31 Aralık 2015 Perşembe

2015 - Okuduklarım


Merhaba,
2015 yılında okuduğum kitapların listesini bloga koymak istedim ki daha sonra dönüp baktığımda ne okumuşum rahatlıkla görebileyim.
Bu sene benim için rekor oldu.
Mahşer'i 3 kitap saymamla birlikte toplam 98 kitap bitti.
Yazar 3 kitaba ayırmışken ben nasıl 1 kitap sayayım hem ayıp olur :)
Neyse liste aşağıdaki gibidir.

  1. Ismarlama Bebek - Fatih Murat Arsal
  2. Reseph - Larissa Ione
  3. Dünyanın Gölgesi - Beth Revis
  4. İlk Aşk - John Green
  5. Kördüğüm - Calia Read
  6. Savaş Sanatı - Sun Zi
  7. Allah De Ötesini Bırak 2 - Niyet - Uğur Koşar
  8. Pabucumun Ajanı - 1 - ASUDE
  9. İnovasyon Nasıl Yapılır? - Salih Keskin
  10. Pabucumun Ajanı - 2 - ASUDE
  11. Dört - Veronica Roth
  12. Zeytindağı - Falih Rıfkı Atay
  13. Hasat - Tess Gerritsen
  14. Karanlığın Ayak İzleri - Tess Gerritsen
  15. Gece Yarısından Sonra - Tess Gerritsen
  16. Hiçliğin Kıyısında - J. A. Redmerski
  17. Ateş ve Güneş - Falih Rıfkı Atay
  18. Sana Aşık Değilim - Vefa Enver
  19. Kuşatma ve Fırtına - Leigh Bardugo
  20. Çöküş ve Yükseliş - Leigh Bardugo
  21. Rabb'in İçin Sabret - Uğur Koşar
  22. Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupery
  23. Karanlıkta Buldum Seni - A. Meredith Walters
  24. The 100 - Kass Morgan
  25. The 100 21. Gün - Kass Morgan
  26. Sonsuz Arzuyla Buluşma - Alma KAtsu
  27. Gölgelerin Ressamı - Esteban Martin
  28. Senli - Merve Akıncı
  29. Alengirli Şiirler - Ali Lidar
  30. Gidiyorum Bu - Ah Muhsin Ünlü
  31. Çılgın Türkler Kıbrıs - Turgut Özakman
  32. Diriliş - Tess Gerritsen
  33. Diriliş - Stephen King
  34. Zehir Ustası - Maria V. Snyder
  35. Büyü Ustası - Maria V. Snyder
  36. Ateş Ustası - Maria V. Snyder
  37. Kurucunun Kızı - Amy Engel
  38. Vampir Günlükleri Avcılar Vol. 2 Ay Şarkısı - L. J. Smith
  39. Vampir Günlükleri Avcılar Vol. 3 Kaderin Yükselişi - L. J. Smith
  40. Vampir Günlükleri Kurtuluş Vol. 1 Görünmeyenler - L. J. Smith
  41. Sahtekar - Sara Shepard
  42. Şaşkın - Sara Shepard
  43. 19. Departman - Will Hill
  44. Kızım İçin Son Kez - Lisa Gardner
  45. Tersyüz - Amy Harmon
  46. Labirent Ölümcül Kaçış - James Dashner
  47. Labirent Alev Deneyleri - James Dashner
  48. Labirent Son İsyan - James Dashner
  49. Pür - Julianna Baggott
  50. Kötü Kızlar Ölmez - Katie Alender
  51. Sen - Selvi Atıcı
  52. Efsane - Marie Lu
  53. Trendeki Kız - Paula Hawkins
  54. Telepati - Leonardo Patrignani
  55. Hafıza - Leonardo Patrignani
  56. Karanlık Zihinler - Alexandra Bracken
  57. Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var - Debbie Macomber
  58. 5. Dalga - Rick Yancey
  59. Yakut Kırmızı - Kerstin Gier
  60. Safir Mavi - Kerstin Gier
  61. Zümrüt Yeşil - Kerstin Gier
  62. Carrie - Göz - Stephen King
  63. Labirent - Ölüm Emri - James Dashner
  64. Marslı - Andy Weir
  65. Gül ve Avcı - Asude
  66. Mükemmelliğin Rehberi - Robin Sharma
  67. Deha - Marie Lu
  68. Ozan Beedle'ın Hikayeleri - J. K. Rpwling
  69. Büyü - Angie Sage
  70. Şampiyon - Marie Lu
  71. Yabancı - Melissa Sanders
  72. Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins
  73. Bakire - Nancy Pickard
  74. Tesadüf - Jamie McGuire
  75. The 100 - Eve Dönüş - Kass Morgan
  76. Yörünge - Tess Gerritsen
  77. Lanetli - K. A. Tucker
  78. Kızıl Tepe - Jamie McGuire
  79. Çevrimiçi Kız - Zoe Sugg
  80. Aylardan Aşk - Meral Kır
  81. Mikrobun Keşfi - John Waller
  82. Yüreğimde Rabb'im - Muhammed Bozdağ
  83. Aşkı Seçtim - Meral Kır
  84. Yolum Aşka Düştü - Meral Kır
  85. Karmakarışık - Emma Chase
  86. Ölü Ozanlar Derneği - N. H. Kleinbaum
  87. Uçuş - Angie Sage
  88. Kızıl Kraliçe - Victoria Aveyard
  89. Devrimin Kızı - Amy Engel
  90. Tatlı Yalan - Jamie McGuire
  91. Eksik Parça - Michelle Hodkin
  92. Mahşer - Stephen King
  93. Duman ve Kemiğin Kızı - Laini Taylor
  94. Hayalperest - Burak Parmaksız
  95. Kan ve Yıldız Işığı Günleri - Laini Taylor
  96. Dünyayı Uzaydan Haritalamak -Tübitak

24 Aralık 2015 Perşembe

2015 Kış Okuma Şenliği


Merhaba,

Pinucciasbooks blogunun sahibi Pınar ablanın önderliğinde uzun süredir devam eden ve her mevsim yapılan Okuma Şenliklerinden 2015 Kış Okuma Şenliği'ne katılmaya karar verdim.
Listemi instagramdan paylaşmıştım.
Bir de blogdan paylaşayım istedim.



Detaylar ve kategoriler için bu linke tıklayıp youtube sayfasından izleyerek öğrenebilirsiniz.
21 Aralık'ta başlatıp 20 Mart'ta bitireceğiz.

Gelelim kategorilerdeki benim kitaplarıma:
Valla kategorileri tek tek yazamayacak kadar üşengecim. Hiçbir arkadaşın emekle yazdığını da kopyalayıp kullanasım gelmedi :)

1. Kategori (10p): Cadı Avcısı - Virginia Boecker- Yabancı Yayınları - 400 sayfa

2. Kategori (10p): Sonsuz Deniz - Rick Yancey - Pegasus Yayınları - 360 sayfa

3. Kategori (10p):

4. Kategori (10p): Veba Yılı - Jeff Carlson - Arunas Yayınları - 488 sayfa

5. Kategori (10p):
6. Kategori (10p):

7. Kategori (10p): Adalet - Ann Leckie - İthaki Yayınları - 408 sayfa

8. Kategori (10p): İki Hayat Arasında - Jessica Shirvington - Yabancı Yayınları - 320 sayfa

9. Kategori (10p): Kan Kırmızı Yol - Moira Young - Ephesus Yayınları - 448 Sayfa

10. Kategori (10p): Melekler Zamanı - Fatma Erdek - Ephesus Yayınları - 554 sayfa

11. Kategori (10p): Kan ve Yıldız Işığı Günleri - Laini Taylor - Artemis Yayınları - 490 sayfa

12. Kategori (10p):
13. Kategori (10p):
14. Kategori (10p):

15. Kategori (10p): Ben O Değilim - Fatma Erdek - Ephesus Yayınları - 544 sayfa

16. Kategori (10p): Cinder - Marissa Meyer - Artemis Yayınları - 421 sayfa

17. Kategori (10p): Kusursuz Plan - Fatih Murat Arsal - Ephesus Yayınları - 496 sayfa

18. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 40 puan) : 


#Dünyayı Uzaydan Haritalamak - Robert Snedden - Tübitak - 54 sayfa
#Satranç - Stefan Zweig - İthaki - 75 sayfa
#İntihar Kulübü - Robert Louis Stevenson - İthaki - 97 sayfa
#Dalga - Todd Strasser - April Yayınları - 145 sayfa


19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunduğunda ekstradan 30 puan, toplamda 60 puan): 

#Kemikler Şehri - Cassandra Clare - Artemis Yayınları - 580 sayfa
#Küller Şehri - Cassandra Clare - Artemis Yayınları - 525 sayfa
#Camlar Şehri - Cassandra Clare - Artemis Yayınları - 624 sayfa


20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan):  

# Kayıp Ruhlar Şehri- Cassandra Clare - Artemis Yayınları - 636 sayfa
# Üç Cisim Problemi - Cixin Liu - İthaki Yayınları - 416 sayfa
# Kuzey Masalı - Zeliha Eren - Ephesus Yayınları - 574 sayfa
# Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey - Mehmet Sungur - Goa Yayınları - 245 sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 90 puan): 

#Uyumsuz - Veronica Roth - Artemis Yayınları - 504 Sayfa
#Efsunlu Adamlar - Merve Akıncı - Müptela Yayınları - 344 sayfa
#Düşmüş Melekler Şehri - Cassandra Clare - Artemis Yayınları - 496 sayfa
#Kendini Bilen Rabb'ini Bilir - Uğur Koşar - Destek Yayınları - 240 sayfa
#Uyumsuz Bir Genç Kızın Anatomisi - Andrea Portes - Pegasus Yayınları - 340 Sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tum kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 
Elimdeki serilerin devam kitapları:
#Canavarlar 1.Bölüm - Ilsa J. Black - Dex - 372 sayfa
#Canavarlar 2.Bölüm - Ilsa J. Black - Dex - 464 sayfa
#Füzyon - Julianna Baggott -Dex- 470 sayfa
#Tutuşma - Julianna Baggott -Dex- 432 sayfa


Liste bu şekilde. Ben listeyi yayınlayana dek Kan ve Yıldız Işığı Günleri de bitti bu arada :)

Görüşmek üzere.

21 Ekim 2015 Çarşamba

Son Söz ( Belki Olmayabilir De)



Merhabalar,
Nasılsınız?
Ben yokken neler yaptınız?

Kaç aydır yokum ben? Bir bakim (blogundaki son yazı girişine bakmaya gitti)
Son yazımı 29 Mayıs'ta girmişim bugün 21 Ekim...

Peki bu kadar sürede niye yazmadım?
Çünkü istemedim.
Artık kozmetik konusunda doydum, bakım deseniz kendi çapımda takılıyorum.
En son bir kozmetik malzemesi ne zaman aldım diye düşünüyorum da sanırım 2-3 ay olmuştur.
Düşünün ne kadar bir doygunluğa ulaşmışım.

İndirimleri bile takip etmiyorum.
Peki ben ne yapıyorum? Neredeyim?

Kitap okuyorum arkadaşlar.
Cidden kendimi aşma düzeyinde kitap okuyorum.
Senelik hedefim 70 i geride bırakalı epey oldu.
Bu konuda ise takip etmek isteyenleri instagrama beklerim.
Daha 3 gün önce 1000 kişiyi gördük orada.

Kitap okumanın dışında ise ders çalışıyorum.
Aralık'ta İş Sağlığı ve Güvenliği C Sınıfı Uzmanlık sınavım var, ona gireceğim.
İnşallah ilk seferde geçebilirim ( Allah'ım lütfen lütfen lütfen)

Başka ne değişiklik var.
Kasım'da 2. oğlumuz geliyor inşallah.
Benim değil ablamın ama :) :) :)
Ama benim de oğlum sayılır, yaş itibari ile tutuyor :D :D

Blogu kapatmayı düşünüyor muyum?
Şimdilik hayır. 
Yani o kadar şey paylaşmışım emek harcamışım, içim el vermiyor, yazık günah diyorum :P

Yazar mıyım peki?
Allah biliyor ben de bilmiyorum onu.
Zaman gösterecek.

Bugüne kadar takipten çıkmadığınzı için teşekkür ederim.
İyiki varsınız.
Sizi seviyorum.
İnsan hiç görmediği, konuşmadığı kişileri sever mi seviyor işte.
Sevgimi yolluyorum size.

Kendinize iyi bakın.

29 Mayıs 2015 Cuma

Okudum Bitti #70 Karanlıkta Buldum Seni

Merhabalar,
Tess Gerritsen'lara bir ara verdim.
Bugün yeni ve farklı bir kitap var karşınızda.

Kitap Adı : Karanlıkta Buldum Seni
Yazar : A. Meredith Walters
Yayınevi : GO! Kitap
Baskı : 2015

Oy oy bu kitap hakkında ben neler desem ki şimdi.
Okuduğumda epey etkileyip fena sarsmıştı beni bu kitap.
Instagram yorumumda iyi ile orta arasında dedim biliyorum ama bu sarstı gerçeğini de değiştirmez.

Başlayalım yorumlamaya.
Maggie aşırı klasik, sıradan, yüksek notlara sahip, harika arkadaşları olan, iyi bir aileye sahip, bildiğimiz kurallara uyan bir kızımız.
Okulun da atletizm takımında gelecek vaad eden bir koşucu.

Bir gün okula gittiğinde derse yetişmeye çalışırken çarpışıp dağıttı ve dağıldığı Clayton var bir de.
Yeni çocuk.
Nereden geldiği, kim olduğu, neci olduğu bilinmeyen, bir anda ortaya çıkan karanlık ve içine kapanık bir tip.

Yeniler her zaman ilgi çeker.
Senelerce bir sürü okul değiştiren biri olarak deneyimlerimden biliyorum :)

Clayton ise Maggie'nin ilgisini fena halde çekmiş olmalı ki Maggie elinden geleni ardına koymamaya başlar ve sonunda arkadaş olurlar.
Zamanla yakınlaşan ikilinin arasında sırlar vardır.
Bu sırlar Clay kaynaklı olup Maggie öğrendiğinde sudan çıkmış balığa dönecek kadar afallayacaktır.

Ve bir aşk doğar ki aralarında her iki tarafı da yakıp kül edecektir.
Maggie, Clayton'ın sırrı ile baş edip ona yardım etmeye çalışırken eski halinden tamamen farklı birine dönüşecektir.
Aşk sen nelere kadirsin.

Ama işler hiç de peri masallarındaki gibi toz pembe olmayacaktır.
Maggie, Clayton'ı karanlıkta bulmuştur ve aydınlığa çıkmaya çalışırken o da karanlığa batmaya başlayacaktır.

Kitabın sonu aslında bir yerden sonra tahmin edilebilir bir hale gelmişti.
Toz pembe hayallerim olmadığı için beklediğim gibi oldu.
Farklı çıksa iyi derdim, orta lafını etmezdim.
Olay budur yani.

Ve alıntılar :
"İyilik senin erdemin. Duru güzelliğin ise silahın."

"En başından başlasan nasıl olur? Baştan başlamak genelde iyidir."

"Sen, her şeyimsin zaten. Bütün dünyamsın."

"Söz vermek kolaydır ama verilen sözü tutmamak daha da kolaydır."

"Kendini kaybolmuş gibi hissediyorsan, ben seni bulurum."

"En kusursuz anılar, unutması en çok acı verenlerdir."

Ve bu kitap ardı ardına okuduğum psikoloji temalı kitapların sonuncusu.
Bir süre psikoloji temalı kitaplara ara veriyorum.
Bu kadar psikolojik kitap beni fazla etkiledi.
Azıcık farklı alanlara açılmak lazım :))

28 Mayıs 2015 Perşembe

Okudum Bitti # 69 Gece Yarısından Sonra

Merhabalar,
Tess Gerritsen'dan devam ediyoruz.
Bu sefer ki ilk yazdığı ( ben öyle biliyorum) kitabı olan Gece Yarısından Sonra.

Kitap Adı : Gece Yarısından Sonra
Yazar : Tess Gerrtisen
Yayınevi : Martı
Baskı : 2014

Gece Yarısından Sonra 1987'de yazılan bir kitap öncelikle bunu bir belirteyim :)
Yani yine o zamanın şartlarını düşünmelisiniz.

Bir gece yarısı Sarah Fontaine adlı bir bilim insanı bir telefon alır ve telefonun diğer ucundaki yetkili ona henüz 2 aylık evli olduğu kocasının öldüğünü söyler.
Hem de Sarah onu Londra'da sanarken Berlin'de çıkan bir yangında ölmüştür.
Tüm deliller ölenin Geoffrey Fontaine adlı bu adama ait olduğunu işaret etmektedir.
Ama Sarah bunlara inanmamakta ve bir hata olduğunu düşünmektedir.

Nick ise kendini soktuğu kötü durumlar sonucu sıkıcı bir masa başı işine atanmış bir Amerikan yetkilisidir.
Gece yarısı kocasının öldüğü haberini Sarah'ya veren de odur.
Ertesi gün yüz yüze geldiklerinde ise Nick, Sarah ile konuşur ve aklına soru işaretleri takılmaya başlar.
Bu soru işaretleri ile Sarah gibi o da iz peşine düşecektir.
Ve bu ikili kendilerini Amerika'dan Avrupa'ya uçan bir uçakta bulacaklardır.

Sarah olayları öğrenmek için kendi başına araştırırken yardımına Nick koşacaktır.
Peki gerçekler kime dokunmakta kimin canını yakacak kuvvettedir?
Ve gerçekte Geoffrey Fontaine kimdir?

Zamanın şartlarına göre çok güzel ilerleyen ama tabi ufak tefek eksikleri olan bir kitap oldu Gece Yarısından Sonra.
Ben severek okudum.
Mükemmel diyemem ama Tess seviyorsanız okumadan da geçmemelisiniz derim.


27 Mayıs 2015 Çarşamba

Okudum Bitti #68 Hasat

Merhabalar,
Uzun süre önce okuyup yine yorumunu geciktirdiğim bir kitaptan devam ediyorum.

Kitap Adı : Hasat
Yazar : Tess Gerritsen
Yayınevi : Doğan Kitap
Baskı : 2015

Bizim ülkemizde kitapları neden tam bir sıraya göre çıkarmazlar çok merak ediyorum.
Tess Gerritsen kitaplarının yazılış tarihleri ile ülkemizde yayınlanış tarihleri arasında ciddi farklar var resmen.
Düşünün bu kitap 1996'da basılmış yurt dışında aslında.
Bizim ülkemizde ise daha yeni.
Serzenişte bulunduğuma göre yoruma geçebilirim.

Hasat kitabı kapağı ile bence tam bir uyum içinde olan bir kitap aslında.
Burada ana karakterimiz Abby DiMatteo henüz pratisyenliğini tamamlamamış bir hekimdir.
Ama hem başarılı hem de geleceği parlaktır.
Ta ki vereceği kararlar hastane yönetimi ve bazı nüfuzlu kişiler ile çelişene kadar.

İşin bir de farklı bir ayağı vardır.
Bu ayak uzaklara, okyanus ötesine dayanır.
Yakınlarından daha iyi bir yaşam vaadi ve para karşılığı alınan küçük çocuklar aslında çok daha büyük bir oyunun parçası olacaklardır.

İnsan hayatının para ile vicdan arasında top gibi gidip geldiği bir düzende doktor Abby ne kadar dayanabilecek ve doğrularının peşinden gidecektir bunu okuyarak göreceksiniz.

Kitapta 1996 şartlarının etkisini hissetmeniz mümkün.
O zamanın koşulları ile şu anı karşılaştırmak kaçınılmaz olabilir ama o zamanın şartlarına göre gayet iyi yazılmış bir kitap.

Tess Gerritsen yine harika bir iş çıkarmış.
Kesinlikle tavsiyemdir.

26 Mayıs 2015 Salı

Okudum Bitti #67 The 100 21. Gün


Merhabalar,
Macera kaldığı yerden devam ediyor.

Kitap Adı : The 100 21. Gün
Yazar : Kass Morgan
Yayınevi : GO! Kitap
Baskı : 2015

Sonunda Dünya'da yeryüzüne inen ekip dışında da insanların olduğu ortaya çıkıyor.
Yani insanlarla ilk temas kuruluyor.
Ama bu temas hiç de istenilecek türde veya barışçıl bir yolla olmuyor.

Bunun yanında Bellamy'nin kız kardeşi kayıp. 
Bellamy ise bu konuda çıldırmış durumda.
Wells saldırı sonrası insanları sakinleştirmeye çalışırken grup içinden karşılık verip ölümcül davranmaya yönelik sesler de çıkmıyor değil.

Ve inişten itibaren 21 gün geçmiştir.
Bazı insanlar ise aynı belirtileri gösterip hastalanmaya başlıyor.
Yoksa radyasyon gizlendiği yerden ortaya mı çıkıyor?

İlk temastan sonra ise gerçekten bir genç kız ele geçiriliyor.
Bu genç kız aslında bir çok gerçeği de ortaya çıkarabilecek bilgiye sahip.

Gemide ise işler daha da kötü durumda.
Glass en zor kararlarını vermek için ve sakladığı sırrı korumak için elinden geleni yapıyor.
Yaşam gemide Dünya'dakinden çok daha zora giriyor.
Tek çıkış yolu kalıyor bu durumda da.

Zor şartlar her zaman bir şekilde yeni aşkları doğurur.
İşte bu zor şartlar altında da yeni yeni aşklar doğuyor.

Ve kitabın sonu...
İnanılmaz bir gerçek ortaya çıkıyor.
Gemideki en katı kuralların, aslında o katı kuralları korumakla görevli olan kişi tarafından yıkıldığını öğrenmek bazı kişiler için şok etkisi yaratıyor.

Bunun yanında yeni misafirlere de merhaba deme vakti.

3. kitabı büyük bir merak ile bekliyorum.
O kitapta ne bombalar patlayacak emin olamıyorum ama soluksuz okutacağı kesin.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Okudum Bitti #66 The 100


Merhabalar,
Kitap yorumlarıma kaldığım yerden devam ediyorum.

Kitap Adı : The 100
Yazar : Kass Morgan
Yayınevi : GO! Kitap
Baskı : 2015

Ben uzay bilim-kurgularının tam anlamıyla hastasıyımdır.
Bir o kadar ulaşılmaz olan ama kitaplar sayesinde sanki yanı başımızdaki gibi hissettirir bana.
O yüzdendir ki uzay bilim-kurgularının kitaplarının da filmlerinin de bende yeri ayrıdır.

Gelelim kitabımıza.
The 100 kitabını Adana Kitap Fuarı'ndan alıp ikincisi çıkmadan okumadığım bir kitap olarak bekletiyordum.
Bu ayki kitap okuma listemde de yoktu ama yorumları okuyup güzelliğinden bahsedilince merak edip araya sokuşturdum resmen kitaplarını.

The 100, kitabın başladığı tarihten 300 yıl önce Dünya'da meydana gelen nükleer felaket sonraki uzaya çıkmayı başaran ve koloni kuran bir toplulukla başlıyor.
Burada insanlar, birbiri ile bağlantılı 3 gemide yaşıyorlar ve bu 3 gemide bildiğimiz kast sistemine benzer bir sistem işliyor.
İnsanlar gemilerine göre sınıflara ayrılıyor.
En iyi olanaklar ve ayrıcalıklar Phoenix'tekilerin.

Burada aynı zamanda çok sıkı kurallar da mevcut.
Şansölye adı verilen en baştaki kişi düzenin, kurallara uyulmasının ve yönetimin sorumluğunu taşıyor.

Katı kurallardan bahsetmişken en ufak hatalar bile suç kabul edilip cezalandırılıyor.
Eğer suçu işleyen kişi 18'den büyükse ceza idam, küçükse hapse atılıp 18'ine geldiğinde tekrar yargılanma hakkı ve sonuç.

Başrollerimiz tıp stajyeri iken hapse atılan Clarke, kardeşi için her şeyi göze alan Bellamy, Şansölye'nin oğlu Wells ve Phoenixli iken Waldenli bir adama aşık olan Glass.

Suçlulardan 100 kişi gizli bir proje için Dünya'ya yollanmaya karar veriliyor.
Dünya'daki radyasyon seviyesine göre yaşanabilirliğini ve hayatta kalma düzeyini öğrenmek için denek muamelesi görüyorlar.

Daha Dünya'ya gidecek geminin fırlatılışından itibaren aksiyonlar başlıyor.
Dünya'ya inen ekibin ve uzayda kalanların yaşadıkları dört farklı bakış açısından anlatılıyor.

Dünya'ya iniş tamam peki hayatta kalması?
Her zaman var olan ve olacak güç elde etme hırsı burada da kendini gösteriyor.
Zor şartlar ve verilen kararlar, güvenilmezlikler ile bir çoğu gerçekten ciddi suçlar işlemiş insanlar bir arada.

Uzaydaki işler de hiç iç açıcı değil ve 100 kişilik ekibin neden yollandığını da öğreniyoruz.
Ana karakterlerin hayatları geri dönüşler ile anlatılıyor.
Nelerin neden yapıldığı, nasıl ortaya çıktığı yavaş yavaş öğrenilmeye başlanıyor.

Bu kitabı ciddi anlamda sevdim.
Kurgusu, olayların akışı ve anlatılışı çok hoşuma gitti.
İyi ki ikinci kitabı aldıktan sonra okumaya başlamışım yoksa ikinci kitabı beklemek çok zor olacaktı.

Yeni bir uzay-dünya serüvenine çıkmaya hazır olun.
Bence beğeneceksiniz.


16 Mayıs 2015 Cumartesi

Okudum Bitti #65 Gölgelerin Ressamı

Merhabalar,
Çooook uzun süre önce ki yaklaşık 1 buçuk sene önce, kitap fuarından alıp okumadığım bir kitabı daha sonuna okudum :)
Ve niye bu kadar bekletmişim dedim resmen.
İşte o kitap ve yorumu.

Kitap Adı : Gölgelerin Ressamı
Yazar : Esteban Martin
Yayınevi : Arkadya
Baskı : 2013

Gölgelerin Ressamı bir İspanyol polisiye gerilim kitabıdır.
Nadir de olsa alışıldık ülkelerin dışına çıkıyorum.

Bu kitabın en önemli özelliği tarihteki üç ismi bir araya getirmesi.
Pablo Picasso, Sherlock Holmes, Karındeşen Jack.
Peki bu üç tarihi isim nasıl bir araya geliyor?

Kitabımız öncelikle Picasso ile başlıyor.
Bir röportaj esnasında gençliği ile ilgili sorulan bir soru Picasso'yu çok eskilere götürüyor.
Picasso'nun ilk resim yapışından, aykırılığına, gençliğine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.
İtiraf edeyim ilk 100 sayfa da sıkıldım bu yolculukta.

Sonrasında ise işlenen bir cinayet ile kitap hızlanmaya başlıyor.
Cinayetin işleniş biçimi ve sonrasında olanlar, hele ki Picasso'ya bağlanışı merakınızı uyandırıyor.

Cinayetlerin en büyük özelliği İngiltere'de işlenen ve Karındeşen Jack'in işlediği cinayetlere benzemesi.
Üstelik kurbanlar da yine hayat kadınları.
Bunun üzerinde nüfuzlu kişiler araya sokularak daha önce Karındeşen Jack davasında da çalışmış olan Sherlock Holmes ta oralardan İspanya'ya getirtiliyor.
Tabi bu arada genç Picasso'nun başına da gelmeyen kalmıyor.

Kitabın sonlarına doğru katili tahmin etmiş olmam, sonun etkisinden bir şey eksiltmedi bende.
Sonunda her şey güzel bir şekilde bağlanmıştı.
Üç ismi bu şekilde birbirine bağlamak ise gerçekten yaratıcı olmuş.

Bir de kitap inanılmaz hızlı okutuyor kendini.
Sıkıldığım sayfalarda bile hızlı ilerliyordum.
Akıcılık bakımından çok iyiydi bana göre.

Kitap bittiğinde ise bu kadar bekletmiş olduğuma üzüldüm doğrusu.
Eğer elinizde varsa ve bekletiyorsanız hemen okumaya başlayın derim bu kitabı.
Yoksa da alıp okumanızı tavsiye ederim.

Ve alıntılar :

"Tuhaf görünüyor diye imkansız, olasılıksız olarak değerlendirilip göz ardı edilenler, gerçeğin ta kendisi olabilirler."

"Çünkü ölüler konuşur, sevgili Sherrinford. Bize bilgi vermek için can atarlar."

"En iyi vaka suçlunun yaptığı bir hata sayesinde çözülen vaka değildir; en iyi vaka, gerçek gözler önündeyken herkesin başka tarafa baktığı vakadır."

14 Mayıs 2015 Perşembe

Okudum Bitti #64 Senli


Merhabalar,
Bir süredir kendimi tamamen kitaplara vurdum.
Sürekli kitap okuyorum ki bunda evde okunmayı bekleyen kitap kulelerimin payı büyük.
Hayır, almadan da edemiyorum ki.

Bugün de son aldığım ve Mayıs listemde olup ilk okuduğum kitabı anlatacağım size.
Gerçekten uzun süredir böyle bir kitap okumamıştım.
Sanki alırken evren bana arkadan arkadan "Aaaallll, onu aaaallll." diye fısıldamış.
Yoksa önce bakıp almayacağım diye yerine bıraktığım kitabı, neden başka mağazaları gezdikten sonra gidip alayım ki?
Varmış bir hikmeti işte :)

Kitap Adı : Senli
Yazar : Merve Akıncı
Yayınevi : Müptela
Baskı : 2015

Bahar, İstanbul'da üniversite okuyan bir öğrencidir.
Karan ise onunla aynı okulda okuyan biri.

Bahar ile Karan birlikteler ama buna sevgililik demek uygun kelime olmaz.
Çünkü burada asıl seven, deli divane olan Bahar.
Bahar, Karan'a o kadar etkileyici ve sarsıcı bir aşkla, sevgiyle bağlı ki...
Hayatının merkezi hatta biraz ileri gideyim kıblesi Karan.
Her şey Karan orijininde oluyor.

Kitap anıların günlüğe yazılmış hali gibi bir seyre sahip.
Bahar'ın kendi gözünden, dilinden, yüreğinden ortaya çıkmış.

Bahar'ın, Karan'a karşı yaşadıkları...
Bunu nasıl tarif etsem bilemedim.
Normal değil desem normal ne ki diye sorguluyorum kendimi.
Bu kadar ağır olmasa da Bahar'ın hissettiklerini bir zamanlar hissettiğim için de onu çok iyi anlıyorum.
Ve hem Bahar'a hem kendime kızıyordum kitabı okurken.
Sen ne yapıyorsun Bahar?
Ben ne yapmışım? diyordum.

Bu kitapta, Bahar'ın hissettiklerinde kendim hissettiklerimi buldum.
Benim gözümü açtı bu kitap resmen.
Bu yüzden de Merve Akıncı'ya böyle bir kitap yazdığı için ayrıca teşekkür ederim.

Çok dağınık gittim yazımda biliyorum.
Ama başka nasıl yazabilirdim onu bilmiyorum işte.
Kitabın sonuna gelirsek beni şaşırtmayı başardı.
Böyle bir şey beklemiyordum.
O son bile bir daha severken dikkatli olmam gerektiği konusunda mutabık olmama neden oldu :))))

150 sayfalık bir kitap ama içinde çok fazla yaşanmışlık var.
Bu yüzden yavaş okudum.
Ayrıca Bahar'ın hissettiklerini, kendi yaşadıklarım ile birleştirince yüreğim bir oturuşta fazla okumaya dayanmıyor, gözlerim doluyordu.
Yavaş okumamın bir nedeni de buydu.

Eğer görürseniz alın okuyun derim.
Böyle bir aşkı okumak lazım bence.

Ve birkaç alıntı:

"Sen bana sonbaharı getirmeye gelmişsin."

"Gülüşünden öptüm seni... Acından öptüm."

"Senin ilk baharın olmayı isterdim."





13 Mayıs 2015 Çarşamba

Elidor Kuru Şampuan


Merhabalar,
Yağlı saç ve aciliyet deyince aklınıza ne gelir bilmem ama benim aklıma kuru şampuanlar geliyor.
Daha önce Rossmann'dan aldığım bir kuru şampuandan bahsetmiştim.
Memnun olmadığımı da söylemiştim.
O bitince yerine Elidor'un bu yağlı saçlara özel olanını aldım.
Ama kuru şampuanı zaten yağlanan saçlara uyguladığımız için bu ayrım pek de gerekli gelmedi bana.
Boyalı saçlara da yağlanınca uygulanıyor sonuçta.
Neyse efendim konuyu dağıtmayayım.
Su tüketimini, enerji tüketimini azaltır konularına girmeyeceğim.
Kuru şampuanı kullanınca aynı gün saçlarını yıkayanlardanım ben çünkü.

Saç diplerime uygulayıp biraz bekliyorum ve parmaklarım ile masaj yaparak yediriyorum.
Ardından da tarıyorum.
İlk başta o yağlı görünüm ortadan kalkıyor, doğrudur.
Bununla birlikte inanılmaz sertleşen saç diplerine kavuşuyorsunuz.
Bildiğiniz saç dipleriniz sanki kum var gibi hasır hasır ediyor ve semsert oluyor.
Bir de verdiği hacim var.
Sanki bir tel çoğalıp bir kaç tane olmuş gibi hacimli oluyor saçlarım.

Ama yağı gitmiş görüntü sabah yaptıysam öğlenden sonrayı çıkarmıyor, ancak öğlene kadar.
Sonra yağlı görünüm geri dönüyor.

Ben bu ürünü kullandığım da Tresan şampuanla birlikte resmen saç diplerim temizlenmemiş gibi hissediyorum.
Bir de yaptığı kepek de cabası oldu ben de.
Salicade yolu da göründü bu yüzden.

Ben memnun kalmadım o yüzden Elidor'un kuru şampuanından.
Bitince tekrar almayacağım.
Başka markaları denemeyi düşünüyorum.
Bakalım beni memnun edecek bir kuru şampuan bulabilecek miyim?
Marka tavsiyeleriniz var ise yorum olarak beklerim.

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Golden Rose Velvet Matte Ruj - 02

Merhabalar,
Bugün Golden Rose Velvet Matte serisinin en meşhur ruju ile karşınızdayım.
02 Numara.

Daha önce 10 numarasını yazmıştım.
Blogda aratıp bulabilirsiniz.
Bu serinin ambalajını seviyorum, hem ele hem de göze güzel geliyorlar.


Gül kurusuna çalan pembe rengi ile tam günlük kullanıma uygun bir renk benim açımdan.
Bu yüzden de sık sık elim bu ruja gidiyor.
Amma ve lakin büyük de bir sıkıntımız var.
Bakınız aşağıdaki fotoğraf!!!
Evet ne yazık ki bir kez de değil bir kaç kez böyle çıkıp düştü rujum :(((

Bu konuyu affederseniz de diğer özelliklerine geleyim diyorum.
Rujun rengi bir harika tekrar belirteyim ki.
Çok doğal duruyor ben sürünce.
Bunun yanında mat olması zaten ayrı bir güzellik.
Bu renk ve matlık bir araya gelince tadından yenmiyor.
Mat olması kuruma yapmasına neden oluyor evet ama bu kuruluk çok az düzeyde.
Nemlendirici sürmeniz sorunu ortadan kaldırır.
Sürümü ve rengini verişi bakımından gayet kullanışlı.
Hemen rengini veriyor, sürümü kolay olduğu için rahat bir ruj.
Kalıcılığı ise bir şey yeyip içmeden 4 saati bulabiliyor.

Ben bu ruju çok sevdim.
Eğer biterse tekrar alırım, o kadar iyi anlaştık.
Eğer hala almayıp denemediyseniz de hemen gidip alın ve deneyim derim.
Memnun kalacağınıza eminim neredeyse :)


10 Mayıs 2015 Pazar

Okudum Bitti #63 Çöküş ve Yükseliş

Merhabalar,
Bir önceki kitap yorumumda serinin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına'dan bahsetmiştim.
Şimdi geldi sıra Çöküş ve Yükseliş'e.
Yazım spoil içerebilir, sonuçta son kitabı nasıl spoil vermeden yorumlayabilirim bilemedim.

Kitap Adı : Çöküş ve Yükseliş
Yazar : Leigh Bardugo
Yayınevi : Martı
Baskı : 2015

Alina yaşadığı büyük ve sarsıcı olaydan sonra gücünü bitirme noktasına gelmiş ve zayıf düşmüştür.
Apparat ise onu sanki sindirmek ister gibi ona iyi gelecek insanlardan uzak tutmakta ve olabildiğince yaşayan bir azizeye çevirerek müritlerini de kontrol altına almayı istemektedir.
Düşmanlar her yerdedir ama kimin aslında dost kimin düşman olduğunu sezmek tamamen Alina'nın hissiyatına kalmıştır.
Işığın ona cevap vermemesi ve yer altında kısılı kalması her şeyi daha da berbat etmektedir.
Bu durumdan onu kurtaracak kişiler ise hainlik ile suçlanmaktadır ve Alina bir seçim yapmak zorundadır.

Alina üçüncü büyüteci isterken karşılaşacakları ise onu hayatının en zor kararını vermeye itecektir.
Her şeyin bir bedeli olduğuna göre ödenecek bedeller, sonuçlara değer midir, bunu yaşayarak görecekler.

Malyen ile Alina arasındaki bağ ise bu kitapta açıklığa kavuşacak.
Neden bir araya geldikleri, neden birbirlerinden ayrılamadıkları...

Seri bana göre tam kıvamında sona erdi.
Ben sonundan o kadar memnun oldum ki başka bir son hayal edemedim doğrusu.
Hani derler ya taş gediğine cuk oturmuş.
Sorular cevap buldu, kurgu yerinde çözüldü.

Kesinlikle beğendim.
Seriye başlamamış olup bu yazıyı okuyan varsa en başından başlayabilirsiniz.
Sonuna dek sabrettiğinizde ise değdiğini göreceksiniz.
Tabi bu benim nacizane fikrim :))

Bir seriyi daha bitirmenin mutluluğu ile kendinize iyi bakın diyor ve kaçıyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...