30 Nisan 2015 Perşembe

Mayıs Okuma Hedeflerim

Merhabalar,
Benim ciddi bir kitap kurdu olduğumu takip edenlerim çok iyi anlamıştır artık.
Ve indirimde kitap gördüm mü resmen girdiğim ruh hali aşağıdaki gibidir.

Kendimi durduramıyorum resmen.
Bir yerde güzel kitap gördüm mü son paramı bile verebiliyorum.
Misal geçen hafta Ali Lidar - Alengirli Şiirler kitabını almaya gittim.
Kitapçıdan bu kitap artı Karanlıkta Buldum Seni ve Senli ile çıktım.
Haliyle maaşım yatana kadar açım :P

Dedim ki madem kitap almayı durduramıyorsun, evde 70 küsür okunacak kitap var.
O zaman her ay kendine hedef koy, okuduğun kitap başına da 10 tl ayır.
Hiç olmazsa yeni kitapların parası çıksın :))

Aşağıdaki liste de böyle ortaya çıktı.
*Antoine de Saint-Exupery - Küçük Prens (Evet evet hala okumayan o azınlıktanım ben.)
*Ah Muhsin Ünlü - Gidiyorum Bu
*Ali Lidar - Alengirli Şiirler
*Turgut Özakman  - Çılgın Türkler Kıbrıs
*Alma Katsu - Sonsuz Arzuyla Buluşma
*Esteban Martin - Gölgelerin Ressamı
*Merve Akıncı - Senli
*A. Meredith Walters - Karanlıkta Buldum Seni

Şiir kitabı okumaya bu ay başlıyorum desem yeridir.
Hiç şiir okumayı beceremem, ancak yazarım :))
Sonsuz Arzuyla Buluşma biterse seri bitecek.
Gölgelerin Ressamı ve Çılgın Türkler Kıbrıs uzun süredir elimde, artık okunmalılar.

Bakalım Mayıs'ta kaçı bitecek?
İnşallah hepsi biter de 80 tl ayırabilirim.
Ay sonunda sonuçlarda görüşürüz artık.
Zaten Mayıs'ın sonunda bitirme projelerim de bitiyor.
Dolu dolu bir ay geçecek anlayacağınız.

Tekrar görüşene dek kendinize iyi bakın.

28 Nisan 2015 Salı

Okudum Bitti #61 Pabucumun Ajanı - 2

Merhabalar,
Deniz ile tanıştırmıştım sizi.
Hani ASUDE'nin yarattığı ikizim olan kız :)
İlkinden sonra ikinci kitapta da dur durak bilmiyor kızımız.
Kitap Adı : Pabucumun Ajanı - 2
Yazar : ASUDE
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

İlk kitabı okuyanlar bilir şaşkın Deniz'imiz ile Uranüslümüz arasındaki olaylar öyle bir yerde bitmişti ki şok olmuştuk.
Şaşkın kızımız yapacağını yapmıştı yine.
Bim poşetli, pijamalı ikiz :))

İkinci kitapta, ilkinde yarım kalan detaylar bir bir çözüme kavuştu.
Bunu söyleyeyim de spoile girmez ama bence.

Uranüslü ile Deniz ne zaman bir şeyleri yoluna koymak istese illa ki evren bu ikisini ayırıp sınayacak ya bu kitapta da yine yaptı yapacağını evren.
Hep o düğme yüzünden bunlar, hep.

Deniz'in uzaya çıkışı, dünyaya geri çakılışı derken kızın dengesi de bozuldu haliyle.
Uranüslü desen fazla doz Deniz almaktan o da şaşırdı, kendini aştı.

Bu ikilinin yanında yeni bir aşk da yeşerme yolunu seçti.
Ama sorun şu ki Yasemin dünyalı, Mert Neptünlü.
Buradan Neptün'e seferler henüz başlamamışken aşk nasıl yeşersin.
Hem oksijen yok orada bir kere.
Mert Neptün'den dünyaya gelirken gezegenler arası hava sahasında beyin hücrelerini yaktı bence.
Bunların arasında yaşanan bir olay var ki aman Allah'ım.
Dillere destan, ki Yasemin yaptı yapacağını :))))

Yine olay bir kitap, yine olay aşklar.
Deniz var, yanına Yasemin'i almış.
Ne dünya dinler ne gezegenler arası yasaları.
Pek bir eğlenceli kitaptı yani.

İlk kitabı okumayanları kınamaya başlayabilirim.
İlkinden sonra ikinciyi alıp okumayanlar ise eğlenceyi kaçırıyorsunuz.
Daha ne deyim.
Gülmekten yanak kaslarınızın ağrıyacağı, mimik çizgilerinizin, kırışıklıklarınızın yer edeceği bir kitap ile daha günü kapatıyorum.

Kendinize iyi bakın.

27 Nisan 2015 Pazartesi

Okudum Bitti #60 Hiçliğin Kıyısında

Merhaba,
Kitap kurtlarına ziyafet çekmeye devam ediyoruz.
Şimdi bugün öyle bir kitap var ki Allah'ım ben bu kitabı nasıl bu kadar geç okudum dedim.
Çıkar çıkmaz alıp okumalıymışım, bekleterek hakaret etmiş oldum resmen.

Kitap Adı : Hiçliğin Kıyısında
Yazar : J. A. Redmerski
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

Şimdi bir kitap düşünün, baş kahramanı sizin en çok yapmak istediğiniz ama yapamadığınız bir şeyi sizin yerinize cesaret edip yapıyor.
Evet Camryn'in yaptığını ancak böyle tarif edebilirim.
20 yaşındaki Camryn, genel olarak herkesin sahip olduğu klasik, sıradan bir hayat yaşamaktansa yollara düşüp geleceğini planlar ile körleştirmeden yaşamayı seçen ve bir otobüse atlayıp eyleme geçen bir güzellik.

Peki onun tetikleyicisi ne?
Camryn en yakın arkadaşı ile gittiği bir partide yaşadıkları ve sonrasında olanlar ile yollara düşme eylemine geçiyor.
Geçmişinde çok acı, çok yıkılmışlık ve büyük bir depresyon olsa da o yaşamaya devam ediyor.
Sadece alışıldık tarzın dışına çıkarak.

Gideceği yere tesadüfi(tesadüf kelimesini sevmem de tevafuk desem garip kaçacak) karar veren ve bindiği otobüste hayatını en baştan, temellerinden sarsıp yeniden inşa etmesini sağlayacak kişiyle tanışan Camryn, gerçekten başına gelecekleri bilse o yolculuğa çıkar mıydı acaba?
Ben olsam çıkardım.
En açık ve net haliyle söyleyebilirim.

Andrew.
Yakışıklı ve gizemli adamımız.
Gizemi sakladığı sırrından gelen, ölüm döşeğindeki babasını göremeye uzun bir otobüs yolculuğunu tercih ederek giden adamımız ise Camryn ile karşılaşmayı ve onunla böyle bir maceraya atılmayı düşlememiş olsa gerek.

İkilimiz birbirlerinin hayatını öyle bir etkileyecek ki kelebek etkisi kasırgaya neden olacak.

Alıntılar:

"Sadece yanıtları kendim bulmak istiyorum, anlıyorsun değil mi?"

"Otobüs yolculuğu yapmak bambaşka bir dünyada olmak gibiydi."

"Eğer birbirinizden çok farklı değilseniz, birbirinize geçmiş yaralarınızın sebeplerini anlatmadan bir bağ kurabildiyseniz, kaçınılmaz ayrılık daha da zorlaşıyordu."

"Sorun değil. Benimle gelmeni gerçekten istiyorum."

"Önemli olan ne giydiğin değil. Önemli olan, onlar üzerindeyken nereye gittiğin, neler yaptığın."

"Okyanusun kokusu dünyanın başka yerlerinde farklı mıdır, merak ediyorum."

"Yürek daima akla galip gelir."

Camryn'in hayatını etkileyecek kararları, Andrew'un sırları, yaşayacakları onca şey.
Bu kitapta inanılmaz zevk aldım, büyük bir keyifle okudum.

Kitabı bitirdiğimde gözlerim dolmuştu.
Hayatımda ufak da olsa değişiklikler yapma cesaretini yakaladım.

Bu kitabı okumamak büyük kayıp.
O yüzden alın, okuyun, sonra da bana teşekkür edin :)
Bakarsınız bir kitap sizinde hayatınız da değişimleri sağlar.
Unutmayın bu kitap bu bloga konuk olduysa bir sebebi vardır.

"Tesadüf, yazgıya verilen hayali bir isimden ibarettir."

26 Nisan 2015 Pazar

Okudum Bitti #59 Sana Aşık Değilim

Merhabalar,
İki aydır uzak kaldığım kitap yorumlarına geri başladım ya sizi kitaplara boğacağım.
Oku oku çok birikti yorumlar.
Sırayla gidiyoruz.
Bugün de Vefa Enver'den Sana Aşık Değilim var.
Öncelikle şunu belirteyim ki Vefa Enver çok tatlı bir bayan.
Yüz yüze konuşmuş ve daha sonra danıştığımda beni geri çevirmemiş bir insan olarak en derin saygılarımı hak ediyor.
Kitap Adı : Sana Aşık Değilim
Yazar : Vefa Enver
Yayınevi : Ephesus
Baskı : 2014

Lal.
Güzel mi güzel, zeki ve aynı zamanda nefret ve kin dolu kızımız.
Babasının intikamını almak uğruna boyundan büyük işlere kalkışan bir müzisyenimiz aynı zamanda.

Kenan.
Yakışıklı demek doğru kelam olmaz onun için evet, doğru.
Biz ona çekici ve karizmatik, bunun yanında hırslı ve güçlü adamımız.

Kenan ile Lal'in yolları aslında Lal daha çok küçükken kesişir.
Ve kaderleri işte burada birbirine dolaşır, kördüğüm olur ve zamanı gelene dek de bunu ikisi de bilemez.
Lal babasının ölümü, annesinin düştüğü durum adına intikam hırsıyla yanıp tutuşarak büyür.
Hayatını alt üst eden kişinin de hayatını alt üst etmek ister ve elinden geleni ardına koymaz.

Seneler sonra Kenan, Lal'i tekrar gördüğünde onu ister.
Ve saatli bombanın sayacı geri saymaya başlar.
İntikamın aşk ile yoğurulduğu bir hikaye.
Aşk mı galip gelecek yoksa intikam mı bunu okuyup görmeniz lazım.

Ve en güzel alıntılar...

"Zamanın silemeyeceği kadar çok acı vardı..."

"Hiç kimse geçmişini satın alacak kadar zengin değildir."

"Senden ayrı bir yolda kaybolmadan nasıl devam edebilirim, hiç bilmiyorum."

"Hangi engellerden bahsettiğini bilmiyorum ama engeller korkularından başka bir şey değildir güzel kızım. Bir şeyi gerçekten istersen onu elde etmenin bir yolunu bulursun."

Şimdi genel olarak kitabın konusu böyle deyim.
Spoil vermeden daha ne yazayım bilemedim.

Kaleme, kurguya gelirsem de düşüncelerim şu şekilde:
Genel anlamda dili güzel ve akıcı bir kitaptı.
Kurgu ne yazık ki bazı yerlerde bana göre zayıf kalmıştı.
Çok detaylı düşünebilmem nedeniyle bazı yerlerin bağlanması bana hafif geldi.
Sonu ise azıcık acele geldi bana.

Evet Vefa hanımı çok severim ve bu okuduğum ilk kitabı.
Diğer kitaplarını okuduğumda daha sağlam kurgularla karşılaşacağıma da eminim.
Sadece burada olabildiğince fikrimi paylaşıyorum.
Yani tutup hep sevdiğim yazar diyorsun hem kitabın kurgusu şöyle diyorsun demeyin diye anlatıyorum bunları.
Vefa hanımın daha ne güzel kitaplar yazdığına, yazacağına da eminim ayrıca.

Benim yorumum, düşüncem bu yönde.
Başka kitaplarda görüşmek üzere.

25 Nisan 2015 Cumartesi

Okudum Bitti # 58 Kördüğüm


Merhaba,
Üşengeçliğin kitabını yazacağım bu günlerde ben resmen.
Bir insan hem bir çok şeyi yapmak isteyip hem nasıl bu kadar erteleyip üşenebilir ki?
Kendime inanamıyorum doğrusu.
Acil şekilde bu halden kurtulmaya çalışacağım ve tavsiye varsa bu konuda hemen alabilirim.

Kendi kendime veryansınımı yaptığıma göre kitap yorumuma geçmek istiyorum.
Bu kitabı okuyalı o kadar uzun süre oldu ve yorumunu o kadar geciktirdim ki inşallah adam gibi bir yorum yapabilirim.
Kitap Adı : Kördüğüm
Yazar : Calia Read
Yayınevi : Yabancı
Baskı : 2015

Akıl hastanesine yatırılsanız ve en sevdiğiniz, güvendiğiniz insan bile size aklınızı kaçırmışsınız gibi baksa nasıl hissederdiniz?
Peki ya kendiniz bile aklınızı kaçırıp kaçırmadığınıza emin olamasanız?

Naomi'nin hikayesi akıl hastanesine yatırılmasından bir ay sonra başlıyor kitapta.
Ama gerçekte bu hikaye çok daha eskilere, uzun yıllar öncesine dayanıyor.
Sadece Naomi ile de sınırlı kalmıyor, bir de Lana var.
Ayrıca Lachlan ve Max var.

Zihnin oynayabildiği oyunların bir sınır yoktur.
Size yaşatabilecekleri ise tüylerinizi diken diken edebilecek kadar karanlık olabilir.
Naomi ise zihninin en karanlık sırlarına vakıf olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte.

Karışık bir yorum oluyor farkındayım ama spoil vermeden nasıl yazarım bilemiyorum.
O yüzden affola.

Naomi'nin akıl hastanesi olayını söylemiştik, peki nasıl oraya geldi?
Naomi bir yandan çok güçlü bir yandan duygusal olarak çok hassas bir insan.
Ama ondan daha hassas bir insan varsa o da Lana.
Lana büyük sorunlar yaşayan bir kız ve onun yanında olan her zaman Naomi.

Naomi'nin zor zamanında yanında olan kişi ise Lachlan.
İlk aşk, ilk erkek, büyük sevda.
Peki bir anda ortaya çıkan Max'e ne demeli?
Naomi'nin kalbi şimdi bölünmüş halde.
Ve üstelik akıl hastanesinde.

Karakterlerin bir görünüp bir kaybolduğu, hikayenin aslında nasıl bir karmaşaya sahip olduğunu kitabı okudukça anlıyorsunuz.
Zaman zaman sıkılmanız mümkün, bunu inkar etmeyeceğim.
Ama sonu öyle bir patlıyor ki elinizde inanamıyorsunuz.
Ben hep farklı bir son bekledim.
Naomi'nin akıl hastanesinde olma nedeni ile ilgili başka bir teorim vardı.
Fakat asıl olay daha da çarpıcı çıktı ve beğendim sonunu.

Kitabı okurken etkilendim, hem de nasıl.
İyi ki aldım dediğim bir kitap oldu.
Kapağına zaten bir şey diyemiyorum, çok ilgi çekici ve güzel olmuş.

Eğer hala okumadıysanız hazır benim yazımı da okumuşken alıp okumaya ne dersiniz?
Bence alın, seveceğinize eminim.

19 Nisan 2015 Pazar

MİM : Bir Kitap Olsam


Merhabalar,
Geçen gün Nabrut ve Biz blogunun sahibesinin yazdığı bir mim okudum ve çok hoşuma gitti.
Kendisinden rica ettim ve ben de yapmak istedim bunu.
Bakalım beğenecek misiziniz?

Bir Kitap Olsaydınız Adı Ne Olurdu?
Benden Önce Fırtına, Benden Sonra Güneş

Neden böyle bir isim koydum, şu an aklıma bu geldi. Okuyunca bu kız çok kendini beğenmiş diye düşünebilirsiniz ama işin aslı öyle değil.
Anlatayım.
Ben genellikle (%90 civarı) hep neşe saçan bir insanım. 
Maşallah maşallah maşallah diyeyim de nazara gelmeyeyim :)
Nedenini sorarsanız da her gün yeni bir güne uyanabiliyorsam, ailem, sevdiklerim yanımda, elim ayağım tutuyorsa, işim, gelirim varsa bu dünyadaki insanların çok büyük bir kısmına göre çok şanslıyım.
Allah bana bunları vermiş ise şükredip mutlu olmak dışında ne yapmalıyım ki?

Çevremdeki insanlara da bu mutluluğu, neşeyi bulaştırıp yüzlerinde ufak da olsa bir tebessüm sağlarsam onların fırtınalarında güneş olurum belki.

Benim hiç mi kötü zamanım olmaz? Hem de nasıl olur.
Şu an bu satırları yazarken bile aslında içim kan ağlıyor, kendimi kötü hissediyorum.
Bir zamanlar omzunda ağladığım insanlar beni aşırı olarak görüp uzaklaştırmak istediğinde benim de canım acıyor.
İç dökme seansına döndü bu yazı, biz normal konumuza devam edelim.

Nasıl Bir Kitap Kapağınız Olurdu?
Ciltli kapağım olsun isterim.
Üzerine fırtına üstüne doğan bir güneş resmedilsin.

Arka Kapak Yazısı ve Ön Sözünde Ne Yazardı?
Arka kapağında şunlar yazabilir:
Aşırı doz neşe içerir, lütfen dikkatli olunuz. 
Eğer hayatınızda neşeye hiç bir şekilde yer yoksa ve beni okurken farklı, başkalarının yanında farklı olacaksanız da kitabı sakince aldığınız yere bırakın ve uzaklaşın.
Kötü ve sıkıntılı yerlerimde fırlatıp atacaksanız da okumaya kalkışmayın.
Ama eğer mutluluğa, gülümsemeye, cesarete ve kalıpları yıkmaya hazırsanız daha ne duruyorsunuz, şimdi başlayın okumaya.
Bir de lütfen melankolik, iç bayan, mutsuz şarkılar ile tavsiye edilmez, kitap sizden kaçabilir.

Ön sözüme gelirsek:
Bu kitabın anlattığı hayat zorluklarla dolu herkesinki gibi.
Ama önemli olan yaşadıklarından çok onlara karşı takındığı tavır, verdiği tepki.
Sayfalarında sizi gülmekten ağlatacak vakalar da  mevcut, saman alevi gibi bir anda parlayıp sönen öfkede.
İnanamayacağınız cesaret örnekleri de var çok önemsiz, ufak görünen ama mutluluğu getiren yaşamdan nüanslar da.
Cesaretiniz yoksa, istediğinizin peşinden son ana dek koşacak biri değilseniz sonunu getiremeyebilirsiniz.
Çünkü her an bir sürpriz, bir yenilik, bir başlangıç var bu kitapta.

Kime İthaf Olurdunuz?
Beni sonuna dek okuyabilecek ve henüz bulamadığım o eşsiz kişiye ithaf olurdum.

Çok ilginç ve dolu dolu bir yazı oldu zannımca.
Hayatımda yazması en zor ve en çok ben dolu yazı.

Şimdi kitap olsa nasıl olacak diye merak ettiğim kişileri tek tek mimliyorum.
Artık onların yazılarında görüşürüz.

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 30. Gün



Dındırıdın dın dın dın dın dın.
30 Günlük Kitap Meydan Okuması'nın son gününden herkese kocaman bir merhaba :)
Evet en nihayetinde sona geldik.
Bir meydan okumayı tamamlamış olmanın haklı gururu içerisindeyim.
Sonunda bitti ve ben de rahatladım.
Bir daha böyle bir meydan okumaya katılır mıyım?
Belki... Yok ya sanırım katılmam.
Baksanıza bitirene dek araya mola bile girdi.
Dünkü soruda gıcık etti zaten beni.
Ama bugün kapanış güzel oldu.

30. Gün : Hayatındaki en sevdiğin kitap

Bu soruya en açık, net, direkt cevabım Harry Potter'dır.
Tüm kitaplarımı alın sadece bu seriyi bırakın bana razıyım.
Bir insanın hayatı bir kitap serisinden ancak bu denli etkilenir.
Seri dedim siz onu kitap anlayın.
Benim çocukluğum, gençliğim bu seri ile geçti.
Dile kolay 2002'de okumaya başladım, 2010'da bitirdim.
8 senelik bir büyü.

Tekrar tekrar okuyabileceğim her bir kitabı ile hayatımın serisi, hayatımdaki en sevdiğim kitaplar.
Daha ne olsun.

Meydan okumayı güzel bitiriyorum.
Hadi kendinize iyi bakın.
Görüşmek üzere.

18 Nisan 2015 Cumartesi

Bana Dair / Nam-ı Diğer Mim


Merhabalar,

Bugünlerde çok güzel mimler var.
Ben de katılıyorum ve haftasonu iki tane mim yazısı okuyacaksınız bu sayede.
Hazırsak başlayalım.

1. Bilgisayarın masa üstü görüntüsü ne?
İlla şu ya da bu olsun demem.
Gözüme güzel görünsün yeter.

2. Bir kafeye girdiğinde, genellikle ne sipariş verirsin?
Kafeye hep bir şeyler içmek için girerim. Bu yüzden de siparişim ya Türk kahvesi olur.

3. Google'da aradığın en son şey ne?
Adana meteoroloji :)))
Her gece sonraki gün için hava durumunu kontrol ederim de :)))

4. Mesajlaştığın ya da en son konuştuğun insan kim?
İlkokul arkadaşım

5. Tiyatroya en son ne zaman gittin?
Tiyatro insanı değilim o yüzden en son ilkokulda gitmiş olabilirim.

6. Sinemaya en son ne zaman gittin?
Bir ay önce gitmiştim en son.

7. Hangi diziyi herkes izlemeli?
Castle. En sevdiğim dizilerdendir ve şiddetle tavsiye ederim.

8. En son ne tür bir müzik dinledin?
Gabrielle Aplin - Don't Say You Love Me
Artık hangi tür oluyorsa.

9. Seni en çok ne çıldırtır?
Görmezden gelinmek.
Gerçekten bu beni o kadar sinirlendirir ki anlatamam size.

10. Ne zaman uyanırsın?
Hafta için 05.30.
Haftasonu 08.00-09.00 civarı.

11. İnternetteki ilk adın neydi?
Hatırlamıyorum.

12. Favori emojin nedir?


13. Kedi mi köpek mi?
Açık ve net : Köpek

14. Kuzey mi güney mi?
Güney. Soğuk insanı değilim.

15. İstanbul ile ilgili en sevmediğin şey?
Trafiği ile mesafelerin çok uzak oluşu arasında kaldım.

16. İstanbul'da en çok sevdiğin 3 semt?
Üsküdar
Beşiktaş
Kadıköy

17. Kafanda genel olarak en olur?
Ne olmaz ki diye sorsanız daha kolay olur.
Okuduğum kitap, konuştuğum insanlar, yapmam gereken işler, blog, hikayem...

18. Komedi mi dram mı?
Komedi ama dram tercih ettiğim anlar da oluyor.

19. Çay mı kahve mi?
Çaydan tat alamayan bir insan olarak kahve.

20. Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun?
Bloga yazı hazırlıyordum :)

21. Son olarak bir sırrını paylaş.
Analog saatleri okuma konusunda büyük sıkıntım var.
O yüzden ilk saatimden beri dijital ve 12'lik periyotta kullanıyorum.

Bu mim pek bir yaygın.
O yüzden yapmayan kaldıysa mimlemiş olayım.
Yarın yeni bir mimde görüşmek üzere.

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 29. Gün


Merhabalar,
Son sorular içindeki en gıcık olduğum bu soru oldu.
Çünkü bu soruya verecek cevabım yok.
Düşünüyorum, herkesin nefret edip benim sevdiğim bir kitap ne olabilir diye.
Yok aklıma hiç bir şey gelmiyor.
Hayır öyle bir kitap okumadığımdan değildir kesin ama yok yani hatırlamıyorum. 

29. Gün : Herkesin nefret edip senin sevdiğin bir kitap

29. soru seni cevapsız bırakıyorum.
Eğer bir gün böyle bir kitaba denk gelir ya da hatırlarsam cevap da yazarım.
O zamana dek cevapsız tek sorum olarak kalacaksın.

Son günde görüşmek üzere.

17 Nisan 2015 Cuma

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 28.Gün


Merhabalar,
Bir iki gündür kafamı toplamakta zorlanmaya başladım.
Bir şeyleri yapayım diyorum sonra bir bakıyorum öyle duruyor yapmak istediklerim.
Gece bile çok erken uyumaya başladım, sanki enerjim tükeniyor çok hızlı.
Enerjik olmak için tavsiyesi olan varsa beklerim bu konuda.

Gelelim meydan okumanın 28. sorusuna.

28. Gün : En sevdiğin kitap başlığı

Soru çok güzel ama benim buna vereceğim cevap bence yetersiz olacak.
O kadar kitap okudum, özellikle başlığı aklımda kalan bir kitap yok doğrusu.
O nedenle de kitaplıkta gözüme çarpan ilk güzel kitap başlığını yazacağım.

"El Yapımı Dünya"

Bu kitap bana hep dünyanın ne kadar hassas olduğunu hatırlatıyor aslında.
Dünyanın dengesini bozalı çok oluyor.
Etki tepki meselesi nedeniyle ara ara tepki verse de asıl büyük tepki ne zaman gelecek çok merak ediyorum.
 Düşünüyorum da kitabın konusunu çok da iyi hatırlamıyorum ama alınıp okunabilir bir kitap.

Bunu da söyledikten sonra görüşmek üzere diyorum ve yazımı sonlandırıyorum.


16 Nisan 2015 Perşembe

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 27. Gün

Merhabalar,
Meydan okumada son 4 soru.
Sona gelince pek bir sayar oldum.
Sanırım verdiğim aradan sonra tekrar devam edip sonu görünce heyecan yapıyorum.

Neyse efendim işte bugünkü sorumuz ve cevabımız.

27. Gün : Sence en şaşırtıcı sona sahip kitap

Sis ve Gece

Gerçekten bu soruyu ilk gördüğümde aklıma gelen kitap bu oldu.
Kitabın sonuna geldiğimde öyle bir şaşırdım, şok oldum ki bir kaç gün nasıl ya diye düşünmeye devam ettim.
Hiç beklemiyordum öyle bir sonu.
Okumayanlar için de tavsiye ederim bu kitabı.

15 Nisan 2015 Çarşamba

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 26.Gün

Merhaba,
26. soru ile devam ediyorum.

26. Gün : Herhangi bir konuda fikirlerini değiştiren bir kitap

Buna, aklıma ilk gelen cevabım:

Bir Saniye Sonra
Bu kitap bambaşka.
Diyabet hastalığına bakış açımı tamamen değiştirmişti.
Ablamın Tip-1 olup bu kitabı okumamdan 2 ay sonra bana da prediyabet teşhisinin koyulması ile kitaptaki Tip-1 diyabetli kızın yaşadıkları...
Okumayan anlayamaz.

Bir de dünyamızın, teknolojilerimizin aslında o kadar da mükemmel olmadığını anlamamı sağlamıştı.

Kesinlikle alınıp okunması gereken bir kitap o yüzden.
Bunu da dip not olarak belirteyim.


14 Nisan 2015 Salı

Pastel Nude Oje - 757 Grege

Merhabalar,
Yine bir oje yazısı ile karşınızdayım.
Pastel'in bu Nude serisi bir ara o kadar meşhurdu ki renk renk alıp yazılarını yazdı bir çok blogger.
Ben iki rengini aldım ama Grege için yazmak bu güne kısmetmiş.


Şimdi bakınca tonu tam olarak neye denk geliyor bunun bir türlü karar veremiyorum.
Sadece biraz daha kahveye dönük bir nude rengi onu söyleyebilirim.
Ben kahve tonlu görüyorum, gözlerimde bir bozukluk yok değil mi? :)

Sürdüğünüzde ne yazık ki yeterince kapatıcı değil. 
Bunu tırnaklarımdaki iki katlık duruştan da analayabilirsiniz.
İlla ki tırnaklarımın o beyaz kısımları belli oluyor.
Bu da beni azıcık sinir ediyor aslında.
Oje dediğin örtücü olmalı bence.

Sürümü kolay ancak ilk kat kuruduktan sonra ikinci katı sürmekte fayda var.
Kalıcılık deseniz ancak 2 gün.
Kuruma hızı orta yani biraz bekletiyor sizi.
Başka söylemem gereken bir şey kaldı mı?
Yok sanırım.
Bu oje de böyle işte.

Benden bu kadar.
Görüşmek üzere.

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 25.Gün

Merhaba,
Sona az kaldı, yeni soru ile devam :)

25. Gün : Kendinle en fazla bağdaştırdığın karakter
Ah bu benim için yine çok zor sorulardan biri.
Okuduğum kitaplar içinde kendimle bağdaştırdığım karakterler arasından tek birini seçmek diğerlerine haksızlık olur.
İlk sıra zaten Harry Potter'ın.
Tam okul ve şehir değiştirdiğim bir dönemde, daha 10 yaşındayken tanıştım ben Harry Potter ile. 
Daha ne olsun.

Yedek derseniz de Hiçliğin Kıyısındaki kızımız Camryn ya da Pabucumun Ajanı'ndaki Deniz olabilir.
Camryn ile aynı duyguları paylaşıyoruz.
Dünyayı görme, bir yerde tıkılı kalmama vs.
Deniz derseniz de ah o bambaşka.
Benim gibi deli, ne yapacağı belli olmayan, aniden parlayan bir alev topu gibi.
Sonrası ise süt dökmüş kedi.

İşte durum bundan ibaret bendeniz tarafında.
Düşünsem daha da çıkar da bu kadarı yeter.
Görüşmek üzere.

13 Nisan 2015 Pazartesi

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 24. Gün

Merhabalar,
Bugünün sorusunda çok güzel ve etkileyici bir kitap var.

24. Gün : Daha çok insanın okumasını dilediğin bir kitap
Son Konuşma gerçekten herkesin okuması gereken listeme üst sıralardan giren bir kitaptır.
Bu kitabın DVD'si de mevcut hatta.
Randy Pausch pankreas kanserine yakalanmış ve fazla ömrü kalmadığını öğrendiğinde herkese hitap edebileceği bir son konuşma hazırlamıştır.

Bu konuşma aynı zamanda çocuklarına bıraktığı bir anıdır.
Kitabı okuduğunuzda etkilenmemek mümkün değil.
Ömrünün sonuna gelmiş bir insandan yaşama dair bilgiler almak da bence en öğretici şeylerden biridir.
O yüzden bu günün sorusuna cevap kesinlikle bu kitap.
Alıp okumanızı da öneririm bu yüzden.


12 Nisan 2015 Pazar

Synergen Makyaj Temizleme Mendilleri


Merhabalar,
Makyajı yapmak güzeldir de çıkarması hep daha bir sıkıntılı gelir bana.
Benim çıkarmak için ilk tercihim ise cilt makyajını az yaptığımdan dolayı göz makyaj temizleyicilerdir.
Sonra ise sular gelir.
Makyaj temizleme mendillerini daha çok yüzümü yıkamaya üşendiğim ve çooook yorgun olduğum günlerde kullanırım.
O yüzden ne olur ne olmaz diye evde bir paket bulunur.

Bugün de onlardan biri olan Synergen Makyaj Temizleme Mendilleri var karşınızda.

Bu ürün Rossmannlarda satılıyor.
Böyle pembe bir ambalajı var.


Arkasında Türkçe açıklama bulunuyor.
Ve aşağıdaki gibi içeriği de yazıyor.


Gelirsek memnuniyet aşamasına.
Bu mendillerin yumuşak bir dokusu var öncelikle.
Makyajınızı temizlerken tahriş etme düzeyi azalıyor bu sayede.
Kullanırken gözümün üstünde biraz bekletip öyle silmeye başlıyorum.
Bu sayede maskara felan çözülmüş oluyor bir miktar.
Kokusu sıkıntı yaratmayacak hoş bir koku.

Makyajı silerken genellikle iyi iş görüyor.
Tek seferde tüm makyajı alıp gitmese de çok da uğraştırmadan temizliğini sağlıyor.
Aşırı ovalamadığınız sürece tahriş edici bir yanı yok.
Suya dayanıklı makyajı çıkarma konusunda da başarılı bir ürün.

Genel anlamda memnun kaldığım ve tekrar tekrar aldığım bir ürün kendisi.
Eğer şehriniz de Rossmann varsa bir bakmanızı önerebilirim.
Fiyatı da 2-3 tl civarı olsa gerek diye hatırlıyorum.

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 23. Gün

Merhabalar,
Bugünün sorusu çok mühim benim için.

23. Gün : Çok uzun süredir okumak isteyip hala sahip olamadığın bir kitap

Evet evet evet.
Ben hala Yüzüklerin Efendisi serisini okumamış az sayıda kitap kurtlarından biriyim.
Size beni kınamanız için büyük bir koz veriyorum şu an.

Neden hala okumadın derseniz de hep araya başka kitaplar giriyor ve kalıyor bu seri.
Zaten önce almam lazım, elimde de yok.
Ama inşallah alıp okuyacağım.
Tabi bakalım bu ne zaman gerçekleşecek?

Son kitap siparişim ile okunması gereken listem tekrar bir 80'lere çıktığı için göreceğiz.
Ben daha fazla rezil olmadan gideyim.
Yarın görüşürüz yeni soruda.

11 Nisan 2015 Cumartesi

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 22. Gün

Merhaba,
Bugün hüzünlü bir sorumuz var.
Düşününce bile kötü oldu içim.

22. Gün : Seni ağlatan bir kitap

Beni kitaplarla ağlatmak o kadar kolaydır ki.
Nasıl olmasın?
Yapmanız gereken tek şey o kitabın içine girip karakterler ile bütünleşmeme izin vermek.
Sonra kurgu gereği yapacağınızı yapın ve beni izleyin.

Aynı Yıldızın Altında da beni ağlatan kitaplardan biridir.
Bu kitaptan o kadar çok etkilenmiştim ki filmi çıktığında uzun süre izleyemedim tekrar o ağlama krizine girmemek için.
Filmi bir 6 ay sonra ancak izledim, o kadar yani.

Tabi izlemez olaydım, tekrar kötü oldum :(
Salya sümük ağlamaya birebir bir kitaptır.
Tavsiye ederim.

10 Nisan 2015 Cuma

Note Oje - 43 Oil Green

Merhaba,
Bir oje yazısı ile karşınızdayım bugün.
Uzun zaman önce alıp ancak kullandığım bir oje kendisi.
Ama renge bakınca geç kalmışım demedim de değil hani.

Note markasının ojelerinden 43 Oil Green kendisi.
Note ojelerini yapılarının çok ince olması nedeniyle pek sevmiyorum aslında.
Bir kaç kat sürmek lazım ki şişedeki rengi yakalayabilesiniz.
O kadar kat sürümü de kurumasını geciktiriyor haliyle.


Rengi ışığa bağlı olarak petrol mavisinden petrol yeşiline dönmeye müsait.
Gün ışığında mavi çıkan oje, akşam evde floresans lamba ışığında yeşil görünüyor.
Kötü mü ediyor, bence hayır  :))


Tırnaklarımda duruşu görüldüğü gibi.
Bu rengi elde edebilmek için 3 kat sürmem gerekti.

Fırçası bana göre küçük geldi, sürme işleminin süresini uzatıyor.
Dediğim gibi yapısı incecik, tek katta rengi tutturmak hatta opaklık sağlamak mümkün değil.
Kuruması ise biraz zaman alıyor.
Bir tek güzel yanı rengi gibi göründü benim gözüme.
Onun dışında pke bir artısı yok, tavsiye etmekte istemem.
Merak edenler için de bu burada dursun :))

Kendinize iyi bakın.

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 21. Gün

Merhaba,
Bugün yine Harry Potter'dan gideceğiz.
Ama ne yapayım, sorular beni ona götürüyor hep.
Ve günün sorusu:

21. Gün : Hatırladığın kadarıyla ilk okuduğun roman
Benim hatırladığım kadarıyla ilk  okuduğum, gerçek romanım Harry Potter ve Ateş Kadehi'dir.
İnsan bu kitabı okuyunca haliyle kitap kurduna dönüşüyor.
İlk bu kitabı okuyarak ben, kendime de kalın kitapları okuyabileceğimi ispatlamıştım.
Bu kitap öncesi hep ince, resimli kitaplar okumuşluğum vardı.
Ama Ateş Kadehi miladım olarak beni bambaşka bir boyuta çekti.
Ve bunu daha ilkokul 4. sınıfta yaptı :)

Daha ne olsun.


9 Nisan 2015 Perşembe

30 Günlük Kitap Meydan Okuması - 20. Gün

Merhaba,
20. gün sorusu ile devam ediyoruz.

20. Gün : En sevdiğin aşk romanı

O kadar çok aşk romanı okudum ki hangisini yazacağım konusunda tam bir karar vermek çok zor.
Kafamda Pabucumun Ajanı serisi ile FMA kitapları arasında gidip geliyorum.
Fatih Murat Arsal bana aşk romanlarını sevdiren yazardır zaten.
Onun kitaplarını keşfetmesem hala aşk romanlarının bu kadar güzel olabileceğimden bir haber yaşıyor olurdum.

O yüzden onun kitaplarından birini seçeyim.
İlk aklıma gelen de İki Renk Aşk.
Zaten bu kitabın ben de yeri ayrıdır.
O yüzden bu ödülü hayda hayda layıktır.

Bir sonraki soruda görüşmek üzere.

8 Nisan 2015 Çarşamba

Avon On Duty Deodorant

Merhaba,
 Bugün de Bitirme Projesi sayesinde adam akıllı kullandığım bir ürün ile karşınızdayım.

Avon'dan On Duty Deodorant.

150 ml lik klasik bir deodorant kendisi.
Normal şartlar altında pek deodorant insanı değilim aslında. 
Roll-on ya da stick olanları tercih ediyorum.
Bu ürün ise Avon'dan hediye gelmişti bana.

Benim bu terleme-koku mevzusunda genel sıkıntım, vücudumun kullandığım ürünlere öabuk alışıp etkisiz hale gelmesi.
Neler neler denedim ama yok yani ilaçlar bile 1-2 ay sonra etkisini yitiriyor.

Bu ürünü kullanmaya başlayalı 1,5 ay olmuştur.
Şimdilik etkisini devam ettiriyor ama çok sıcak günlerde sanki yetersiz gelmeye başladı.
Kokusu pek hoş değil, sıkınca bir boğma yapıyor.
Terlemeden çok ter kokusu konusunda işe yarıyor bende.

TR uyarısı çok manidar : Ürün çözücüsünün yanlış kullanımı ölüme neden olabilir.
İçeriği de yukarıdaki gibi zaten.

Bittikten sonra elimi sürmem tekrar.
Zaten etkisini yitirecek diye pek istekli de kullanmıyorum.
Gereksiz, günü kurtaran bir ürün benim için.
O yüzden de tavsiye etmem.

Yazı birden eksi ivme kazanmış yalnız.
Demek ki yazıyı yazarken bir anda yok olmayacak demem gerektiğini anlamışım :)
Benden bu kadar, kendinize iyi bakın.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...