kullanımdan kasıtları her gece yatarken sürmemden daha fazlası.
Çünkü o uzun süreli mekanik denilecek yumuşak etkiyi göremedim.
Sürdüm yumuşadı, sabah oldu dışarı çıkarken sürmedim aynı kuruluk devam.
Bitmesine az kaldı diyebilirim.
İnşallah Kasım gelmeden bitecek :)
Düzenli krem kullanma alışkanlığınız varsa işinizi görebilir.
Ama ben tekrar almayacağım.

23 Eylül 2013 Pazartesi

Golden Rose City Style Maskara


Merhabalar...
Nasılsınız umarım iyisinizdir.
Ben git gide daha iyi oluyorum.

Bugün size Golden Rose'un City Style maskarasını anlatacağım.
Bu maskarayı ilk aldığımda nefret etmiştim.
Fırçası sürerken sık sık gözümün içine batıyordu.
Ama zamanla kendisi ile anlaşmanın yollarını öğrendik :)

Şimdi maskaramız resimdeki gibi pembe tonlu bir ambalajda sunuluyor.
Maskaranın ilk açtığımda bile yoğun bir kıvamı vardı.
Bu normalde elinin ayarı olan kişiler için bulaşma riskini azaltıyor.
Ama benim gibi her ne kadar maskara süremeye bayılan ama hala sürerken göz kapaklarına bulaştıran biri için azıcık sıkıntı :)

,


Fırçasını iki farklı açıdan çektim.
Üsttekinde uzun tarafa, alttakinde kısa tarafa odaklandım.
Sürerken önce uzun tarafı sürüyorsunuz ki uzatıyor.
Sonra kısa tarafı sürüyorsunuz, bu da dolgunlaştırıyor.

Şimdi gözümdeki duruşlarına bakalım.
İlk resim benim körpe kirpiklerim.

İkinci resim 1 kat uygulanmış hali.

Üçüncü resim 2 kat uygulanmış hali.

Ve son olarak 3 kat uygulanmış hali.
Son iki resim biraz alttan çekilmiş hali ama etkisini gayet güzel gösteriyor.

Ben 3 katlı halini kullanıyorum daha çok.
Maskara kurumaya başladıkça daha güzel bir etki vermeye başladı bende.
Şu an tam kıvamında.
Maskaranın fiyat - performans açısından çok iyi olduğunu söyleyebilirim.
Eksi yönleri ise hızlı kuruması, göz altlarıma dökülme ve siyah akmalar yapması.
Yine de denenmeye değer bir maskara.

14 Eylül 2013 Cumartesi

Bitirme Projesi'nde Son Durum ve Bitirdiklerim #4


Merhabalar...
Bugün size uzun bir yazı hazırladım.
Bitirme Projemde biten ürünlerimi göstereceğim. 
Bitemeyenlerden ise son durum havadislerini vereceğim.

Önce bitenler :)

1.Oriflame Essentials Losyon : Yüz ve vücut için kullanarak bitirdim. Cilt tonumu açmasını beklemiyordum ama düzenli kullanınca gerçekten işe yaradı. Hem cilt tonum açıldı hem de daha aydınlık bir görüntüye ulaştı. Ben çok memnun kaldım tekrar alacağım bir ürün oldu.

2.Oriflame Discover Hawai Duş Jeli : İlk başta kokusunu seviyordum, canlandırıcı bir kokuya sahip. Zamanla sıkılmıştım ama kullanıldı ve bitti. Tekrar almayacağım.

3.Oriflame Tonik : Kullanıldı ve bitti. Gözeneklerde işime yaramadı. Tekrar almayacağım.

4.Nivea Aqua Sensation Yüz Yıkama Jeli : Severek kullandım, çok da hoşuma gitti. İlk şişe için güzel resim çekemedim diye yazısını yazamadım. İkinci şişede çekip detaylı bir yazı yazacağım. En sevdiklerimden olmayı başardı.

5.Gratisten aldığım Ayak Scrubı : Benim için yetersiz gelen bir ürün oldu ama sonuna dek kullanıldı ve bitti. İkinci şişeden sonra tekrar almayacağım.

6.Vaseline Nemlendirici : Sıcakta kullanması zor oldu ama severek kullanıldı ve bitti. Belki daha sonra tekrar alabilirim.

7.Avon Saç Serumu : Sonunda azimle bitti. Saçlarımı yumuşatmasını sevdim ama. Tekrar alır mıyım sanmıyorum. Başka ürünleri deneyeceğim.

8.Nivea Arındırıcı Temizleme Maskesi : Ben bu maskeyi çooook sevdim. Yüzümü yumuşacık yaptı. Verdiği his çok güzeldi. İndirimde bulursam yine almayı düşünüyorum anlayacağınız.

9.Oriflame Optimals gündüz ve gece kremleri testerları : Eski seriye göre kıvamları seyreltilmiş ama daha hızlı emiliyorlardı. Onun dışında tester oldukları için fazla bir etkisini görmedim.


10.Nivea Black&White Deodorant : Bu halini daha çok sevdim. Stick halinden daha güzel etki ediyor. Kokusu da güzeldi. İleride elimdekiler bitince alırım.

11. Oriflame Perfect Body Anti- selülit Scrubı : Bir etkisini göremedim. Bitsin diye sadece selülit yerlerine değil her tarafa uyguladım. Tek güzel yanı tenimi yumuşatması oldu. Almam bir daha.

12.Garnier 3'ü 1arada : Yüzüme yaramayan bu ürünü sonunda bitirdim. Bir daha alınmayacak.

13.Isana Hair Saç Maskesi : Bol bol kullanarak bitirdim. Tekrar almayacağım.

14.Loreal Makyaj Temizleyici :Sonunda bitti. Tekrar almayı düşünmüyorum. Benim için yetersiz bir üründü.

15.Listerine Ağız Bakım Suyu : Çok beğendiğim bir ürün oldu. Gece kullandığımda sabahki acımsı tat kalmıyordu. Tek eksisi çok yakması. Ama yine de tekrar alabilirim. Yakmasına alışabilirim hem.

16.Maybelline The Colossal Maskara : Hayatımın aşkı oldu. Kıyamadım bitirmeye ama bitti. Ben ilk başta değerini bilememişim valla. Elimdeki tüm maskaralar bitince tekrar alırım yani.


Şimdi geldik ölçümünü yapıp işaretleyebildiklerimin son durumuna.


1.Down Under Natural's Argan Yağlı Saç Kremi : Proje başlangıç yerine göre yarıladım. Tam gaz kullanmaya devam.

2.Nivea Makyaj Temizleyici : İşaretlediğim yerden sonra kalanın yarısından fazlasını kullandım. 

3.Oriflame Maske : Kalanın yarısını da bitirdim. Aynen devam.

4.Oriflame Anti- Persprant Ayak Kremi : Bununda kalanın yarısı gitti. Proje sonuna dek bitecektir.

5. Grace Roll-on Prafüm : Ne kadar kullansam da az bir kısmı gitti ya. Ne parfümmüş.


Avon ruj testerlarından elimde kalan bu dördü oldu. Gerisini ablam ve kuzenime verdim. Bu dördü ise bitmeye yaklaştılar iyice.
Avon Little Black Dress parfümü de ablama verdim. O benden daha çok sevdi hem.
Nivea el kremi, Oriflame ayak spreyi ve makyaj malzemeleri kullanılmaya devam ediyor.
Avon selülit kremini şimdilik kullanmıyorum, ne yapacağıma da karar veremedim. Elim gitmiyor çünkü.


Bunlar da projem hariç bitenlerim.
Benri pamuk pedleri hariç hepsini çok sevdim. Ama Benri'yi bir daha almayı düşünmüyorum. Bana çok ince geliyor.

Projeme yeni ürünler de eklemekteyim ama onun yazısını İstanbul'a gidince hepsini bir araya getirdikten sonra yayınlayacağım.

16 ürün bitti. Bir parfüm ve rujların büyük kısmı elden çıkarıldı.
Sanırım gayet iyi gidiyorum.
Siz ne dersiniz ?



8 Eylül 2013 Pazar

Bir Mim Daha...


Evet bu mimi bir çok blogda görmüşsünüzdür.
İsmen minlenmedim ama yapmayanları mimliyorum tarzı bir şeyden ben kendimi mimledim :)
Bu günlerde biraz moralsiz biraz halsiz biraz da depresifim bana acıyın :-P
Şaka şaka kötüyüm ama acımayın geçer elbet.
Gelelim mime.

Hayatınızda hiç mucize olarak nitelendirebileceğiniz bir olay yaşadınız mı?Hayatımın bazı dönemlerinde bir çok mucize yaşamışlığım vardır. 
Allah'ın hikmeti kul sıkışınca Hızır(a.s.) yetişiyor.

Almayı düşünüp de alamadığınız ne var?
İlk aklıma gelen The Balm'ın allıkları :) Ama asıl istediğim ne var derseniz kocaman bir kitaplık.

Kıyafet konusunda takıntılarınız var mı?
Evet mesela tayt giymiyorum. Etek, elbise ise nadiren. Daha o konularda kendime güvenimin gelemedi.
Onun dışında cart turuncu ve sarıyı giymemek için elimden geleni yaparım.

Nefret ettiğiniz huylar ve insanlar?
İşlerini sürüncemede bırakıp insanı dert küpü haline getiren insanlardan hiç hoşlanmam. Şu an aklıma gelen bu var.

Sizi en net tanımlayan kelime nedir?
Sanırım öyle bir kelime literatürümüzde mevcut değil.
Hayata yeniden gelme şansınız olsaydı hangi ülkede doğardınız?
Seçme şansım varsa Japonya alayım.
Tek başına bir insan  keyiflenmek için ne yapabilir?
Güzel ve sürükleyici bir kitap okuyabilir. Komedi unsurları yüksek bir film ya da dizi izleyebilir.
Ayrıca sevdiği bir yerde hareketli bir müzikle yürüyüş yapabilir.

Nikah masasında evleneceğiniz kişiden "hayır" cevabını alsanız ne yaparsınız?
Önce küçük çaplı bir şok geçirirdim ardından da elime aldığım gibi topukluyu eşek sudan gelene dek hıncımı çıkarırdım. 

İnsan kaderini mi yaşar, kaderini mi yazar?
Her ikisi de.

Aklına gelen ilk İngilizce kelime?
Fear. Nedenini bilmiyorum ama.

İnternette sahip olduğunuz ilk nickname?7. sınıfta yani 9 sene öncesi aklıma gelmiyor ne yazık ki.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Vaseline Aloe Fresh Nemlendirici

Merhabalar...
Ben iyice tembelleştim bloga yazı girme konusunda.
O yüzden sizden özür diliyorum.
Hayatım tam bir keşmekeş ve ben nasıl düzelteceğimi bilmiyorum ne yazık ki :-(

Neyse dönelim bugünkü yazımızın asıl konusuna.

Vaseline'in Aloe Vera içeren bu nemlendiricisi hakkında neler düşünüyorum onları anlatacağım size.
100 ml'lik bu ufaklığı zamanında indirimin birinden almıştım hem de 2-3 tl gibi bir fiyata(yanlış hatırlamıyorsam).
Kendisi bitirme projeminde bir parçası.

Arkasındaki karınca duası yazılar normalde görünmezken fotoğrafta hiç çıkmamış tabi.
Ama büyütüp görünür hale getirmeye çalıştım.
Yine de kısaca diyorki aloe ve salatalık güneş ve sıcak nedeniyle kuruyan cildin nemini geri kazanmasına yardımcı oluyor.
Ben de Adana'nın sıcağında, deniz, kum, güneş üçlüsünü de kapsayacak şekilde kuruttuğum cildimi nemlendirmek için kullandım.
Losyon kıvamında olduğu için kolay emildi sanki.
Kokusu kendimi koklayıp durmama neden olacak kadar güzeldi.
-di'li geçmiş zaman kullanıyorum çünkü ben yazısını yazana dek bitti garibim.
Nemlendirmesi benim çok hoşuma gitti.
Cildimi yumuşacık yaptı ve bu yumuşaklık uzun sürede etkinliğini korudu doğrusu.

Elimde bir adet daha ama farklı özellikte Vaseline kremi var.
İstanbul'a döner dönmez de ona başlamayı planlıyorum.
Elimdeki kremlerden sonra hala vücut kremi kullanıyor olursam alacağım bir ürün olur.
Kesinlikle de tavsiye edebilirim kendi adıma.

5 Eylül 2013 Perşembe

Bakın Burada Neler Varmış :-)


Başlık biraz ilgi çekici oldu biliyorum.
Bugün size Facebook'da bir sayfada paylaştığım kuzucuklarımı, kıymetli hazinemi göstermek istiyorum.
Bunlar Adana'da olanlar.
Bunların yanına 20 tane kadar da İstanbul'da olanları ekleyebiliriz.


Bu kadar kitabın atası Harry Potter ve Ateş Kadehi'dir.
İlk ciddi anlamda kitap okumama 4.sınıfta bu kitap ile başlamıştım.
Serinin ortasından daldım tabir-i caizse.
Ve ilginçtir ki Harry Potter kitaplarını daha önce ilk gördüğümde "Ne saçma şeyleri okuyorlar.Bunlar da okunur mu?" demiştim. Demek ki büyük konuşmamak lazımmış :-)
Harry Potter ile başlayan macera başka türler, başka kitaplar ile devam etti ve sonunda kitap tutkunu olduk çıktık.
Ama bu hale gelene dek annemlerden gizli gece yatakta el feneri ile mi istersiniz, otobüslerde ayakta mı istersiniz, yoksa derste sıra altında mı istersiniz ne badireler atlattım.


Bazı kitaplarımı okurken inanılmaz etkilendiğim zamanlar oldu. 
Mesela Bir Saniye Sonra kitabı gibi.
Kitap kısaca bir saldırı sonrası insanların hayatta kalma savaşını anlatıyordu. Kitaptaki kahramanın kızı diabetliydi ve ilaçlara ulaşamadıkları için ölüyordu.
Bu kitabı okuduğum geçen yaz doktorlar bana da prediabet teşhisi koydular.
Allah'ın hikmeti. Ablam da Tip-1 diabet hastası.
Böyle okuyup da gerçek hayatımda görebildiğim şeylerin olduğu kitaplarım çok yani.


Bunların yanında ben ciddi bir bilim kitapları okuyucusuyum.
Bilim-kurgu değil bildiğimiz halis mulis bilim.
Sonunda mühendis olmamızda katkısı var sanırım.
Kuantum fiziği, biyoloji, sismoloji, meteoroloji, gökbilim ve kozmoloji ne arasanız var aralarında.

Kitaplarım benim kuzucuklarım olduğu için onları başkalarına emanet etmekten hiç hoşlanmıyorum.
Benim kapağı kırılmasın, sayfası atmasın diye gözüm gibi baktığım kitaplarıma alanlar pek iyi davranmadılar.
Dilim yandı bu konuda.
O yüzden bu konuda biraz  cimriyim ne yazık ki.

İstanbul kitap fuarında aralarına eklenecek bir dolu kitap var daha.
Liste yavaş yavaş kabarıyor.
Bir aksilik olmazsa fuardan alacağım kitapları da sizinle paylaşırım.

Kıymetlilerimi siz nasıl buldunuz peki?


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...